İngiltere'de yapay zeka öğretmenlerin işini değerlendirecek
İngiltere'de başlatılan deneyde yapay zeka, öğretmenlerin çalışma düzenini ve verimliliğini analiz ediyor; eğitimciler sistemin kendilerini yıprattığını söylüyor.

İngiltere'de başlatılan bir deneyde yapay zeka (YZ) sistemleri, öğretmenlerin derslerdeki davranışlarını ve verimliliğini değerlendirmek için kullanılıyor. Sistem, ders anlatım hızını, konuşma sırasındaki duraksamaları ve öğretmenlerin öğrencilerle kurduğu iletişim sürelerini analiz ediyor. Amaç, eğitim hizmetinin kalitesini artırmak olarak açıklanıyor. Ancak uygulamanın ilk etkileri, öğretmenler üzerinde ciddi bir baskı oluştuğunu gösteriyor.
Sonuçlar, öğretmenlerin sürekli izlendikleri hissiyle doğal yöntemlerinden uzaklaştığını ortaya koyuyor. Bazı eğitimciler, sıcak ve samimi iletişimi bastırıp ders sırasında öngörülebilir, kısa cümlelerle konuşmaya başladıklarını belirtiyor. Bu durumun nedeni, pedagojik bir tercih değil; arka planda çalışan yapay zekâ sisteminin olumsuz değerlendirmesinden kaçınma kaygısı.
Goodhart yasası ve ölçümün amacından sapması
İngiliz basınında yer alan haberlere göre deney kapsamında, öğretmenlerin ders sırasında kullandığı "yani", "işte", "kısacası" gibi dolgu ifadeleri ve tekrarlar kayda geçiyor. Sistem, öğretmenin bir teknik arızayı giderme süresini bile ölçüyor. Bir öğretmenin internet kesintisini bir dakikadan uzun sürede çözmesi, yapay zekâ tarafından olumsuz bir veri olarak raporlanmış.
Uzmanlar, bu tür ölçümlerin Goodhart yasası olarak bilinen bir soruna yol açtığını hatırlatıyor: Bir gösterge hedeflerin yerini aldığında, artık iyi bir gösterge olmaktan çıkar. Öğretmenler hangi davranışların sistem tarafından önemli görüldüğünü fark ettiklerinde, eğitimi gerçekten iyileştirmeyen, yalnızca ölçümü memnun eden davranışlara yönelebiliyor.
Öğretmenler terapi desteği arıyor
Habere göre öğretmenler, kendilerini desteklemesi düşünülen sistemi "acımasız" ve "sinir bozucu" olarak tanımlıyor. Yaşanan stres nedeniyle uyku sorunları yaşadıklarını ve bazı meslektaşlarının psikolojik destek aldığını ifade ediyorlar. İngiliz basınına konuşan kaynaklar, yavaş ve insani temposu olan bir öğretim yaklaşımıyla devam etmenin mümkün olmadığını, işverenlerin iş gücünün "yapay zekâya maksimum düzeyde uyumlu" olmasını istediğini aktarıyor.
Şimdilik deney yetişkin eğitimi alanında yürütülüyor. İngiltere'de faaliyet gösteren bir eğitim teknolojisi şirketi, kamu ve özel sektör çalışanlarına bilgisayar ve yapay zekâ becerileri kazandırmayı hedefliyor. Şirketin yaklaşımı, öğrencilere yatırım yapmak yerine öğretmenlerin disiplin altına alınmasına dayanıyor.
Uzmanlar, eğitimin yapay zekâ ile insan arasındaki anlayış farklarının en belirgin biçimde ortaya çıkacağı alanlardan biri olduğunu vurguluyor. Bir öğretmenin en önemli aracı, mesleki özerkliği, pedagojik sezgisi ve insani empatisi olarak görülüyor. İzleme ve ölçüm sistemlerinin bu unsurları gölgede bırakması durumunda, öğretmenlerin yerini zamanla makinelerin alabileceği uyarısı yapılıyor.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Asser: Yükseköğretim kontenjanı Estonya ekonomisine tavan koyuyor
Tartu Üniversitesi Rektörü Toomas Asser, yükseköğretime erişimin sınırlı kalmasının Estonya ekonomisinin gelişimine tavan koyacağını söyledi.

Estonya meslek okullarına 14 milyon euroluk ek destek
Estonya Eğitim ve Araştırma Bakanlığı, mesleki eğitim reformunu desteklemek için meslek okullarına gelecek yıl yaklaşık 14 milyon euro ek kaynak aktaracak.

Tartışarak öğrenme öğrencileri daha iyi problem çözücü yapıyor
Tallinn Üniversitesi araştırması, öğrencilerin kendi aralarında tartışmasına izin verilen derslerde problem çözme ve esnek düşünme becerisinin geliştiğini gösterdi.

Vaarik: Zorbalık yapan çocuk empati ve şefkat bekliyor
Eston psikolog ve eğitimciler, sınıfta zorbalık yapan çocukların aslında empati ve ilgiye ihtiyaç duyduğunu, öğretmenlerin ise tükenme sınırında çalıştığını tartıştı.