Helikobakter enfeksiyonu kolorektal kanser riskini artırabilir
Yeni bir araştırma, mide bakterisi helikobakterin dünya genelinde kolorektal kanser vakalarının yaklaşık yüzde 22'siyle bağlantılı olabileceğini ortaya koydu.

Uzun süredir mide ülseri ve mide kanseriyle ilişkilendirilen helikobakter bakterisinin, kalın bağırsak kanseri (kolorektal kanser) riskini de artırabileceği bildirildi. Uluslararası bir araştırma ekibinin 43 eski çalışmayı ve 48 milyondan fazla kişinin sağlık verilerini analiz ettiği yeni bir çalışmaya göre, bu yaygın bakteri dünya genelindeki kolorektal kanser vakalarının yaklaşık yüzde 22'siyle bağlantılı olabilir.
Araştırma kapsamında, helikobakter ile temas etmiş kişilerde kolorektal kansere yakalanma riskinin, temas etmeyenlere göre yaklaşık 1,6 kat daha yüksek olduğu görüldü. Cinsiyetler arasında da fark tespit edildi: Kadınlarda helikobakterle ilişkili vakaların oranı yaklaşık yüzde 25 iken, erkeklerde bu oran yüzde 20 olarak hesaplandı.
Bölgesel farklılıklar ve tedavinin etkisi
Bulguların özellikle Çin ve Japonya gibi Pasifik Okyanusu'nun batısındaki ülkeleri daha güçlü şekilde etkilediği belirtildi. Bu ülkelerde bakteri toplum içinde çok yaygın olarak görülüyor. Buna karşılık, kolorektal kanserin sık görüldüğü Avrupa'da bakterinin hastalığın oluşumundaki payının önemli ölçüde daha düşük olduğu ifade edildi.
Araştırma ayrıca, tedavinin kanser riskini azaltmaya yardımcı olmakla birlikte, koruyucu etkinin ancak tedavi kürünün bitiminden on yıl sonra ortaya çıktığını gösterdi.
Bilim insanları, helikobakterin uzun süreli enfeksiyon durumunda bağırsak bağışıklık sistemini bozduğunu ve bölgedeki mikroflora dengesini alt üst ettiğini belirtiyor. Bu şekilde bakteri, tümörler için uygun bir zemin oluşturuyor. Bağırsak kanserinin uzun bir kuluçka süresi olduğu için, bakterinin ortadan kalkmasının ardından bağırsakların doğal dengesine kavuşması da zaman alabiliyor.
Çalışmanın yazarları, yeni ve kapsamlı araştırmanın şimdilik yalnızca güçlü bir bağlantıyı gösterdiğini, kesin bir nedensellik ilişkisi ortaya koymadığını vurguluyor. Kesin onay için uzun süreli klinik denemelere ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor. Sonuçlar eGastroenterology dergisinde yayımlandı.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Eston sağlık reformu eleştirildi: bürokrasi artabilir
Sağlık ve sosyal hizmeti birleştirmeyi amaçlayan yasa tasarısı, yeterli etki analizi yapılmadığı ve bürokrasiyi artıracağı gerekçesiyle eleştiriliyor.

Tartu araştırması: İlaç yan etkileri tedaviyi yarıda bıraktırıyor
Tartu Üniversitesi'nin 46 bin kişilik araştırması, ilaç ve aşı yan etkilerinin tedaviye devam kararını nasıl etkilediğini ortaya koydu.

Estonya'da acil yardım reformu tartışması büyüyor
Estonya Acil Yardım Birliği, acil yardım ağının değiştirilmesini istemiyor; ancak reformun önce modellenmesi ve etkilerinin ölçülmesi gerektiğini savunuyor.

Tartu Üniversite Hastanesi'nde robotik diz ameliyatı denendi
Tartu Üniversite Hastanesi'nde robot destekli ilk diz ameliyatları deneme projesi kapsamında yapıldı; sistemin sağlık kasasından finansman alıp almayacağı belirsiz.