Uzman: Kışın iştah artışı için endişelenmeyin
Estonyalı beslenme danışmanı Kaisa Kopliste, kış aylarında artan iştah ve tatlı isteğinin normal olduğunu, bunun için stres yapılmaması gerektiğini söyledi.

Estonyalı beslenme danışmanı Kaisa Kopliste, kış aylarında artan iştah ve tatlı yeme isteğinin normal olduğunu belirterek, bunun için kişilerin kendini suçlu hissetmemesi gerektiğini söyledi. Kopliste, Estonya kamu yayıncısı ERR'nin "Terevisioon" programına verdiği mülakatta, havaların soğuması ve günlerin kısalmasıyla ortaya çıkan iştah artışının doğal bir süreç olduğunu ifade etti.
Danışman, bazı yiyeceklerin "zorunluluk", bazılarının ise "ödül" olarak görülmesinin yanlış bir yaklaşım olduğunu vurguladı. Kimsenin zorunluluklardan hoşlanmadığını, ancak ödülleri herkesin sevdiğini dile getiren Kopliste, bu bakış açısının yiyeceklere gereğinden fazla anlam yüklediğini belirtti.
Hormonlar ve mevsimsel değişim
Kopliste'ye göre karanlık ve soğuk dönemlerde vücudun günlük ritmi ve hormon döngüsü değişiyor. Melatonin ve serotonin üretimindeki değişim, iştahı ve tokluk hissini düzenleyen hormonları doğrudan etkiliyor. Danışman, bu dönemde insanların daha fazla yemek yemek istemesinin son derece olası olduğunu söyledi.
Kilonun sürekli tartıda takip edilmesinin de ayrı bir stres kaynağı oluşturduğunu belirten Kopliste, küçük kilo kayıplarının yağdan değil, sıvı dengesindeki değişimden kaynaklandığını ifade etti. Kadınlarda adet döngüsüne bağlı olarak da kilo dalgalanmaları yaşanabildiğini, stresin kilo üzerinde olumsuz etkisi olduğunu ekledi. Kopliste, "Stres yapmamak ve canınız yemek istiyorsa yemek yemek daha doğru" dedi.
Anormal derecede fazla kilo alımı ve buna eşlik eden sağlık sorunları varsa doktora başvurulması gerektiğini belirten danışman, kendi başına diyet yapmanın vücuda zarar verdiğini söyledi. Vücut kitle indeksinin takip edilmesinin de fazla anlam taşımadığını, çünkü bu ölçütün yaşı, yağın vücuttaki dağılımını ve vücut kompozisyonunu dikkate almadığını vurguladı.
"Çikolata yiyen kimseyi azarlamam"
Kopliste, insanların hayatlarında dikkatlerini verebilecekleri başka güzel şeyler olması gerektiğini belirtti. Herkesin sınırlı bir enerjisi olduğunu, bir konuya ne kadar çok odaklanılırsa hayatta o kadar fazla yer kapladığını ifade etti.
Çikolata yiyen kimseyi azarlamayacağını, hatta teşvik edeceğini söyleyen danışman, diyet yapıp şekeri tamamen kesen kişilerde prefrontal korteksin olumsuz etkilendiğini savundu. Bu bölgenin düşünme ve önemli kararlar alma gibi işlevlerden sorumlu olduğunu hatırlatan Kopliste, aşırı uçlarda yaşanmaması gerektiğini dile getirdi. Kilo rakamının sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değerlendirmesinde ilk bakılacak veri olmaması gerektiğini sözlerine ekledi.
Kopliste, geniş bir sektörün insanların kendi bedenlerinden memnun olmaması ve çikolata yedikleri için suçluluk duyması üzerinden kazanç sağladığını öne sürdü.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Estonyalı uzman: Isırganda neredeyse tüm mineral tablosu var
Estonya'da şifalı bitki bahçesi işleten Katrin Luke, ısırgan otunun sağlığa faydalarını anlattı ve bitkide neredeyse tüm mineral elementlerin bulunduğunu söyledi.

Estonya Sağlık Müzesi gençlere veip risklerini anlatıyor
Estonya Sağlık Müzesi'nin "Pilt selgeks!" projesi, eğitim videoları ve ders materyalleriyle okul öğrencilerine elektronik sigaranın zararlarını ve bağımlılık risklerini aktarıyor.

Papa XIV. Leo'ya akciğer kanseri teşhisi konuldu
Katolik Kilisesi'nin ruhani lideri Papa XIV. Leo'ya rutin kontrol sırasında akciğer adenokarsinomu teşhisi konuldu; Papa yaklaşık bir hafta hastanede kalacak.

Uzman: Obeziteyle mücadelede sağlıklı gıdada KDV indirimi önerisi
Tartu Üniversitesi bilim insanı Taavi Tillmann, obeziteyle mücadelede sağlıklı gıdalardan KDV alınmaması ve şekerli ürünlere ek vergi getirilmesini önerdi.