Uzman: Enerji tartışmaları sistemin tamamını gözden kaçırıyor
Elering'in analizine göre elektrik maliyeti sadece üretimle değil, şebeke, rezerv ve dengeleme hizmetleriyle birlikte hesaplanmalı.

Estonya'da enerji tartışmaları yıllardır aynı soru etrafında dönüyor: Hangi üretim yöntemi en ucuz elektriği üretir? Rüzgar parkları nükleer santrallerle, güneş parkları ise yönetilebilir kapasitelerle karşılaştırılıyor. Ancak bu soru kolay bir yanıtı olduğu izlenimini verdiği için tercih ediliyor. Sorun şu ki, basit yanıtın bedeli ancak yıllar sonra ortaya çıkıyor.
Estonya'da yaşayanların dörtte üçünden fazlası elektrik piyasasının ve enerji sisteminin işleyişini anlamayı zor buluyor. Bu durum, tek bir teknolojiden veya tek bir karardan tüm sorulara çözüm arayışını doğal kılıyor. Oysa üretim yöntemleri tartışılırken enerji sisteminin büyük bir bölümü gölgede kalıyor.
Elektrik, Estonya'daki evlere ve işletmelere yalnızca normal koşullarda değil, zorlu anlarda da çalışması gereken bir sistem üzerinden ulaşıyor. Soğuk havalarda tüketim önemli ölçüde artabiliyor. Bazı üretim kapasiteleri geçici olarak devre dışı kalabiliyor. Komşu ülkelerle bağlantıların bakım veya onarım görmesi gerekebiliyor. Aynı zamanda elektrik sisteminin her saniye üretim ile tüketim arasındaki dengeyi koruması gerekiyor.
Bu nedenle enerjinin toplam maliyetine üretimin yanı sıra şebekeler, rezervler, dengeleme hizmetleri, komşu ülkelerle bağlantılar ve elektriğin her an erişilebilir olmasını sağlayan diğer altyapı da dahil oluyor.
Tüketiciler fiyat kadar güvence de bekliyor
Tüketici beklentileri de bu bütüncül tabloyu doğruluyor. Ankete katılanların yüzde 54'ü elektriğin uygun fiyatlı olmasını, yüzde 51'i ise fiyat istikrarını enerjinin en önemli konuları arasında sayıyor. Bunları yüzde 46 ile Estonya'nın enerji bağımsızlığı ve yüzde 40 ile krizlere hazırlık izliyor. Yani tüketici aynı anda makul fiyat, öngörülebilirlik ve koşullar zorlaştığında bile elektriğin mevcut olacağına dair güvence bekliyor.
Benzer bir bütüncül bakış diğer alanlarda da geçerli. Örneğin ulaşım sisteminin, iletişim ağının veya savunma kapasitesinin değeri yalnızca kurulum maliyetine göre ölçülmüyor. Karar verilirken tüm yaşam döngüsü boyunca ortaya çıkan maliyetler ve elde edilen fayda dikkate alınıyor. Ucuz satın alma, sonradan çok pahalı bakım gerektiriyorsa fiyatın bir kısmını geleceğe kaydırmış oluyor. Enerjide de yalnızca tek tek parçaları değil, sistemin tamamının işleyişini anlamak önem taşıyor.
Farklı üretim yöntemlerinin enerji sisteminde farklı rolleri var. Bazıları üretim maliyetlerini düşürebiliyor, bazıları sistemin güvenilirliğini destekliyor veya üretim ile tüketimin hızla değiştiği durumlarda esneklik sağlıyor. Üretim birimleri ile depolama tesislerinin sistem dengesine katılmasını mümkün kılan teknolojiler de sürekli gelişiyor. Bu nedenle yalnızca tek bir teknolojinin maliyetini karşılaştırmak, son tüketici üzerindeki etkisine dair tam bir tablo sunmayabiliyor.
Örneğin kuvvetli rüzgar olduğunda Baltık ülkelerindeki yaklaşık 1000 megavatlık rüzgar üretiminin, rezerv temin maliyetini üç ülke toplamında günde yaklaşık 155 bin euro azalttığı biliniyor. Bu veri, Elering'in geçen yıl kasım ayından bu yana kaydettiği verilerle doğrulanıyor.
Elering kapsamlı senaryoları hesaplayacak
Nihai fiyatı etkileyen çok sayıda faktör bulunuyor. Estonya'da bugüne kadar farklı gelişme yollarını aynı temelde değerlendiren, tüm enerji sisteminin maliyetlerini ve arz güvenliğine etkisini dikkate alan yaygın bir bütüncül analiz yapılmadı.
Estonya'da insanlar istenen güvenilirliğin bir bedeli olduğunu iyi biliyor. Yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 80'i enerji sisteminin güvenilirliğini sağlamanın sürekli yatırım gerektirdiğini kabul ediyor. Ancak hangi yatırım ve üretim kapasitesi kombinasyonu, istenen güvenilirliği mümkün olduğunca rekabetçi toplam maliyetle sağlar? Yanıt izleyicinin gözünde değil, hesaplanarak bulunması gerekiyor.
Elering'e devlet tarafından tam da böyle bir görev verildi. Önümüzdeki aylarda Taltech ile işbirliği içinde Avrupa'daki gelişme yolları ve Estonya enerjisinin olası senaryoları hazırlanacak; Elering bunları hesaplayarak karşılaştıracak. Analizde üretimin yanı sıra şebeke, rezervler, dengeleme ve Estonya'nın Avrupa enerji piyasasına bağlantısı da dikkate alınacak.
Bu uzun vadeli bir çalışma ve sonuçlarının 2027 sonunda çıkması bekleniyor. Amacı farklı teknolojiler arasında kazanan ya da kaybeden belirlemek değil. Her seçeneğin nihai fiyatta hangi değişimi ve bir bütün olarak enerji sisteminde hangi etkileri doğuracağını görmek gerekiyor.
Bu, güven açısından da önemli. Şu anda sakinlerin yalnızca dörtte biri Estonya enerji sisteminin geliştirilmesinde tüketicilerin çıkarlarının yeterince gözetildiğini düşünüyor. Büyük enerji kararlarında bu nedenle yalnızca neyin inşa edileceğini değil, kimin ne kadar, ne zaman ödeyeceğini ve bu paranın karşılığında ne elde edileceğini de göstermek gerekiyor. Böylece zor konularda daha esaslı bir tartışma yürütülebilir.
Önümüzdeki yıllarda verilecek enerji kararları, Estonya ekonomisinin maliyet temelini on yıllar boyunca şekillendirecek. Bu nedenle teknolojik tercihleri tartışmaya başlamadan önce bir ölçüt üzerinde anlaşmak mantıklı. Sonuçta önemli olan, Estonya'daki insanlara ve işletmelere mümkün olduğunca rekabetçi bir fiyat sunan ve zorlu koşullarda da dayanıklı bir enerji sistemine ulaşmak.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Estonya bankaları: ikinci ve üçüncü sütuna yatırım artıyor
LHV ve Luminor bankalarına göre Estonya'da ikinci ve üçüncü emeklilik sütununa yatırım yapanların sayısı artıyor ancak tasarruflarını çekenler ağırlıklı olarak ortalamanın altında gelire sahip kişiler.

Litvanya, Rail Baltica'nın 2030 hedefinden vazgeçmiyor
Litvanya, Baltık ülkelerinin ilk etap için 2034'e uzatma kararına rağmen Rail Baltica projesinin Kaunas-Panevėžys hattını 2030'a kadar bitirmeyi hedefliyor.

Estonya bütçe konseyi: Savunma harcamaları için kalıcı kaynak yok
Estonya Bütçe Konseyi, hükümetin savunma harcamalarındaki artış için borçlanma dışında kalıcı bir finansman kaynağı planı olmadığını açıkladı.

Estonya'nın borcu hızla artıyor, faiz yükü vergi mükellefine yansıyor
Estonya'nın devlet borcu 2024'te 9 milyar avrodan 2030'a kadar 20 milyar avroya çıkacak. Merkez Bankası faiz giderlerinin dört yılda 2 milyar avroya ulaşacağını bildiriyor.