Arvi Hamburg: Google neden Finlandiya'yı, Estonya'yı değil?
Estonyalı enerji uzmanı Arvi Hamburg, Google'ın Finlandiya'ya yapacağı 13 milyar euroluk yatırımın arkasında kalıcı ve istikrarlı bir elektrik sisteminin bulunduğunu yazdı.

Estonyalı enerji uzmanı Arvi Hamburg, ERR Uudised'de yayımlanan analizinde Google'ın Finlandiya'ya yapacağı 13 milyar euroluk yatırımı değerlendirdi. Google, önümüzdeki iki yıl içinde Finlandiya'ya bu tutarda yatırım yapmayı planlıyor. Yatırımla birlikte Finlandiyalı enerji şirketi Fortum ile 22 yıllık bir elektrik alım sözleşmesi de imzalandı.
Anlaşmaya göre Google, 2030'dan itibaren Loviisa nükleer santralinin kapasitesinin yarısına kadar elektrik satın alacak. Bu alım sözleşmesi sayesinde Fortum, Loviisa'daki iki reaktörün işletme ömrünü 2050'ye kadar uzatan ve kapasitelerini artıran 1 milyar euroluk programına devam edecek.
Hamburg'a göre bu tablo, sürekli işleyen bir enerji altyapısının ekonomik rekabet gücünün temel dayanağı olduğunu gösteriyor. Ona göre yatırımcıyı Finlandiya'ya çeken yalnızca ucuz elektrik değil; ülkenin elektrik sisteminin onlarca yıl boyunca kesintisiz tedarik güvenliği sağlayacağına duyulan güven.
Finlandiya'nın avantajı ve Estonya'nın açığı
Finlandiya; nükleer, hidroelektrik ve rüzgâr santralleri, depolama kapasitesi ve güçlü bir elektrik şebekesiyle tüketim güvenliği sunabiliyor. Üretim portföyündeki yaklaşık yüzde 40'lık nükleer enerji, yıl boyunca sabit yükü karşılayarak tedarik güvenliğini sağlıyor.
Google'ın yatırımı Finlandiya'nın elektrik tüketimini artıracak; talep büyürken arzın da aynı hızda artması gerekiyor. Hamburg, üretim kapasitesi aynı hızda eklenmezse ihracata ayrılan elektriğin azalacağını ve bunun Estonya'nın elektrik fiyatına da yansıyacağını belirtiyor.
Estonya, elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 40'ını ithalatla karşılıyor ve bunun büyük bölümü Finlandiya'dan geliyor. Hamburg'a göre Estonya ekonomisinin elektrik ihtiyacını, kuzey komşusunun ucuz elektrik fazlasının uzun yıllar süreceği varsayımı üzerine kurmak doğru değil.
Estonya'nın şebeke operatörü Elering de ülkede büyük veri merkezlerine ilgi olduğunu, ancak Estonya elektrik sisteminin büyük tüketici bağlantısı için uygun olmadığını belirtiyor. Şebekenin fiziksel sınırları var; ana şebeke merkezlerine en fazla 300-400 MW tüketici bağlanabiliyor. Hamburg'a göre daha büyük kısıt ise üretim kapasitesindeki derinleşen açık.
Elering'in güncel değerlendirmesine göre Estonya, 2035'te soğuk bir kış saatinde yaklaşık 2100 MW yönetilebilir kapasiteye ihtiyaç duyacak. Mevcut yaklaşık 1700 MW'ın 600-700 MW'ı yaşlanma nedeniyle on yıl içinde devre dışı kalacak. Bataryaların beklenen katkısı hesaba katılsa bile yaklaşık 700-800 MW açık kalacak.
Karma üretim yapısı ve nükleer tercihi
Hamburg, bu açığın tek bir teknolojiyle kapatılmasının doğru olmadığını savunuyor. Estonya'nın doğal koşulları nedeniyle Finlandiya modelini birebir kopyalayamayacağını, büyük ölçekli hidroelektrik kaynağının bulunmadığını hatırlatıyor. Petrol şist santrallerinin rolü azalırken, orada üretilen yönetilebilir enerjinin yerini iklimden bağımsız başka üretimin alması gerektiğini belirtiyor.
Ona göre önümüzdeki on yılda tedarik güvenliği, petrol şisti enerjisiyle yaklaşık on yıllık sözleşmeler yapılarak sağlanmalı. Mevcut bir yıllık sözleşme pratiği, ekipman bakımına ve işletme ömrünün uzatılmasına imkân vermiyor.
Hamburg, gelecekteki elektrik üretim yapısının sosyoekonomik analiz sonucunda seçilmesi gerektiğini yazıyor. Rüzgâr ve güneş, yıllık üretimde giderek daha büyük pay alacak; depolama tepe üretim ihtiyacını azaltacak ve fiyat dalgalanmalarını yumuşatacak; tüketim yönetimi de zirveleri düşürecek. Bu üç faktörün etkileşimi, sistem hizmetlerinin optimal yapısını belirleyecek.
Bunlara ek olarak sabit yükü karşılamak için iklimden bağımsız üretim gerekiyor; Hamburg'a göre Avrupa Birliği iklim politikası çerçevesinde bu nükleer enerjidir. Elektrik tüketimindeki artışın doğal bir süreç olduğunu, şebeke kapasitesi ve üretimdeki kısıtların Estonya ekonomisine ve sanayisine yapılacak yeni yatırımların önüne geçmemesi gerektiğini vurguluyor.
Hamburg, Google'ın Finlandiya yatırımının ekonomik etkisini yılda 3,6 milyar euro GSYH katkısı ve 37 binden fazla yeni iş olarak hesapladığını aktarıyor. Fortum ile yapılan Loviisa anlaşmasını, tüketici beklentileri ile elektrik sisteminin işbirliğine olumlu bir örnek olarak niteliyor. Nükleer santral büyük bir tüketicinin sisteme katılmasını sağlarken, santrale de uzun vadeli bir gelir akışı sunuyor.
Estonya'da nükleer enerjiye ilişkin yasal çerçevenin hazır olduğunu belirten Hamburg, Nükleer Enerji ve Güvenlik Yasası'nın kabul edildiğini ve düzenleyici kurumun 1 Ocak 2027'de çalışmaya başlayacağını hatırlatıyor. Ülke özel planlamasının da başlatıldığını ekliyor. Ona göre sıradaki adım yatırım ortamının oluşturulması, süreç takvimi, sermaye maliyetinin düşürülmesi ve uzun vadeli elektrik satışı ya da devlet destek modeli.
Hamburg yazısını şöyle bitiriyor: Bir sonraki '13 milyar euro', elektrik tedarik güvenliğinin inandırıcı ve fiyatın rekabetçi olduğu yere gidecek. Ona göre Estonya için en önemli ders tek bir Google yatırımı değil, Finlandiya'nın kurduğu yatırım ortamı; bu ortamın temelinde ise uzun yıllar önceden öngörülebilen, kalıcı bir elektrik tedariki var.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Ülemiste terminal 2028'de açılıyor: trenler gecikse de hazır
Rail Baltic'in tamamlanması 2034'e ertelense de Tallin'deki Ülemiste reisiterminali 2028 sonunda planlandığı gibi bitecek; terminal boş beklemeden tramvay, otobüs ve yerli tren hatlarına bağlanacak.

Air Baltic ilk yarıyılda 128 milyon euro zarar açıkladı
Letonyalı havayolu Air Baltic, ilk altı ayda cirosunu artırmasına rağmen 128,2 milyon euro zarar etti; şirket uçak filosunu ve rotalarını küçültmeye hazırlanıyor.

Nobel ekonomi ödülü Hall ve Woodford'a verildi
İsveç Merkez Bankası Alfred Nobel Anma Ödülü'nü Amerikalı iktisatçılar Robert E. Hall ve Michael Woodford kazandı; ikili yeni Keynesyen modelin temellerini attı.

Uzman: Vene-ABD dizel anlaşmasının etkisi sınırlı
Estonya Dışişleri Bakanlığı uzmanına göre ABD'nin Rus dizel yakıtı alım anlaşmasının piyasalara etkisi küçük; Orta Doğu krizi yakıt fiyatlarını baskılıyor.