Tüür: Rusya'daki seçimler saf bir iktidar ritüeli
Rusya siyaset uzmanı Karmo Tüür'e göre Duma seçimleri hiçbir siyasi değişim getirmeyecek; tek amaç Kremlin'in gücünü ve üstünlüğünü göstermekti.

Rusya Devlet Duması seçimlerinin ardından Estonya'da yayın yapan ERR'in "Ringvaade" programına katılan Rusya siyaseti uzmanı Karmo Tüür, pazar günü sona eren seçimlerin ülkede herhangi bir siyasi değişim yaratmayacağını söyledi. Tüür'e göre seçimlerin tek amacı iktidarın üstünlüğünü ve gücünü göstermekti.
Tüür, resmi kanallardan açıklanmadan önce sonuçların sosyal medyada paylaşıldığını hatırlatarak bu tür seçimlere "taban tabana bir tiyatro" dedi. Ona göre Kremlin'in tek istediği, sonucun önceki parlamento seçimlerinden yüksek, başkanlık seçimlerinden ise düşük olmasıydı. "Dar bir koridora sıkıştırılması gerekiyordu" diyen uzman, katılım oranının yüzde 55-60 arasında olacağını tahmin ettiğini, sonucun yüzde 59 çıktığını; iktidar partisinin yüzde 70-75 oy alacağını öngörürken yüzde 79 oy aldığını belirtti.
Katılım ve gözlem tartışması
Tüür, yerel yetkililere katılımın düşük tutulması yönünde talimat verildiği iddialarına da değindi. Ona göre bu iddialar baştan inandırıcı değildi: "Halkın genel desteğini göstermek gerekiyordu; katılım düşük olsaydı bu genel bir destek olmazdı." Bu nedenle hem katılım hem de iktidar partisinin oyu rekor seviyeye çekildi; yüzde 79'luk sonuç daha önce görülen yüzde 74'ün üzerine çıktı.
Seçim gözlemcilerinin durumuna ilişkin soruya Tüür, gözlemlerin ancak nokta nokta ve seçici biçimde yapılabildiğini söyledi. Bazı sandıklarda usule uygun süreçler işlerken, bazı okullarda üç ayrı sandıktan yalnızca birine yönlendirme yapıldığını, diğer sandıkların boş kaldığını anlattı. Kapalı sandıkların ise hiç gözlemlenemediğini ekledi.
Kullanılan oyların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı sorusuna Tüür, matematiksel modellerin olasılıklı oy verme ile mevcut sonuç arasındaki farkı ortaya koyduğunu belirterek kağıt üzerindeki oyların yaklaşık yüzde 33'ünün saf sahtekarlık olduğunu söyledi. Elektronik oylamada ise kimsenin kesin bir şey bilmediğini ifade etti.
Yurt dışındaki sandıklara da değinen Tüür, Rusya'nın yurt dışında da sandık açtığını; muhalif kesimin "Yabloko'ya oy verilemiyorsa Yeni İnsanlar partisine oy verin" çağrısı yaptığını hatırlattı. Yurt dışındaki sandıkların önünde yapılan anketlerde Yeni İnsanlar partisinin yüzde 60'a varan oy aldığını, Birleşik Rusya'nın ise yalnızca yüzde 2-3'te kaldığını aktardı.
İşgal altındaki bölgeler ve protestolar
Sosyal medyada dolaşan ve silahlı kişilerin seçmenle birlikte kabine girdiği görüntülerin işgal altındaki Ukrayna topraklarından geldiğini söyleyen Tüür, işgal bölgelerinde seçimlerin "kütük üstünde, otomobil kaputunda ve asker gözetiminde" yapıldığını belirtti. İşgal altındaki bölgelerde seçim yapılmasının zaten kural olmadığını, silahlı birinin yanında durduğu hiçbir seçimin meşru olamayacağını vurguladı.
Protesto eylemlerinin niteliğine ilişkin Tüür, bazı seçmenlerin Örümcek Adam veya ayı kostümü giyerek sandığa gittiğini, bazılarının ise oy pusulalarına sıvı dökerek zarar verdiğini anlattı. Ancak bu tür davranışların gerçek bir protesto sayılamayacağını, sıkı kapatılmış bir siyasi sistemde protestoya temelde yer olmadığını savundu.
Yabloko partisinin seçimlerden kısa süre önce yasaklanmasına da değinen Tüür, bunun partinin yüzde 20'ye varan oy potansiyelinden kaynaklandığını söyledi. Ona göre mesele oy sayısı değildi; amaç televizyon ekranlarında birkaç hafta boyunca "biz barış istiyoruz" denilmesini engellemekti.
Ukrayna konusunun seçim döneminde yasak olup olmadığı sorusuna Tüür, konunun gündemde olduğunu ancak Kremlin'in istediği çerçevede ele alındığını belirtti. Ukrayna'nın Rusya'ya yoğun insansız hava aracı saldırıları düzenlediğini, binden fazla aracın hedefe ulaştığını hatırlatan Tüür, bunun Rus halkında memnuniyetsizlik yarattığını ancak bunun protestoya dönüşmediğini ifade etti. Rusya'da saldırıların "Ukraynalılar saldırıyor ve suçlu onlar" şeklinde açıklandığını kaydetti.
Putin'in bu tür seçimlere neden ihtiyaç duyduğu sorusuna Tüür, Çeçenistan lideri Kadirov'un kendi bölgesinde yüzde 98,5 oy aldığını hatırlatarak yanıt verdi: "Bu bir ritüeldir, gücü ve üstünlüğü gösterme aracıdır. 'Biz böyle istiyoruz, siz boyun eğeceksiniz' demektir. Saf bir boyun eğdirme oyunu."
Seçimlerin ülke siyasetini değiştirip değiştirmeyeceği sorusuna ise Tüür, seçim oyunları ile dış, iç ve güvenlik politikası arasında hiçbir bağ olmadığını söyledi. Kararların zaten önceden alındığını, seçimlerin siyaset üzerinde bir etkisi olmadığını belirtti.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Uzman: İşgal altındaki bölgelerde seçim Moskova'nın çaresiz mesajı
Estonyalı güvenlik uzmanı Rainer Saks'a göre Rusya'daki Duma seçimleri işgal altındaki Ukrayna topraklarında gerçek bir seçim süreci barındırmadı; Moskova entegrasyon izlenimi vermeye çalışıyor.

Hutilerin saldırıları Bab el-Mendep Boğazı'nda enerji krizini büyütüyor
Yemenli Huti milislerinin Bab el-Mendep Boğazı'ndaki saldırıları küresel enerji krizine yeni bir baskı unsuru ekliyor; denizcilik şirketleri Süveyş Kanalı güzergâhından vazgeçiyor.

Rusya, Estonya sınırı boyunca geçici hareket kısıtlaması getirdi
Rusya Federal Güvenlik Servisi, Estonya sınırındaki Slantsy ve Kingisepp bölgelerinde 16-26 Eylül arasında geçici hareket kısıtlamaları uygulamaya başladı.

Uzman: Rusya seçimleri savaş ekonomisine onay anlamına geliyor
Ekonomi uzmanı Raivo Vare'ye göre Kremlin, seçimlerle savaş ekonomisini güçlendirme ve varlıkları yeniden dağıtma yetkisi alacak.