Tasarım Gecesi'nde el yapımı çantalar ve beton mobilyalar
Estonya'da düzenlenen Tasarım Gecesi festivali, el yapımı çantalar ve 3D yazıcıyla üretilen beton sokak mobilyalarıyla ekoloji ve sürdürülebilirliğe odaklandı.

Estonya'da düzenlenen "Tasarım Gecesi" (Öödisain) festivali, el yapımı çantalar ve 3D yazıcıyla betondan üretilen sokak mobilyalarıyla dikkat çekti. Bu yılki festivalin ana odağı ekoloji ve geri dönüşüm oldu.
Festivalin en çok ilgi gören etkinliklerinden biri, New Yorklu modacı Anthony Luciano'nun atölyesiydi. Atölyeye katılanlar kendi malzemelerini ve renklerini seçerek kendilerine özgü bir çanta yaptı. Luciano, Amerikan yayınlarının New York'ta kaçırılmaması gereken atölyeler arasında gösterdiği bir isim. Tasarımları büyük moda dergilerinde yer alan Luciano'nun müşterileri arasında Hollywood yıldızı Meryl Streep de bulunuyor. Luciano'nun deneyiminden bu kez Estonya'dakiler de yararlandı.
Luciano, tasarım anlayışını "ne kadar çoksa o kadar iyi" sözleriyle özetledi. Estonya'ya ilk geldiğinde burada sadelik ve yalınlığın tercih edildiğini fark ettiğini belirten modacı, bunun kendisine yeni bir bakış açısı kazandırdığını söyledi. Luciano artık yerel yalınlığı kendi canlı ve gösterişli stiliyle birleştirmeye çalıştığını ifade etti.
Modacı Ksenia Joost ise tasarımın gücünü şöyle anlattı: "Bence tasarımın gücü burada yatıyor: insanı çekiyor ve olumlu duygular uyandırıyor. Ziyaretçi buradan kendi yaptığı çantayla ayrılacak, onu taşıyacak, sevecek ve o çanta onu mutlu edecek."
Geri dönüşümden betona: sürdürülebilirlik öne çıktı
Estonyalı tasarımcılar festivalde her eşyaya yeni bir hayat verilebileceğini gösterdi. Sergilenen çantalardan biri örneğin eski ayakkabılardan üretildi. Festival organizatörü İlona Guryanova, bir İngiliz uzmanın Estonya tasarımı için "çok konuşkan" dediğini aktardı. Guryanova'ya göre Estonya tasarımının her zaman bir mesajı oluyor; çoğu zaman bir tuhaflık, mizah ya da onu öne çıkaran bir özgünlük taşıyor. Estonya tasarımının en belirgin özelliği ise sürdürülebilirlik ve çevre dostu yaklaşım.
Festivalde sürdürülebilirlik yalnızca eski eşyaların dönüştürülmesiyle sınırlı kalmadı; geleceğin dayanıklı malzemeleri de tanıtıldı. Etkinlikte betondan 3D yazıcıyla üretilen sokak mobilyaları sergilendi. Teknik direktör Gustav Gerrets, betonun dış mekân koşullarında ahşaba kıyasla avantajlı olduğunu belirterek betonun kullanım ömrünün 100 yıla kadar çıkabildiğini söyledi. Gerrets, kent koşullarında bu süreye ulaşmasa bile betonun ahşaptan belirgin biçimde uzun dayanacağını ekledi.
Dayanıklılık, "Hästi tehtud" (İyi Yapılmış) adlı uluslararası serginin de ana temasıydı. Yaklaşık elli tasarımcı, zamansız eşyalara ilişkin görüşlerini sundu. Tanınmış Estonyalı modacı Oksana Tandit de en sevdiği aksesuarı, kravatını gösterdi. 1990'lı yıllarda liseyi bitirip Tartu Üniversitesi'ne başladığını anlatan Tandit, o dönem tek seçeneğinin büyük odadaki bir dolap ve babasının aksesuarları olduğunu söyledi. 16 yaşında Tartu Üniversitesi'ne babasının pantolonu, beyaz gömleği ve kravatıyla gittiğini belirten Tandit, o zaman okulun en şık öğrencisi olduğunu ifade etti. Tandit'e göre iyi tasarım, uzun süre hizmet eden ve günlük hayatta farkında olmadan kullandığımız, sadece sevdiğimiz eşyalardır.
Bu haber ERR Rusça kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Tartu Sanat Evinde bilim kurgu sergisi açıldı
Estonya'nın Tartu kentindeki Tartu Sanat Evi'nde, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki ilişkiyi sorgulayan yeni bir karma sergi sanatseverlerle buluştu.

Fotografiska'da bedene odaklanan iki yeni sergi açılıyor
Tallinn'deki Fotografiska galerisinde beden temasını işleyen iki sergi açıldı: Estonyalı Heikki Leis su ve hareketi, Bosnalı Šejla Kamerić kimlik ve seçme özgürlüğünü ele alıyor.

Ukrayna'da kültür savaşın merkezinde: iktidar ve direnişin sembolü
Ukrayna Kültür Bakan Yardımcısı Ivan Verbıtskıy'a göre kültür, Ukrayna'nın kimliğini koruması ve direnç kaynağı olarak savaşın merkezinde yer alıyor.

Fransa'da bir romanın yapay zeka ile yazıldığı iddiası
Fransa'da çok satan listelerine giren ve prestijli edebiyat ödüllerine aday gösterilen bir romanın yapay zeka ile yazıldığı iddia edildi.