Tartu Üniversitesi: Yeşil geçişin etkisi sektöre göre değişmiyor
Tartu Üniversitesi araştırmacıları, AB Yeşil Mutabakatı'nın etkilerinin sektörlere göre kesin çizgilerle ayrılmadığını, aynı sektör içinde kazananlar ve kaybedenler bulunduğunu ortaya koydu.

Tartu Üniversitesi'nden araştırmacıların hazırladığı literatür taraması, Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakatı'nın (European Green Deal) işletmeler üzerindeki etkilerinin yalnızca faaliyet sektörüne bakılarak öngörülemeyeceğini gösterdi. Çalışmaya göre aynı sektör içinde bile yeşil geçişten kazananlar ve kaybedenler bulunuyor; başarıyı çoğu zaman şirketin yatırım kapasitesi ve sermayeye erişimi belirliyor.
Avrupa Birliği, sera gazı emisyonlarını, malzeme kullanımını ve kirliliği azaltmayı, biyolojik çeşitliliği korumayı hedeflerken ekonominin rekabet gücünü de korumayı amaçlıyor. Bu hedefler hem Avrupa hem de Estonya'daki farklı sektörlerdeki şirketleri doğrudan etkiliyor. Ancak 2026 yılı itibarıyla Yeşil Mutabakat'ın ekonomik etkilerini inceleyen bilimsel literatürün hâlâ oldukça sınırlı olduğu belirtiliyor.
Estonya Ekonomi ve İletişim Bakanlığı tarafından finanse edilen ve Tartu Üniversitesi'nin yürüttüğü "Yeşil geçişin Estonya şirketleri için anlamı ve etkileri" projesi, yeşil geçişin farklı alanlardaki işletmeler için ne anlama geldiğini ortaya koymayı hedefliyor. Araştırma, literatür taramasını, Estonya şirketlerinin verilerinin istatistiksel analizini ve girişimcilerle yapılan görüşmeleri bir araya getiriyor.
Literatür taraması, Brigita-Veronika Pähn'ın Annela Anger-Kraavi danışmanlığında hazırladığı yüksek lisans tezi kapsamında tamamlandı. Pähn, 2019-2025 yılları arasında yayımlanan bilimsel makaleleri inceledi. Çalışma, bilinen kadarıyla Yeşil Mutabakat'ın işletmeler üzerindeki etkisine dair bilimsel literatüre dayalı bütüncül bir derleme oluşturma yönündeki ilk girişim.
Mevcut araştırmalar ağırlıklı olarak geleceğe bakıyor
Mevcut bilimsel literatür ağırlıklı olarak birincil sektör, enerji yoğun üretim, ulaştırma ile döngüsel ekonomi ve atık yönetimiyle ilgili faaliyetlere odaklanıyor. Bunlar çevre politikalarından en doğrudan etkilenen sektörler arasında yer alıyor. Araştırmaların büyük bölümü geleceğe bakıyor ve ekonomik modellere dayanıyor; şirketler üzerinde hâlihazırda ortaya çıkmış etkileri inceleyen çalışmalar ise az.
Literatür taramasının amacı Avrupa Birliği'nin yeşil geçişinden kazanan ve kaybeden sektörleri ayırmak olsa da ortaya çıkan tablo çok daha karmaşık. Aynı sektör içinde de kazananlar ve kaybedenler bulunuyor; çünkü yeşil geçiş artan maliyetler ve fiyat yükselişlerinin yanı sıra yeni fırsatlar da yaratıyor.
Sorun çoğu zaman şuradan kaynaklanıyor: Olumsuz etkiler, örneğin daha yüksek üretim girdisi fiyatları veya bazı sektörlerde üretim düşüşü hemen hissediliyor, oysa yeşil geçişin faydası genellikle ancak uzun vadede ortaya çıkıyor. Örneğin binaların yenilenmesine yapılan yatırımlar veya yeni üretim süreçleri kendini ancak onlarca yıl sonra amorti edebiliyor. Ayrıca yeşil geçiş, döngüsel ekonomi ve yenileme faaliyetleri gibi alanlarda yeni işler yaratıyor; ancak gerekli beceri eksikliği, çalışanların fosil yakıtlara bağımlı sektörlerden bu alanlara aktarılmasını zorlaştırıyor.
Politika yapıcılar için üç temel sonuç
Çalışmanın sonuçlarına göre üç temel çıkarım yapılabilir. İlk olarak politika yapıcılar, geçişin hemen ortaya çıkan maliyetleri ile uzun vadeli faydalar arasındaki asimetriyi dikkate almalı. Geçiş finansman araçları bu açığı kapatmak için hayati önem taşıyor; özellikle yeşil düzenlemelerden en çok etkilenen sektörlerde faaliyet gösteren küçük işletmeler için.
İkinci olarak, karmaşık düzenlemelerin yeşil geçişten en çok etkilenen şirketleri dezavantajlı duruma sokmasını önlemek için işletmelere yönelik raporlama yükümlülüklerinin (örneğin AB taksonomisi ve sınırda karbon düzenleme mekanizması) basitleştirilmesi ve şirketlere teknik destek sağlanması gerekiyor.
Üçüncü olarak en büyük baskı altındaki sektörler, örneğin madencilik ve tarım, yapısal işsizliği önlemeye yardımcı olacak proaktif yeniden eğitim programlarına ihtiyaç duyuyor.
Özetle Yeşil Mutabakat uygulamaya girdikçe yatırımların ve ekonomik teşviklerin işleyiş biçimini değiştiriyor. Yeşil geçiş bazı şirketler için büyüme avantajı yaratırken diğerleri için zorluklar getiriyor. Yalnızca yüksek hedefler belirlemek yeterli değil; politika yapıcıların geçişin kendileri için zorlu olacağı kesimlere proaktif ve somut destek sunması gerekiyor.
Bu destek, yeşil geçişe uyumun gerçek maliyetlerinin ve yerel işgücü piyasaları ile sanayi üzerindeki etkilerinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacak. Estonya gibi küçük ve açık ekonomilerin karşılaştığı zorlukların ve fırsatların daha isabetli değerlendirilmesini de mümkün kılacak.
Gelecek araştırmaların, özellikle tarım, temel madde üretimi ve ulaştırma gibi hassas sektörlerde idari verilere dayalı şirket ve bölge düzeyinde analizler içermesi öneriliyor. Böyle bir yaklaşım, şirketlerin yeşil geçişle ilgili gerçek uyum stratejilerinin ve maliyetlerinin daha kesin biçimde belirlenmesini sağlayacak.
Analiz sonuçları, projenin internet sitesinde herkesin erişimine açık olan Yeşil Mutabakat'ın sektörel etkileri matrisinde, yani bir yönetim panelinde toplandı. Panel, etkilerin sektörler, etki türleri ve araştırma türleri bazında incelenmesine olanak tanıyor; hem Estonca hem de İngilizce erişilebiliyor ve temel alınan araştırmalara referanslar içeriyor.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Auvere elektrik santrali kasım ortasına kadar devre dışı
Estonya'nın Auvere elektrik santrali, onarım çalışmalarının beklenenden uzun sürmesi nedeniyle kasım ortasına kadar üretimden çekildi.

Estonya elektrik şebekesi Kiisa santralini kiraya verecek
Estonya elektrik sistemi operatörü Elering, Kiisa yedek elektrik santralinin rezerv piyasasındaki payını azaltıp santrali özel sektöre kiraya vermeye hazırlanıyor.

AB direktifi eski ticari binalara 6 yılda tadilat zorunluluğu getiriyor
İklim Bakanlığı'nın planına göre G ve H enerji sınıfındaki ticari ve kamu binaları 2030'a kadar F, 2033'e kadar E sınıfına yükseltilecek.

Estonya ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 2,2 büyüdü
İstatistik Kurumu'nun ön tahminine göre Estonya'da GSYH 2026'nın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2 arttı.