Tartu Ülikooli araştırması: kişilik tek bir genden değil, genlerin ortak etkisinden oluşuyor
Tartu Ülikooli (Tartu Üniversitesi) araştırmacıları, yaklaşık bir milyon kişinin verisini kullanarak kişilik özelliklerinin kalıtımını haritalandırdı.

Tartu Ülikooli (Tartu Üniversitesi) araştırmacıları, yüz binlerce kişinin genetik verisini kullanarak kişilik özelliklerinin kalıtsallığını haritalandırdı. Çalışmanın sonuçlarına göre nezaket ya da beslenme tercihi gibi özellikler tek bir genden değil, çok sayıda genin ortak işleyişinden kaynaklanıyor.
Araştırmanın ardındaki temel fikir, insanın doğumundan çok önce anne ve babasından rastgele bir gen kombinasyonu alması. Bu durum, bilim insanlarına genler ile karakter ve günlük tercihler arasındaki nedensel bağlantıları inceleyebilmek için doğal bir deney ortamı sağlıyor.
Tartu Ülikooli davranış genetiği profesörü Uku Vainik, Estonya kamu yayıncısı ERR'in "Tähelepanu! Tegemist on teadusega" ("Dikkat! Bu bir bilim programı") adlı bilim programında yaptığı açıklamada, aynı aileden kişilerin birbirine biraz benzediğini, ancak bunun arkasında hangi genlerin yattığının bugüne kadar büyük ölçüde bilinmediğini söyledi. Vainik'e göre bunun anlaşılması için çok sayıda insanın verisinin bir araya getirilmesi gerekiyor.
Araştırmacılar son çalışmalarında 40'tan fazla gen bankasının verisini bir araya getirerek kişiliğin genom haritasını çıkarmak üzere yaklaşık bir milyon kişinin bilgisini kullandı. Vainik, saldırganlık ya da nezaket gibi tek bir kişilik geni bulunmadığını, bu özelliklerin poligenetik olduğunu, yani kişilikle bir miktar ilişkili çok sayıda gen bulunduğunu vurguladı.
Genler zemin hazırlıyor, çevre de belirleyici
Tartu Ülikooli sağlık davranışı genetiği alanında genç araştırmacı olan Kerli Ilves, ebeveynlerden çocuğa geçen genlerin öngörülemez biçimde dağıldığını belirtti. Kişinin anne ve babasından aldığı genetik varyantların rastgele bir kombinasyon oluşturduğunu söyleyen Ilves, bunun bir "genetik piyango" gibi işlediğini ifade etti.
Doğuştan gelen genler, kişiliğe zemin hazırlıyor; ancak bu, yaşam olaylarının insan üzerindeki etkisinden önce gerçekleşiyor. Ilves, kişilik ve davranışın genetik yatkınlık ile çevresel etmenlerin karmaşık bir bileşimi olduğunu, genetiğin ise bu bağlantıların yeni bir açıdan incelenmesini sağlayan bir araç olarak görülmesi gerektiğini söyledi.
Yeni bulguların, gelecekte daha kişiselleştirilmiş ve etkili sağlık önerilerinin hazırlanmasına yardımcı olması bekleniyor. Bu tür önerilerin artık yalnızca soyut bir "ortalama insanı" hedeflememesi öngörülüyor.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Eston bilim insanları üzüm posasının değerini araştırdı
Eston bilim insanları, şarap yapım yönteminin üzüm posasının kimyasal bileşimini ve ileride nasıl kullanılabileceğini belirlediğini ortaya koydu.

Tallin'e toplu taşıma için üç alternatif uygulama geliştirildi
Estonya'nın başkenti Tallin'de geliştiriciler, resmi toplu taşıma sitesinin yetersiz kalması üzerine ücretsiz üç mobil uygulama hazırladı; uygulamalar günlük 2 binin üzerinde kullanıcıya ulaştı.

Ahvenlerin karanlık bataklık göllerine uyumu gen düğmeleriyle
Eston, Litvanya ve İsveçli bilim insanları, tatlı su levreğinin karanlık ve asidik bataklık göllerine uyum sağlarken yeni genlerden çok, mevcut genleri düzenleyen küçük Anahtarların devreye girdiğini buldu.

Kargalar insanlardan iki kat hızlı karar veriyor
Almanya'da yapılan araştırma, leş kargalarının görsel bilgiyi insan ve maymunlardan yaklaşık iki kat hızlı işleyerek karar verdiğini ortaya koydu.