Tartu saatçisi Szabo Rubin: tamir etmek benim için meditasyon
ABD doğumlu Estonya kökenli saatçi Szabo Rubin, Tartu'da mekanik saat tamiri yapıyor ve bu işin kendisi için bir meditasyon gibi olduğunu söylüyor.

ABD'de doğmuş, Estonya kökenli saatçi Szabo Rubin, Estonya devlet televizyonu ERR'nin "Ringvaade" programına verdiği demeçte mekanik saatlerin en büyük tutkusu olduğunu ve tamir etmenin kendisi için adeta bir meditasyon anlamına geldiğini anlattı.
Tartu'da beş yıldır saatçilik yapan Rubin, bu işi kendi kendine öğrenmiş. Saatlerin büyük bir tutku olduğunu belirten Rubin, "Hayatım boyunca mekanik işlere ilgi duydum. Çocukken her şeyi parçalarına ayırırdım, bazılarını tekrar bir araya da getirirdim" dedi.
İngiltere'de bir dönem bisiklet sporuyla daha yoğun ilgilenen Rubin, gerekli bisiklet parçalarını kendisi yaparken mekanik ve özellikle metal işlerine duyduğu ilgiyi daha da derinleştirdi. "Kesinlik beni çok ilgilendirmeye başladı ve yapabileceğin en ince şey mekanik bir kol saati" diye konuştu.
Rubin başlangıçta bilgilerini çeşitli forumlardan edindiğini, ardından ders kitapları satın almaya başladığını söyledi.
Gerekli parçaları kendisi üretiyor
Rubin en çok zamanını saat tamirinde gerekli yedek parçaların üretimine ayırıyor. "Bir saati bütünüyle yapabilecek yeteneğe sahibim" diyen saatçi, bu uğraşın çok "zen" bir faaliyet olduğunu, "tıpkı meditasyon gibi" hissettirdiğini ifade etti. Ona göre bu iş hem çok heyecan verici hem de yaratıcı; kesinlikle tek düze değil.
ABD'de yurt dışındaki Estonların oluşturduğu bir ailede doğan ve ardından İngiltere'ye taşınan Rubin, kökenine her zaman ilgi duymuş. "İngiltere'den buraya askerlik için geldim, bir tür görev duygusuydu. Askerlik sırasında hayat arkadaşımla tanıştım, öyle de devam etti" dedi.
"Saatler beni durmadan şaşırtabiliyor. Genelde on yıl saatlerle uğraştıktan sonra ancak işe yarar bir saatçi olduğun söylenir. Ben şimdiden yarı yarıya işe yararım" diye espri yaptı.
Çoğunlukla dede saatleri getiriliyor
Rubin'e genellikle dedelerinden kalan saatleri tamir etmek için geliniyor. Müşterilerin çoğu saati oğulları için elden geçirtmek ve ardından ona miras bırakmak istiyor. Rubin, mekanik bir saatin onlarca yıldır pratik bir eşya olmadığını, daha çok bir ilgi nesnesi ve insanların gösterip miras bırakmaktan keyif aldığı bir parça olduğunu anlattı.
Rubin'e göre şimdiye kadar tamir edilemeyecek bir saatle karşılaşmadı. "Tamiri iki yıl süren saatlerim oldu" diyen Rubin, tamir ettiği en pahalı saatin 15 bin ile 20 bin avro arasında bir değere sahip olduğunu belirtti.
İşsizlikten şikâyetçi olmadığını vurgulayan Rubin, asıl sıkıntısının zaman yetersizliği olduğunu söyledi.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Eski adalet şansölyesi: Ortodoks kilisesinin Avrupa mahkemesinde şansı az
Eski adalet şansölyesi Allar Jõks, Estonya Hristiyan Ortodoks Kilisesi ve Pühtitsa Manastırı'nın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne erken başvurduğunu belirterek şanslarının düşük olduğunu söyledi.

Erken yaşta iki dilli yetişmenin çocuğa zararı var mı?
Dilbilim araştırmaları, erken çocuklukta iki dil öğrenmenin çocuğa zarar verdiği kaygısını desteklemiyor; aksine bilişsel ve sosyal faydalar bulunuyor.

Estonya'da binden fazla evde bakıcıya ortalama 61 euro destek
Estonya'da devlet, evde bakım yapan kişilere aylık ortalama 61,47 euro destek ödüyor; bakım evi maliyeti ise günlük 50,37 euroyu buluyor.

Hiiumaa'da turizm yazı memnun etti, resmi rakamlar düşüş gösteriyor
Hiiumaa turizm işletmecileri bu yaz sezondan memnun. Ada halkı hem yerli hem yabancı ziyaretçi artışı bildiriyor; ancak resmi istatistikler yüzde 10 düşüş gösteriyor.