Raul Rebane: Sürekli şikâyet edenlerin toplumdaki yeri
Vikerraadio yorumcusu Raul Rebane, Estonya toplumunda hoşnutsuzluğu yaşam biçimine dönüştüren 'keyif kaçıran' kişilikleri sınıflandırdı ve bunun bir moda haline geldiğini yazdı.

Vikerraadio günlük yorumcusu Raul Rebane, toplumda sık görülen bir kişilik tipini ele aldı: 'keyif kaçıran' (killjoy). Rebane, bu insanları hayatın, Estonya'nın ve dünyanın düzeltilemez biçimde bozulduğuna inanan ve bu karamsarlığı sürekli herkese duyurmak isteyen kişiler olarak tanımlıyor. Cumhurbaşkanı Alar Karis'in 24 Şubat Bağımsızlık Günü konuşmasında bu olguya dikkat çektiğini ve kamuoyuna 'görüş zorbalığı' kavramını kazandırdığını hatırlatıyor.
Rebane, çocukluk tanıdıklarından birinin 10-12 yıl önce aniden değiştiğini anlatıyor: Artık onunla konuşmak mümkün değil; her şey berbat, her hükümet aptal, tüm siyasetçiler çılgın, sporcular zayıf, şarkıcıların sesi çıkmıyor, first lady'nin kıyafeti çirkin ve yollar çukurlarla dolu. Bu kişi öfkesini sosyal medyada dile getirmeye başlamış ve zamanla durum daha da kötüleşmiş; Facebook hesabında yüzlerce öfkeli paylaşım birikmiş.
Kimler en aktif şikâyetçiler?
Rebane, bir araştırmaya dayanmadığını belirterek içerik analizine göre en aktif şikâyetçi gruplarını beş başlıkta topluyor:
- Daha önce durumu iyi olanlar: Özellikle Sovyet döneminde maaşı veya statüsü daha yüksek olanlar. Bu grup 1990'ların sonu ve 2000'lerin başında kalabalıktı; sayıları ve etkinlikleri azalıyor.
- Yeni Estonya'nın rekabetine dayanamayanlar: Bir zamanlar tanınmış ve başarılı olanlar, yeni rekabet ortamında neşelerini kaybetmişler. Her meslekte, siyasette, kültürde, ETV ve radyoda görülebiliyorlar.
- Şu anda iktidarda olmayan siyasetçiler: Kendileri iktidara gelene kadar herkese ve her şeye son derece kızgınlar. İktidara gelince her şey yolunda; yerlerinden edilince yeni bir öfke döngüsü başlıyor. Öfkenin desibeli seçim öncesi belirgin şekilde artıyor.
- Sosyal medya fenomenleri ve bazı medya kişilikleri: İnsanların moralini bozmayı markalaştıranlar, zamanla 'öfke sarmalına' giriyor ve dozu sürekli artırmak zorunda kalıyorlar.
- Keyif kaçırma modası: Medyada öfke neredeyse profesyonelliğin işareti sayılıyor; katılmayan yumuşak görülme riski taşıyor.
Yazar, bunun Estonya'ya özgü olmadığını, tarih ve gelişim aşamalarına göre farklılık gösterdiğini belirtiyor. Başka yerlerde öfkeli tüketiciler veya spor taraftarları gibi farklı gruplar var.
Rebane, sürekli şikâyet edenlerin aslında çok kalabalık olmadığını vurguluyor. Bir tanıdığının kısa sürede 3.000 öfkeli yorum yazdığını, takma ad kullanmasına rağmen üslubu ve yazım hatasından tanındığını aktarıyor. Böylece nüfusun çok küçük bir kesimi medyada orantısız biçimde geniş yer buluyor. Toplumu öfkelendirmek kolay iş değil; çok zaman ve enerji gerektiriyor.
Yazar, mevcut öfke modası nedeniyle Estonya ve buradaki yaşam hakkında iyi düşünenlerin sorun yaşadığını söylüyor: Kör ve aptal sayılmadan ağızlarını açamıyorlar.
Rebane bir deney yaptığını ve tüm kötü şeyleri sıralayan bir yazı seçtiğini anlatıyor: vergi artışları, aptal hükümet, yüksek fiyatlar, Rusya'nın tavrı, düşük emekli maaşları gibi 11 madde. İnsanlara bunun doğru olup olmadığını sorduğunda hepsi hararetle onayladı. Sorun şu ki yazı Eesti Ekspress'te Eylül 2008'de yayımlanmıştı. O zaman kızanlar bugün de kızıyor, 10 yıl sonra da kızacak. Bu koşullarla değil, karakterle ve dönemin modasıyla ilgili; şu anda öfke moda.
Peki ne yapılabilir? Rebane'ye göre anahtar aslında kendi elimizde: Bu sürekli olumsuzluğun aktif tüketicisi olmamalıyız. Bırakın gürültü yapsınlar. İyi haber şu ki çoğu insan bu yolu zaten seçmiş durumda: yorum bölümlerini okumuyor, hele kendileri yazmıyor. En azından sinirlerini koruyorlar.
Bu haber ERR News (İngilizce) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Tartu Üniversitesi'nde LGBT söylemleri üzerine doktora araştırması
Tartu Üniversitesi'nde savunulan doktora tezi, Estonca medyada LGBT bireyleri tanımlayan sözcüklerin otuz yıllık değişimini inceledi.

İspanya'dan kurtarılan av köpeği Moy'un sahibi anlatıyor
Estonyalı hayvansever Maarja Sau, İspanya'da terk edilen podenco cinsi av köpeklerinin zorlu kaderini ve kurtardığı Moy'un hikâyesini paylaştı.

Estonya'da gençlere daha fazla hata yapma çağrısı
Estonyalı psikolog Dagmar Kutsar ve Töötukassa uzmanı Cathy Vivien Vahi, gençlerin kariyer seçimlerinde daha cesur davranıp hata yapmaktan korkmaması gerektiğini söyledi.

Tartu Üniversitesi: Enerji yoksulluğu ölçümü kişisel algıya takılıyor
Tartu Üniversitesi araştırmacısına göre Estonya'da enerji yoksulluğu kağıt üzerinde iyi görünse de ülkeden ülkeye değişen sıcaklık algısı karşılaştırmayı zorlaştırıyor.