Kumu'da annelik üzerine büyük sergi açılıyor
Estonya Sanat Müzesi Kumu, 6 Kasım 2026'da açılacak "Kim Annelikten Korkar?" adlı sergiyle Orta ve Doğu Avrupa sanatında annelik temasını ele alıyor.

Estonya Sanat Müzesi Kumu'nun büyük salonunda 6 Kasım 2026'da açılacak "Kes kardab emadust?" (Kim Annelikten Korkar?) adlı sergi, Orta ve Doğu Avrupa sanatında annelik temasını mercek altına alıyor. Serginin küratörü Eda Tuulberg, Kunst.ee dergisine verdiği röportajda anneliğin sürekli biçim değiştirdiğini ve her kuşağın konuyu kendi dönemine uygun biçimde ele aldığını söyledi.
Sergi 25 Nisan 2027'ye kadar açık kalacak. Tuulberg, feminist bir perspektifle kurgulanan sergide 1960'ların sonundan bu yana üretilmiş yapıtların yer aldığını belirtti. Ona göre annelik sanatta her zaman işlendi, ancak bugüne dek daha küçük mekânlarda, daha mütevazı formatlarda ya da kişisel sergiler kapsamında ele alındı.
Başlık nereden geliyor?
Serginin adı, Çek performans sanatçısı Lenka Klodová'nın 2003 tarihli "Kes kardab emadust?" adlı yapıtına gönderme yapıyor. Klodová bu işte hamile bir tanıdığının Prag'ın banliyösünde, uzun bir palto ve güneş gözlüğüyle, büyük karnını "bayrak gibi sallayarak" yürüyüşünü kaydetmişti. Tuulberg'e göre bu görüntü, çevredeki rastgele yayalarda belirgin bir rahatsızlık yarattı.
Tuulberg, 1990'lı yıllarda Çek çağdaş sanatında kadın ve anne olmayı çok aykırı bir çizgide tartışan Klodová'yı bu alanda öncü olarak nitelendirdi. Küratöre göre annelik bugün de çoğu zaman kadınların "görevi ve büyük sevinci" olarak sunuluyor; ancak annelerin bedensel gerçekliği ya da refahı konuşulmaya gelince susuluyor.
Annelik biyolojik cinsiyetle sınırlanmıyor
Tuulberg, sergide anneliği biyolojik cinsiyete bağlamak istemediğini açıkça belirtiyor. Onun çıkış noktası, Laurie Cluitmans ve Heske ten Cate'nin derlediği "Mothering Myths" antolojisindeki yaklaşıma dayanıyor: "Anne", rahmi olup olmadığına, çocuğu kendisi doğurup doğurmadığına bakılmaksızın bir başkasına bakan kişidir.
Küratör yine de kadınların tarih boyunca annelik deneyimiyle çok daha yoğun biçimde ilişkilendirildiğini kabul ediyor. Örnek olarak, erkek sanatçıların çocuklarıyla işlerini nasıl sürdürdüğünün pek sorulmadığını, Marina Abramović'in ise anne ve sanatçı rollerini birleştiremeyeceğini açıkça söyleyerek üretimi seçtiğini hatırlatıyor. Tuulberg'in amacı, çok farklı deneyimleri tek bir söylemsel alanda buluşturmak.
Küratör, sergi fikrini Kumu yönetimine sunduğunda müdür Kadi Polli'nin çalışmayı hemen büyük salona yerleştirdiğini aktardı. O dönemde bir çalışanın annelik konusunun "fazla yumuşak" olduğu yönünde itiraz ettiğini de sözlerine ekledi. Tuulberg'e göre bu tür sergiler bölgede daha önce yapıldı, ancak bu ölçekte ilk kez gerçekleşiyor.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Maarjamäe Sarayı'nda Estonya porselen tarihi sergisi açıldı
Estonya Tarih Müzesi, Tallinn'deki Maarjamäe Sarayı'nda ülkenin porselen sanayisinin tarihini anlatan 'Beyaz altın' sergisini ziyarete açtı.

Erik Roose: Finlandiya televizyonu Estonyalılara farklı bir toplum düzeni gösterdi
ERR Genel Müdürü Erik Roose, Finlandiya televizyonunun Sovyet döneminde sadece eğlence değil, aynı zamanda Batı'daki yaşam algısını da şekillendirdiğini söyledi.

Estonya dizisi 'Minu kallis ema' kadına şiddeti anlatıyor
Estonya televizyonu ETV'de yayınlanan 'Minu kallis ema' dizisinin yönetmeni Doris Kartau, dizinin toplumda göz ardı edilen sorunlara dikkat çekmeyi amaçladığını söyledi.

Marju Kõivupuu: Cadılar Bayramı Estonya geleneklerini yok etmez
Halk bilimci Marju Kõivupuu, Cadılar Bayramı'nın Estonya'nın mardi ve kadri geleneklerini ortadan kaldırmayacağını, hangi ritüellerin yaşayacağına insanların karar verdiğini söyledi.