Kırmızı algler bağışıklık hastalıkları ve cilt kanserine karşı umut vaat ediyor
Estonyalı bilim insanlarının da yer aldığı bir araştırmada, kırmızı alglerden elde edilen bileşiklerin bağışıklık sistemini güçlendirdiği, yara iyileşmesini hızlandırdığı ve melanom hücreleriyle savaştığı ortaya kondu.

Estonyalı bilim insanlarının da yer aldığı uluslararası bir araştırma, kırmızı alglerde (kırmızı deniz yosunu) bulunan bileşiklerin bağışıklık sistemi hastalıkları ve cilt kanseriyle mücadelede kullanılabileceğini ortaya koydu. Tallinn Üniversitesi, Kimya ve Biyofizik Enstitüsü (KBFI) ile Estonya Tarım Üniversitesi'nden araştırmacıların katıldığı çalışma, sıcak denizlerde yaşayan Gracilaria corticata türü kırmızı alglere odaklandı.
Bilim insanları, bu alglerden izole ettikleri polisakkaritlerin (karmaşık şekerler) etkisini fare ve insan hücreleri üzerinde test etti. Sonuçlara göre, soğuk alkali bir çözeltiyle elde edilen bileşikler bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Bu maddeler, patojenleri yutan savunma hücrelerini daha aktif hale getiriyor ve vücudun enfeksiyonla savaşmasında önemli olan nitrik oksit üretimini yaklaşık on kat artırıyor.
Sıcak çözeltiyle elde edilen bileşikler farklı etki gösteriyor
Araştırmada, sıcak çözeltiyle elde edilen bileşiklerin ise farklı bir mekanizmayla çalıştığı belirlendi. Bu maddeler, normal cilt hücrelerinin çoğalmasını teşvik ederek yara iyileşmesini hızlandırıyor. Aynı zamanda, melanom (cilt kanseri) hücrelerine saldırarak bunların bölünmesini yavaşlatıyor.
Ekip, kırmızı alglerden elde edilen bileşiklerin hücrelerdeki metabolik süreçleri yeniden düzenlediğini ifade ediyor. Soğuk çözeltiyle elde edilenler, bağışıklık hücrelerine “saldır” sinyali verirken, sıcak çözeltiyle elde edilenler kanser hücrelerinde metabolik kaos yaratıyor. Buna karşın, normal cilt hücrelerine oksidatif hasara karşı koruma sağlıyor ve onlara uygun enerji desteği veriyor.
Sonuçlar ihtiyatla karşılanmalı
Bilim insanları bulguların yeni ve daha güvenli ilaçların geliştirilmesine kapı aralayabileceğini umuyor. Ancak mevcut sonuçlar henüz yalnızca laboratuvar deneylerine dayandığı için dikkatli olunması gerektiğini de vurguluyorlar. Bu bileşiklerin canlı bir hayvan veya insan üzerinde aynı etkiyi gösterip göstermediği belirsiz. Araştırma, iScience dergisinde yayımlandı.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Estonya'da sağlık sistemi bütçesi masada: para nereye gidiyor?
Sosyal İşler Bakanı Karmen Joller, sağlık sisteminde paranın sızdığını belirterek önce verimlilik sorununun çözülmesi gerektiğini söyledi.

Estonya'da sağlık finansmanı tartışması: Bütçe açığı rezervlerle kapatılmayacak
Sağlık Bakanı Karmen Joller, Tervisekassa bütçesindeki açığı kapatmak için rezervlerin kullanılmasına karşı çıkarak sistemdeki sızıntılara dikkat çekti.

ETV canlı yayınında sağlık krizi: müdahale nasıl gelişti
ETV'nin güncel programlar genel yayın yönetmeni Peep Kala, canlı yayında sağlık krizi geçiren siyasetçiye nasıl müdahale edildiğini ve olay sonrası yapılan değerlendirmeleri anlattı.

Fizyoterapist Teniste: Eklemler sadece hareket ederek beslenir
Fizyoterapist Priit Teniste, eklemlerin yalnızca hareket sırasında beslendiğini ve sırt ağrılarının çoğunlukla zayıflıktan değil aşırı yükten kaynaklandığını söyledi.