Kanadalı uzmanlar: Tallinn ve Tartu'da otomobil hâlâ kral
Hollanda'da yaşayan Kanadalı bisiklet uzmanları Melissa ve Chris Bruntlett, Tallinn ve Tartu'da yaya ve bisiklet altyapısının olumlu geliştiğini ancak hâlâ otomobil odaklı olduğunu söylüyor.

Hollanda'da yaşayan Kanadalı ulaşım uzmanları Melissa ve Chris Bruntlett, Tallinn ve Tartu'yu ziyaret ederek iki kentte bisikletle ulaşımı deneyimledi. Çift, son yıllarda yaya ve bisiklet altyapısında ilerleme olduğunu ancak ortak bir standardın bulunmadığını belirtti. Bruntlett'ler, daha iyi seçeneklerin trafik sıkışıklığını azaltacağını ve kentleri yalnızca sürücüler için değil herkes için erişilebilir kılacağını savunuyor.
Kanada doğumlu olan ve yedi yıldır bisiklet dostu Hollanda'nın Delft kentinde yaşayan çift, dünya kentlerini Hollanda'nın ulaşım kültürü üzerinden değerlendiriyor. Chris Bruntlett, Tallinn ve Tartu'da ulaşım türlerinin dengesiz geliştiğini söylüyor: "Oldukça tutarsız bir tablo var. Sanki yalnızca bu ulaşım biçimlerini kullanan, kendini buna adamış kişiler bunu yapabiliyor." Ona göre bir kentte yaya ve bisiklet kullanımını yaygınlaştırmak için bunu cazip hale getirmek şart.
Tartu'da bisiklet sokakları olumlu örnek
Bruntlett'lere göre ideal kent ortamı, her yaştan, yetenekten ve cinsiyetten insanın kamusal yaşamdan keyif aldığı bir yer. Melissa Bruntlett, böyle bir kentte sokakların daha sosyal ve canlı olduğunu, insanları daha fazla dışarıda vakit geçirmeye teşvik ettiğini belirtiyor. Chris Bruntlett ise ulaşımın kenti herkes için daha yaşanabilir kılan bir araç olarak görülmesi gerektiğini vurguluyor.
Tartu'da çift, resmi bisiklet sokakları olan Tähtvere ve Õnne'de farklı bir deneyim yaşadı. Chris Bruntlett, yeşillik, çiçekler ve ağaçlar sayesinde bu sokakların çok daha davetkâr olduğunu, insanların vakit geçirmekten keyif aldığı ve mahalleleriyle bağ kurduğu yerler haline geldiğini söylüyor.
Tallinn'de bisiklet sürerken Melissa Bruntlett daha rahatsız edici durumlarla karşılaştı. Kentin büyüklüğü ve hareket eden insan sayısının bunda etkili olabileceğini belirten Melissa, Tartu'da çocuk, yetişkin ve yaşlıların aktif ulaşım biçimlerini daha fazla kullandığını gözlemledi. Bu durum, düzensiz gelişmeye rağmen Tartu'nun ulaşım çeşitliliğinde daha ileri olduğunu gösteriyor.
Buna karşın Bruntlett'lere göre her iki kent de hâlâ otomobil odaklı. Chris Bruntlett, "Tam Hollanda refleksiyle söylüyorum: Tallinn ve Tartu'da otomobil hâlâ kral gibi" diyor. Melissa Bruntlett ise herkesin yaşı veya sağlığı nedeniyle araba kullanamayacağını hatırlatıyor: "Otomobil özgürlüktür dersek, yalnızca araba kullanabilenlerin bu özgürlükten yararlanabileceğini söylemiş oluruz."
Uzmanlar sosyal adalete ve ortak standartlara dikkat çekiyor
Chris Bruntlett, nüfusun yaklaşık üçte birinin araba kullanacak fiziksel veya maddi imkânı olmadığını, bu grubun çoğu zaman tartışmaların dışında kaldığını belirtiyor. Çift, kimsenin arabasından vazgeçmesini istemediklerini, kent dışında yaşayanlar için arabanın anlaşılır olduğunu ancak kentlerin yalnızca banliyö sakinlerinin ihtiyaçlarına göre planlanmaması gerektiğini söylüyor.
Uzmanlara göre mesele sonunda sosyal adalete dayanıyor: Herkes topluma katılabiliyor ve hizmetlere erişebiliyor mu? Melissa Bruntlett, kent planlamasında araba kullanamayanlar için alternatifler düşünülürse kaldırımların da gerçek bir seçenek haline geleceğini ifade ediyor.
Chris Bruntlett, ulaşımın genellikle sıfır toplamlı bir oyun gibi görüldüğünü, oysa cazip alternatiflerin sürücülere de yarar sağlayacağını belirtiyor. Hollanda örneğinde yaya, bisiklet ve toplu taşıma oranları yüksek olmasına rağmen sürücülerin dünyanın en memnun sürücüleri arasında olduğunu, trafik sıkışıklığının da düşük seviyede kaldığını aktarıyor.
Çift, Tallinn ve Tartu için ulusal altyapı tasarım standartlarının faydalı olacağını söylüyor. Bu standartlar kaldırım ve bisiklet yollarının genişliğini, kullanılacak malzemeleri belirliyor. Chris Bruntlett, bisiklet yolları parça parça ve tutarlı bir ağ vizyonu olmadan inşa edilirse bisikletin ciddi bir ulaşım biçimi olarak görülmeyeceğini, nüfusun yalnızca yüzde 5-10'unun bisiklet kullanacağını belirtiyor. Kendisi yüksek standartlar koymayı, altyapıya yatırım yapmayı ve sürecin onlarca yıl sürebileceğini kabul etmeyi öneriyor: "Hollanda bugünkü noktaya 50 yılda geldi."
Bruntlett'ler Estonya ziyaretinde "Women Changing Cities" adlı yeni kitaplarını da tanıttı. Kitapta, önceki liderlerin başarısız olduğu 11 önemli kentte kadın liderlerin neden başarılı olduğu inceleniyor. Melissa Bruntlett, görüştükleri kadınların empati kurma, farklı paydaşları dinleme ve topluluk bilgisine güvenme gibi beş liderlik özelliğini öne çıkardığını söylüyor. Chris Bruntlett, dünyanın en büyük 300 kentinden yalnızca 25'inde kadın belediye başkanı olduğunu, bunun yüzde dokuzdan az olduğunu belirtiyor.
Bu haber ERR News (İngilizce) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Estonya'da 31 jeneratör kriz mağazası ortağı bekliyor
Estonya'da elektrik kesintilerine dayanıklı kriz mağazası ve benzin istasyonu ağı genişliyor; 79 mağaza hazır, 31 jeneratör ise gönüllü işletmeci arıyor.

Tallinn ağaç kesim kurallarını fotoğrafla denetlemeye hazırlanıyor
Tallinn yeni ağaç kesim düzenlemesiyle bürokrasiyi azaltmayı, izinleri netleştirmeyi ve uzaktan fotoğrafla değerlendirmeye geçmeyi hedefliyor.

Estonya'da snäkikimbu modası: hediye yerine atıştırmalık buketi
Estonyalı bir gurme uzmanı, çiçek yerine atıştırmalıklardan oluşan buketlerin nasıl hazırlandığını gösterdi. Bu hediyeler en çok erkekleri mutlu ediyor.

Tartu çevresinde okul otobüsleri kapasite sınırında
Kõrveküla okulundan Tartu yönüne giden öğrenciler aşırı kalabalık otobüslerden şikâyetçi; belediye hızlı çözüm olmadığını, yeni düzenlemenin 2028'i bulabileceğini açıkladı.