Estonyalı ürolog: Zihinsel denge yoksa mutluluk da gelmez
Estonyalı ürolog Margus Punab, mutluluğun anahtarının zihinsel denge, fiziksel aktivite ve güçlü sosyal bağlar olduğunu söylüyor.

Estonyalı ürolog Margus Punab, Estonya devlet televizyonu ERR'de yayınlanan "Hommik Anuga" programında yaşamın ilerleyen dönemlerinde mutluluğun temel koşullarını anlattı. Tartu Üniversitesi Klinik Hastanesi'nde görev yapan ve "Hayatınızın en güzel ve en özgür bölümü" adlı kitabın yazarı olan Punab'a göre en önemli etken, kişinin zihinsel durumu, yani nasıl düşündüğü.
Punab, "Zihinsel durumunuz yerinde değilse, insan mutsuz kalır" diyerek düşünce yapısının belirleyici rolüne dikkat çekti. İnsanın yalnızca bugünü etkileyebildiğini vurgulayan Punab, geçmişteki pişmanlıklara ya da gelecek korkularına takılıp kalmanın yanlış olduğunu belirtti.
Minnettarlık, affetme ve fiziksel hareketlilik
Uzman, minnettarlığın da önemli bir bileşen olduğunu söyledi: "Bugün buraya gelmemizi sağlayan birine ya da bir şeye teşekkür etmek gerekir." Affetmenin de öğrenilmesi gerektiğini ekleyen Punab, "Haklı çıkarmak zorunda değiliz, affetmeliyiz" dedi.
Fiziksel aktivite konusunda ise net bir öneri getirdi: Kalp atış hızını hafifçe yükselten 30 dakikalık hareket. Kaslara da dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Punab, üç bileşenin sürekli gözetilmesi gerektiğini belirtti: zihinsel durum ile bedensel ve zihinsel aktivite.
"Hayatımızda ilginç bir şey yoksa burada olmanın da anlamı yok. Her sabah bizi yataktan kaldıran bir şey olduğu sürece yaşarız" diyen Punab, yaşamı anlamlı kılan bir uğraşın önemine işaret etti.
Sosyal ağlar ve yalnızlık riski
Punab'a göre insanın ait olduğu bir sosyal ağa ihtiyacı var. "Genç yaşta sosyal ağ kurmak hayati önem taşıyor. Evine kapanmak çok üzücü" diyen uzman, beyni çalışır tutmak için yeni şeyler öğrenilmesi gerektiğini söyledi. Koro çalışmalarına katılmayı, dans etmeyi, yeni bir koro şarkısı ya da halk oyunu öğrenmeyi önerdi.
Punab, "Alfa insanlar, yanlarındaki destek ağı, çoğunlukla yaşam partneri ortadan kalktığında en büyük risk altındadır; hızlı bir düşüş yaşanır. Dışarıdan ne kadar baskınsa, ağ kaybında o kadar kırılgandır" değerlendirmesini yaptı. İnsanın kendini gerekli hissetmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Cinselliğin ve bedensel temasın korunmasının da önemli olduğunu belirten Punab, "Bedeninize güvenmelisiniz; bedeniniz bir faaliyetin size uygun olmadığını söylüyorsa yapmayın, her şey herkese uygun değildir" dedi.
Programın sunuculuğunu Anu Välba yaptı.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Psikoterapist: Kaygı bozukluğunu fark etmek zor olabilir
ETV+ kanalında yayınlanan "Svoja Pravda" programında uzmanlar, kaygı bozukluğunun teşhisinde davranış değişikliklerinin kritik rolünü ve erken tanının önemini tartıştı.

ETV+ yayınında kaygı bozukluğu ele alınıyor
ETV+ kanalında yayınlanan "Svoja Pravda" programının yeni bölümünde kaygı bozukluğu, doğru teşhis ve kaygının sıradan halden ayrılması konuşulacak.

Beslenme uzmanı: besleyici kahvaltı çocuğun derse odaklanmasını artırıyor
Estonyalı beslenme uzmanı Küllike Holsting, lif ve protein içeren kahvaltının okul çocuğunun dikkatini ve odaklanma becerisini artırdığını söyledi.

Estonya'da CAR-T hücre tedavisi yerli üretimle başlıyor
Estonya, kan kanseri tedavisinde kullanılan ve yurt dışında 400 bin euroya kadar çıkan CAR-T hücre tedavisini kendi laboratuvarlarında üretmeye hazırlanıyor.