saglik

Estonya'da CAR-T hücre tedavisi yerli üretimle başlıyor

Estonya, kan kanseri tedavisinde kullanılan ve yurt dışında 400 bin euroya kadar çıkan CAR-T hücre tedavisini kendi laboratuvarlarında üretmeye hazırlanıyor.

13 Eylül 2026 15:10·3 dk okuma·Estonya HaberX'te paylaşWhatsAppFacebook
Laboratuvarda mikroskop altında incelenen hücre örnekleri

Estonya, bazı kan kanseri türlerinin tedavisinde kullanılan CAR-T hücre tedavisini ülke içinde geliştirmeye başladı. Yöntem dünyada yaklaşık 2017'den bu yana uygulanıyor; ancak Estonya'da bugüne kadar erişilebilir değildi. Projede yer alan immünolog Tanel Mahlakõiv, ERR Rusça'ya bağlı Raadio 4'e verdiği mülakatta tedavinin nasıl işlediğini anlattı.

CAR-T, hastanın kendi hücrelerinden hazırlanan kişiye özel bir tedavi. Mahlakõiv'e göre bağışıklık sistemi normalde kanser hücrelerini tanıyıp yok edebiliyor, fakat bu hücreler bazen "uykuya yatıp" tümörü fark edemiyor. Tedavide hastadan alınan T-lenfositleri laboratuvarda genetik olarak değiştiriliyor; hücre yüzeyine CAR adı verilen yeni bir reseptör ekleniyor. Bu reseptör, lenfositin hastanın kanser hücrelerini tanımasını ve yok etmesini sağlıyor.

Kemoterapiden farkı ve uygulanışı

İmmünolog, kemoterapiyle farkı şöyle açıklıyor: Kemoterapide vücuda oldukça seçici olmayan toksik moleküller veriliyor ve bu yüzden çok sayıda yan etki görülüyor. CAR-T'de ise hastanın kendi bağışıklık hücreleri tümörle savaşacak şekilde eğitiliyor. İlaç, bildik bir tablet ya da iğne gibi görünmüyor: içinde alyuvarsız kan örneğine benzer şekilde bağışıklık hücreleri bulunan sıvı dolu küçük bir paket söz konusu. Hücreler damar yoluyla, genellikle bir kanül üzerinden veriliyor; uygulama hacme bağlı olarak yaklaşık bir saat sürüyor.

Mahlakõiv'e göre tedavinin en dikkat çekici yanı tek seferde yapılması. Hücreler vücuda döndükten sonra çoğalmaya başlıyor; ne kadar çok kanser hücresiyle karşılaşırlarsa o kadar hızlı çoğalıyor ve etki o kadar güçlü olabiliyor. İdeal durumda bu hücreler organizmada uzun süre kalıyor ve tek doz yeterli oluyor.

Estonya'da yöntemin bugüne kadar bulunmamasının başlıca nedeni maliyet ve teknolojik karmaşıklık. Ticari bir ürün yaklaşık 400 bin euroya mal olabiliyor; ayrıca hücre ürününün elde edilmesi ve üretimi için özel laboratuvar ve altyapı gerekiyor. Mahlakõiv, Estonya'nın küçük bir pazar olduğunu, bu nedenle büyük ilaç şirketlerinin burada üretim yapmaya pek istekli olmadığını belirtiyor. Projenin bu yüzden ilacı kendi imkânlarıyla geliştirme kararıyla doğduğunu söylüyor.

Üretim 12 günden yedi güne inebilir

Şu anki üretim süreci 12 gün sürüyor: hastadan hücre alınıyor, gerekli bağışıklık hücreleri ayrıştırılıyor, genetik materyal özel bir viral vektör aracılığıyla aktarılıyor ve hücreler laboratuvarda çoğaltılıyor. Bu yıl sürenin yedi güne indirilmesi deneniyor. Karşılaştırma için, hücrelerin dondurulup yurt dışına gönderildiği ve ilacın geri döndüğü ticari üretim 30-40 gün sürebiliyor.

Lösemi ve lenfomada süreç hızlı ilerliyor; çünkü kanser hücreleri CAR-T hücreleriyle aynı damarlarda bulunuyor ve neredeyse hemen karşılaşmaya başlıyorlar. Bir-iki gün içinde hastada ateş çıkabiliyor; bu, sürecin gerçekten işlediğinin ve hücrelerin tümörü yok ettiğinin işaretlerinden biri. Bu tepkinin kontrol altında tutulması gerekiyor, çünkü aşırı iltihap tehlikeli olabiliyor. Mahlakõiv'e göre doktorlar bununla nasıl baş edeceğini biliyor; bazı hastalarda bir hafta içinde kanser hücresi sayısı hızla düşüyor, hatta tamamen kaybolabiliyor.

Estonya'da her yıl 8 binden fazla yeni kanser vakası teşhis ediliyor ve bunun yaklaşık %7'si kan kaynaklı tümörler. Mahlakõiv, kemoterapi ve diğer geleneksel yöntemlerin birçok hastada işe yaradığını, ancak bunların yanıt vermediği hastalar için hücre tedavisinin yeni bir seçenek olabileceğini belirtiyor. Şimdilik öncelik lösemi ve lenfomada; ancak klinik araştırmalar başka hastalıklarda da umut verici sonuçlar gösteriyor.

Yöntemin katı tümörlerde uygulanması ise daha zor. Bu tümörler bir organda yerleşiyor; CAR-T hücrelerinin damarlardan çıkıp doğrudan tümöre ulaşması gerekiyor. Ayrıca tümör sıklıkla bağışıklık hücrelerini baskılayan, onları adeta "uyutan" bir ortam oluşturuyor. Bilim insanları CAR-T hücrelerinin organizmada daha uzun kalması, tümörü daha iyi bulması ve bu baskılayıcı ortama karşı koyması üzerinde çalışıyor. Glioblastom, meme, akciğer ve mide kanserinde araştırmalar sürüyor.

Proje Tartu Üniversitesi Kliniği, Kuzey Estonya Bölge Hastanesi ve biyoteknoloji şirketi Icosagen'i bir araya getiriyor. Hastaneler klinik tarafı, bilim insanları teknoloji geliştirmeyi üstleniyor; altyapı ise finansman desteğiyle kuruluyor. Mahlakõiv'e göre en zor kısım hücre üretiminin kendisi değil, kalite kontrolü: elde edilen ürünün hem hasta hem de düzenleyici makam için temiz, güvenli ve etkili olduğunun kanıtlanması gerekiyor.

Mahlakõiv, genetik teknolojileri Tartu Üniversitesi'nde öğrendiğini, ardından Fransa ve Almanya'da eğitimini sürdürdüğünü, yaklaşık on yıl da ABD'de çalıştığını anlatıyor. Hücre tedavisi geliştirmeye orada başladığını, Estonya'ya döndüğünde Eston hastaların bu tür karmaşık ve pahalı tedavilere erişimi olmadığının açıkça görüldüğünü söylüyor.

Hasta şu anda üretim için ödeme yapmıyor. Mahlakõiv, Estonya Sağlık Sigortası Fonu ile görüşüldüğünü ve üretim masraflarının karşılanmasının öngörüldüğünü belirtiyor. Estonya'daki CAR-T üretimi ticari ürüne kıyasla birkaç kat daha ucuz olabilir; ayrıca hücrelerin yurt dışına gönderilip geri gelmesi beklenmeyeceği için hasta tedaviye daha hızlı ulaşabilecek.

İmmünologa göre hedef iddialı: Estonya'da karmaşık ilaçların neredeyse sıfırdan üretilebileceğini göstermek. Ülkede bilim insanları, doktorlar, laboratuvarlar, hastaneler ve gerekli altyapı mevcut. Mahlakõiv, hedeflerinin bir noktada üretimi yedi gün yerine tek güne indirmek olduğunu da ekliyor.

#CAR-T tedavisi#Estonya#kanser#kan kanseri#immünoloji#Tartu Üniversitesi Kliniği

Bu haber ERR Rusça kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.

İlgili Haberler

Kaygı bozukluğu tedavisi gören bir kişi terapist ile konuşuyor
saglik

Psikoterapist: Kaygı bozukluğunu fark etmek zor olabilir

ETV+ kanalında yayınlanan "Svoja Pravda" programında uzmanlar, kaygı bozukluğunun teşhisinde davranış değişikliklerinin kritik rolünü ve erken tanının önemini tartıştı.

1 saat önce
Televizyon stüdyosunda program çekimi
saglik

ETV+ yayınında kaygı bozukluğu ele alınıyor

ETV+ kanalında yayınlanan "Svoja Pravda" programının yeni bölümünde kaygı bozukluğu, doğru teşhis ve kaygının sıradan halden ayrılması konuşulacak.

1 saat önce
Lif ve protein içeren sağlıklı bir okul kahvaltısı
saglik

Beslenme uzmanı: besleyici kahvaltı çocuğun derse odaklanmasını artırıyor

Estonyalı beslenme uzmanı Küllike Holsting, lif ve protein içeren kahvaltının okul çocuğunun dikkatini ve odaklanma becerisini artırdığını söyledi.

3 saat önce
Parkta koşan yaşlı bir adam
saglik

Estonyalı ürolog: Zihinsel denge yoksa mutluluk da gelmez

Estonyalı ürolog Margus Punab, mutluluğun anahtarının zihinsel denge, fiziksel aktivite ve güçlü sosyal bağlar olduğunu söylüyor.

12 saat önce