Estonya'da hava kalitesi iyi ama sınırlar kirliliği durduramıyor
Estonya Çevre Ajansı uzmanı Marek Maasikmets, ülkenin hava kalitesinin Avrupa ortalamasının üzerinde olduğunu ancak trafik, ısınma ve orman yangınlarından kaynaklanan kısa süreli kirlilik dalgalarının sağlık riskini artırdığını belirtti.

Estonya Çevre Ajansı uzmanı Marek Maasikmets, ERR Uudised'de yayımlanan değerlendirmesinde Estonya'nın hava kalitesinin Avrupa ölçeğinde iyi durumda olduğunu, ancak bunun kendiliğinden oluşmadığını vurguladı. Maasikmets'e göre temiz hava, onlarca yıllık çevre mevzuatı, gelişmiş teknolojiler ve sürekli izleme sayesinde korunuyor. Uzman, bu çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
Estonya'nın 2025 yılı dış hava izleme sonuçları, hava kalitesinin hâlâ iyi olduğunu, ince parçacık seviyelerinin uzun vadede azaldığını ve bölgesel kirliliğin düşük seyrettiğini ortaya koyuyor. Avrupa Çevre Ajansı'nın şehir karşılaştırmasında Narva, Tallinn ve Tartu, Avrupa'nın en temiz havasına sahip ilk yüzde 10'luk dilimde yer aldı.
Şehirlerde sorun kaynağı değişiyor
Buna karşın şehir içinde tablo farklılaşıyor. Tallinn kent merkezinde trafiğin etkisi belirgin şekilde öne çıkarken, Tartu'da yerel ısınma (soba ve kazan yakımı) kaynaklı kirlilik öne çıkıyor. Ida-Virumaa bölgesinde ise sanayi kaynaklı kirleticiler tabloya ekleniyor.
Maasikmets, yasal sınır değerler ile Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) daha sıkı sağlık temelli önerilerini birbirinden ayırmak gerektiğini hatırlatıyor. WHO, PM2,5 için yıllık ortalama 5 µg/m³, PM10 için 15 µg/m³ ve NO2 için 10 µg/m³ seviyelerini öneriyor. Estonya çoğunlukla yasal sınırları karşılıyor ve bazı göstergelerde WHO seviyelerine oldukça yaklaşıyor.
Örneğin Tartu'da PM2,5 yıllık ortalaması 2024'te 4,83 µg/m³ ile çok iyi bir seviyede. Ancak en yüksek günlük ortalama yaklaşık 37 µg/m³'e kadar çıktı; WHO'nun günlük önerisi ise yalnızca 15 µg/m³. Tallinn kent merkezi trafik istasyonunda NO2 yıllık ortalaması 10,62 µg/m³ olarak ölçüldü. Bu değer yasal sınırın altında ama WHO'nun önerdiği seviyenin hemen üzerinde.
Bu durum, yalnızca yıllık ortalamanın yeterli olmadığını gösteriyor. Yıllık ortalaması çok iyi olan bir şehirde bile insanların kirleticilere maruz kaldığı günler veya saatler olabiliyor. Maasikmets'e göre asıl zorluk, hem yerel hem de sınır aşan kısa süreli kirlilik artışlarını ve bunlara maruziyeti azaltmak.
Yerel kaynaklar öne çıkıyor
Büyük sanayi tesisleri ortadan kalkmadı; ancak kirlilik kontrolü ve teknolojik gelişme sayesinde toplam kirlilikteki payları azaldı. Buna karşılık insanlara çok yakın kaynaklar giderek daha önemli hale geliyor. Bunların başında yerel ısınma geliyor. Kuru ve temiz odunun düzgün çalışan bir ocakta yakılması, ıslak oduna kıyasla çok daha temiz bir yanma sağlıyor. Odunla birlikte atık yakmak ise parçacık ve toksik bileşik salımını artırdığı için özellikle kötü bir tercih.
Uzman, herkesin mahallesindeki hava için yapabileceği en basit şeylerden birinin kuru ve temiz odun kullanmak, ocağı bakımlı tutmak ve çöp yakmamak olduğunu belirtiyor. Bacadan çıkan duman saniyeler içinde herkesin soluduğu dış havaya karışıyor.
Bir diğer önemli etken trafik. Yalnızca egzoz gazları değil; lastik, yol kaplaması ve frenlerden kaynaklanan, sokağa biriken toz da sorunun parçası. Elektrikli araç egzoz salımını ortadan kaldırıyor ama lastik ve yol aşınmasını ya da yol tozunu yok etmiyor. Bu nedenle hava için en iyi araç kilometresi, hiç sürülmeyen kilometre; yürümek, bisiklete binmek ve toplu taşıma kullanmak şehir sokağında soluduğumuz havayı doğrudan etkiliyor.
Hava kirliliğinin etkisi akciğerlerle sınırlı değil. İnce parçacıklara ve diğer kirleticilere uzun süreli maruziyet; kalp-damar hastalıkları, inme, kronik solunum yolu hastalıkları ve erken ölüm riskiyle ilişkilendiriliyor. Çocuklar, yaşlılar ile kalp ve solunum yolu hastaları özellikle hassas gruplar arasında.
Estonya'da 2020'de hava kirliliğiyle ilişkilendirilen tahmini erken ölüm sayısı 1179, kaybedilen yaşam yılı sayısı ise 14 179 olarak hesaplandı. Buna rağmen eğilim net biçimde olumlu: 2010'a kıyasla hava kirliliği nedeniyle kaybedilen yaşam yılı sayısı 2020'ye kadar yüzde 29 azaldı.
Havanın temizlenmesi gerçekte insan sağlığına ve yaşam kalitesine yansıyor. Herkes gerçek zamanlı hava kalitesi verilerini õhuseire.ee adresinden takip edebiliyor. Estonya'nın hava kalitesi Avrupa karşılaştırmasında iyi ve iyileşiyor; ancak bu, işin bittiği anlamına gelmiyor. Uzman, önümüzdeki dönemde yerel sorunların, örneğin yerel ısınma, trafik ve yol tozunun yanı sıra hava koşullarına bağlı kirlilik dönemlerinin, sıcak hava dalgalarının ve orman yangınlarıyla taşınan kirliliğin daha önemli hale geleceğini belirtiyor.
Uzaktan Estonya'ya dönenler için temiz havayı derin solumak hâlâ mümkün. Ancak Maasikmets, bunun gelecek nesiller için de geçerli olması gerektiğini, temiz havanın dünyanın birçok yerinde olduğu gibi nadir bir lükse dönüşmemesi gerektiğini vurguluyor.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Tallinn mezarlıklarında yeni kurallar yürürlüğe girdi
Tallinn kent yönetimi eylülden itibaren mezarlık kullanım kurallarını değiştirdi: araç girişi artık önceden kaydedilecek, mezarlık bekçileri ise çöp ve hırsızlıkla mücadele ediyor.

Estonya'da işsizlere bir günlük deneme çalışması hizmeti başladı
Estonya İşsizlik Sigortası Kurumu, 1 Eylül'den itibaren işsizlere tek günlük deneme çalışması sunuyor; işveren ve iş arayan birbirini sözleşme öncesi değerlendirebiliyor.

Vilnius Havalimanı'nda hava alarmı: kuş sürüsü paniği
Litvanya'da Vilnius Havalimanı, olası İHA tehdidi nedeniyle uçuşları geçici olarak durdurdu; alarmın nedeni kuş sürüsü çıktı.

Narva mezarlıkları kentin gizli tarihini anlatıyor
Rehber Aleksey İvanov, Narva çevresindeki tarihi mezarlıkları gezdirerek kentin Alman işgali döneminden Sovyet yıllarına uzanan hikâyelerini gün yüzüne çıkarıyor.