Estonya'da elektrik fiyatları kış riskiyle karşı karşıya: hava şartları belirleyici olacak
Gaz fiyatları, İskandinav su rezervleri ve karbondioksit kotalarındaki artış kış aylarında elektrik fiyatlarını yükseltebilir; ancak uzmanlara göre hava koşulları piyasanın yönünü belirleyecek.

Estonya'da elektrik piyasası kış aylarına girerken fiyat artışı riski belirgin şekilde arttı. Enerji uzmanı Tiit Hõbejõgi'nin ERR News'de yer alan değerlendirmesine göre, kış aylarında elektrik fiyatlarının yaz aylarına göre daha yüksek olması bekleniyor; bununla birlikte fiyatların ne kadar yükseleceğini tahmin etmek zor. Geçen yıl ocak ve şubat aylarında görülen olağanüstü yüksek fiyatların tekrarlanıp tekrarlanmayacağı, büyük ölçüde hava koşullarına bağlı.
Tüketiciler, kış aylarındaki fiyat dalgalanmalarını göze almak ya da sabit fiyatlı bir sözleşmeyle kendilerini korumak arasında seçim yapmak durumunda. Uzmanlar, sabit fiyatlı sözleşmelerin riskli bir kış dönemi öncesinde her zamankinden daha pahalı olduğunu, ancak risklerin gerçekleşmesi hâlinde tüketiciyi ekstrem fiyatlardan koruyacağını belirtiyor.
Gaz, su rezervleri ve karbon kotaları fiyatları yukarı çekiyor
Elektrik fiyatlarındaki artış riskinin geçen yıllara kıyasla daha yüksek olmasının üç temel nedeni var. Birincisi, küresel piyasa gelişmeleri ve Orta Doğu'daki gerilimler nedeniyle gaz fiyatlarının son bir yılda yaklaşık iki buçuk kat artması. Avrupa'nın gaz depoları, sonbahara girerken yüzde 67 doluluk oranıyla 2011'den bu yana en düşük seviyesinde. Estonya'nın gazdan elektrik üretimi görece az olsa da Avrupa elektrik piyasasında fiyatlar genellikle gaz santrallerinin üretim maliyetlerine göre şekilleniyor. Geçen yıl eylülde bir gaz santralinin değişken maliyeti yaklaşık 100 avro/MWh iken bugün 180 avro/MWh'e çıkmış durumda. Bu, gaz santrallerinin piyasaya ancak fiyat 180 avro/MWh'in üzerine çıktığında gireceği anlamına geliyor. Vergi ve ücretler eklendiğinde, gaz santrallerinin fiyatı belirlediği saatlerde elektriğin tüketiciye maliyeti kilovatsaat başına 21 senti aşıyor.
İkinci etken, İskandinav ülkelerindeki hidroelektrik rezervlerinin son 30 yılın en düşük seviyesinde olması. Olağanüstü soğuk bir kış ve sıcak, kurak bir yazın ardından rezerv seviyeleri sonbahara girerken endişe verici boyutta. Ucuz hidroelektrik, normalde İskandinav elektrik fiyatlarını kıta Avrupası'nın altında tutan temel faktörlerden biriydi. Su rezervleri sonbaharda önemli ölçüde iyileşmezse, İskandinav fiyatları kıta seviyelerine yaklaşabilir ve Estonya'nın kuzeyden daha ucuz elektrik ithal etme imkânı azalabilir.
Üçüncü etken ise karbondioksit (CO₂) kota fiyatlarındaki artış. Bu artış, Avrupa genelinde fosil yakıtlı santrallerin maliyetlerini yükseltiyor ve gaz, kömür veya yağlı şeyl santrallerinin piyasaya elektrik sunma fiyat eşiğini yukarı çekiyor.
Olumlu hava koşulları en kötü senaryoyu engelleyebilir
Bu riskler, kesin olarak çok pahalı bir kış yaşanacağı anlamına gelmiyor. Hava koşulları, elektrik piyasasını şekillendiren en büyük güç hâline gelmiş durumda. Yağmurlu bir sonbahar İskandinav su seviyelerini iyileştirebilir. Rüzgârlı bir kış yenilenebilir enerji üretimini artırır. Ilık geçen kış ayları enerji tüketimini düşürür. Tüm bunlar, pahalı gaz santrallerine olan talebi azaltır.
Bu yıl Baltık piyasasına eklenen yenilenebilir enerji kapasitesi ve bataryalar da olumlu etki yapacak. Bölgedeki yeni rüzgâr çiftlikleri, yaklaşık üç Auvere santraline (900 MW) eşdeğer üretim yapacak; ilave 500 MW batarya kapasitesi de fiyatların dengelenmesine yardımcı olacak. Bu nedenle rüzgârlı ve ılık bir kışta tamamen ortalama, hatta olumlu denebilecek elektrik fiyatları görülebilir.
Rüzgâr enerjisinin olumlu etkisi bu ay da gözlendi: iyi rüzgâr koşulları sayesinde, artan gaz fiyatlarına ve düşük İskandinav su rezervlerine rağmen elektrik fiyatları geçen yıla göre yüzde 35 daha düşük kaldı. Geçen aralık ayında güçlü rüzgâr üretimi, fiyatları ocak ayına kıyasla iki kat düşük tutmuştu. Dolayısıyla bu kış rüzgâr kesilir ve sert soğuklar gelirse, bu yılın başındakinden bile yüksek fiyatlar görülebilir.
Enerji piyasası giderek daha oynak hâle geliyor; fiyat dalgalanmaları aylar veya haftalar yerine 15 dakikalık aralıklarla yaşanıyor. Fiyatlar jeopolitikten hava koşullarına kadar çok sayıda öngörülemez faktörden etkileniyor. Bu koşullarda tüketicilerin dalgalı fiyatlarla ve risklerle başa çıkma kapasitelerini değerlendirmesi gerekiyor. Öngörülebilir maliyet isteyenler ve olası fiyat sıçramalarından kaçınmak isteyenler için sabit fiyatlı elektrik sözleşmesi en uygun seçenek olarak öne çıkıyor. Piyasa fiyatlı sözleşme ise riski kabul eden, kış aylarında geçici olarak daha yüksek fatura ödemeye razı olan ve tüketimini daha ucuz saatlere kaydırabilenler için uygun. Enerji uzmanları ve tüccarlar bile hangi seçeneğin nihai olarak daha ucuz olacağını söyleyemiyor; bu, tüketim alışkanlıklarına ve gerçek piyasa fiyatlarına bağlı.
Bu haber ERR News (İngilizce) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Estonya nükleer santral için güvenlik değerlendirmesi sipariş etti
Estonya Ekonomi ve İletişim Bakanlığı, nükleer santral için altı aday bölgenin güvenlik değerlendirmesini başlattı; değerlendirmede en kötü senaryo esas alınacak.

Estonya yakıt rezervlerini yüksek fiyatlar nedeniyle bekletiyor
Estonya, mart ayında piyasaya sürdüğü yakıtı yüksek fiyatlar nedeniyle geri almıyor. Rezervler yine de 120 güne yakın tüketimi karşılayacak düzeyde.

Estonya'da feribot grevi son anda iptal edildi
Estonya küçük adalarına ulaşımı tehdit eden feribot grevi, sendika ile işletmeci Kihnu Veeteed'in anlaşmaya varmasıyla iptal edildi.

Estonya'da işsizlik sigortası primleri dört yıl değişmeyecek
Estonya hükümeti, işsizlik sigortası prim oranlarını 2027-2030 yılları arasında mevcut seviyede tutma kararı aldı.