Estonya'da eğitimcilerin dörtte üçü zorbalık yaşamış
Tartu Üniversitesi araştırması, Estonya'daki eğitimcilerin yaklaşık dörtte üçünün hayatlarında zorbalığa maruz kaldığını ortaya koydu.

Tartu Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, Estonya'daki eğitimcilerin yaklaşık dörtte üçünün hayatlarının bir döneminde zorbalık yaşadığını gösterdi. Araştırmaya göre bu deneyimler, eğitimcilerin mevcut iş yerlerini nasıl algıladıklarını da etkiliyor.
Araştırma, üniversitenin Eğitim Bilimleri Enstitüsü'nde görevli araştırmacılar tarafından yürütüldü. Çalışmanın yazarlarından Minni Aia-Utsal, amaçlarını "Zorbalık deneyimlerinin, eğitimcilerin mevcut iş yerlerindeki psikososyal faktörleri nasıl algıladıklarını görmek istedik" sözleriyle açıkladı.
Çalışmaya katılanların yaklaşık dörtte üçü, hayatlarının bir noktasında zorbalığa hedef ya da fail olarak tanık olduklarını belirtti. Araştırmacılar, Kopenhag Psikososyal Anketi'nin (COPSOQ-II) kısa versiyonunu kullanarak iş ortamının dört boyutunu değerlendirdi: öngörülebilirlik, rol netliği, liderlik kalitesi ve sosyal destek.
Zorbalık sosyal ilişkilerde ortaya çıkıyor
Aia-Utsal, zorbalığın sosyal bir olgu olduğunu ve ilişkilerden bağımsız düşünülemeyeceğini vurguladı. "Zorbalık sosyal ilişkiler gerektirir; boşlukta gerçekleşmez" diyen Aia-Utsal, bu nedenle çalışmanın zorbalık yaşamış eğitimcilerin iş yeri ilişkilerini nasıl algıladığına odaklandığını belirtti.
Ankete dayanan araştırmanın bulguları, katılımcıların iş ortamlarına ilişkin öznel algılarını yansıtıyor. Zorbalık deneyimi olmayan eğitimciler, ölçülen dört alanın tamamında en yüksek puanları verdi. En düşük puanlar ise hem okulda hem de iş yerinde zorbalığa maruz kalanlardan geldi. Bu durum, bu tür deneyimlerin eğitimcilerin iş yeri ilişkileri ve liderlik algısı üzerinde kalıcı olumsuz etkiler bırakabileceğine işaret ediyor.
Zorbalık deneyimi yalnızca okulla sınırlı kalan katılımcıların ise daha olumlu değerlendirmeler yaptığı görüldü. Aia-Utsal, bunun destekleyici bir iş yerinin kişinin geçmişteki olumsuz deneyimlerini aşmasına yardımcı olabileceğini gösterdiğini söyledi.
Okul yönetimlerine önemli görev düşüyor
Aia-Utsal'a göre okul çalışanları veliler, meslektaşları veya öğrenciler tarafından zorbalığa uğrayabiliyor. Bu nedenle okul yönetimlerinin yalnızca öğrencileri değil, öğretmenleri ve diğer personeli de koruyacak önlemler alması büyük önem taşıyor. Okulların, zorbalık yaşamış eğitimcilere destek olacak sistemlere de sahip olması gerekiyor.
"En önemli şey, bir öğretmenin ya da destek uzmanının sorunla tek başına yüzleşmek zorunda kalmamasıdır" diyen Aia-Utsal, kurumdan destek ve net sistemlerin gerekliliğini vurguladı.
Aia-Utsal ve Kristi Kõiv'in ortak çalışması, geçtiğimiz ay Open Journal of Social Sciences (JSS) dergisinde yayımlandı.
Bu haber ERR News (İngilizce) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Eğitim sendikası devlet okullarında maaş farkının korunmasını istiyor
Estonya Eğitim Personeli Sendikası, devlet genel eğitim okullarındaki öğretmenlerin toplu iş sözleşmesini yeniden müzakere etmek için haftaya Bakanlıkla masaya oturuyor.

Eston matematikçi: Matematik düşüncenin spor salonu
Eston Mühendisler Birliği Başkanı Cathy-Liis Põlluveer'e göre matematik, yapay zeka çağında problem çözme becerisini eğiten bir spor salonu. Estonya'da öğrenciler matematikte Avrupa'da zirvede ancak her dört ortaokul mezunundan biri matematik sınavında kalıyor.

Estonya'da Okul Yemeklerindeki Tuz Azlığı Tartışma Yarattı
Estonya'da 70 okul yemekhanesi velilere kapılarını açarken, bazı öğrenciler okula kendi tuzunu getiriyor.

Fransa'da lise öğrencilerinin protestolarında şiddet olayları
Fransa'da daha iyi eğitim koşulları ve daha fazla öğretmen talebiyle düzenlenen lise öğrenci protestolarında şiddetli çatışmalar yaşandı; Eğitim Bakanı değişiklik sözü verdi.