Estonya'da düşen yaşlıya polis yardımı yeniden başladı
Estonya'da 1 Eylül'den itibaren polisin düşen yaşlılara yardım etmeyi bırakması tartışma yarattı. Hükümet geçici çözümle hafta sonları ve mesai dışı saatlerde yardım sağlanmasına karar verdi.

Estonya'da evinde düşüp kalkamayan yaşlılara polisin yardım etmeyi bırakması üzerine hükümet geçici bir çözüm buldu. İçişleri Bakanlığı, hafta içi mesai saatlerinde (09.00-17.00) yardımın yerel yönetimler tarafından, diğer saatlerde ise kurtarma ekipleri, polis veya ambulans tarafından sağlanması konusunda anlaştı. Ancak bu düzenleme, sorunun kalıcı çözümü olarak görülmüyor.
Estonya'da 1 Eylül'den itibaren polis, sağlık riski taşımayan ve sadece fiziksel desteğe ihtiyaç duyan düşmüş yaşlılara yardım etmeyi bırakmıştı. Polis, bu tür çağrılara 2016 yılından bu yana 112 acil çağrı merkezi ile yaptığı işbirliği anlaşması kapsamında gidiyordu. Ancak polis, bu görevin kendi asli işi olmadığını ve gerekli ekipmana sahip olmadığını belirterek uygulamaya son verdi. Söz konusu çağrı sayısının yılda yaklaşık 600 olduğu tahmin ediliyor.
Yazar Monika Mikiver, kişisel deneyiminden yola çıkarak bu durumun yaşlılar için ne kadar büyük bir sorun olduğunu anlatıyor. Mikiver, bir yakınının evinde düştüğünü ve kendisinin onu kaldıramadığını, 112'yi aradığında ise kendisine sokaktan birini bulmasının önerildiğini aktarıyor. Sonunda saatlerce uzakta yaşayan bir aile üyesinin gelip yaşlıyı kaldırdığını ifade ediyor.
Sosyal hizmet uzmanı da tek başına kaldıramaz
Mikiver, yüksek öğrenimli bir sosyal hizmet uzmanının da bir yetişkini tek başına yerden kaldıramayacağını, bu işin özel eğitim ve ekipman gerektirdiğini vurguluyor. Yanlış kaldırma hem yaşlıya hem de yardım edene zarar verebilir. Bu nedenle çözümün sadece görevi başka bir kuruma devretmek olmadığını, 7 gün 24 saat hizmet verebilecek bir sistem kurulması gerektiğini belirtiyor.
Estonya Anayasası'nın 28. maddesi gereğince herkes sağlığının korunması ve yaşlılıkta devlet yardımı alma hakkına sahiptir. Yazar, bu hakkın yaşanılan belediyeye göre değişmemesi gerektiğini savunuyor. Estonya'da sosyal hizmetler büyük ölçüde yerel yönetimlerin sorumluluğunda. Ancak yazar, 79 belediyenin farklı uygulamaları yerine, ülke genelinde geçerli ortak bir sistem kurulması gerektiğini ifade ediyor.
Benzer sistemler İsveç, Norveç, Almanya, Finlandiya ve Letonya gibi ülkelerde mevcut. Bu ülkelerde yaşlıların evlerinde düşmeleri durumunda yardım çağırabilecekleri 24 saat hizmet veren acil yardım butonları ve eve fiziksel destek gönderebilen ekipler bulunuyor. Tallinn'de de sosyal hizmet ekipleri bu tür çağrılara cevap veriyor ancak bu uygulama ülke genelinde yaygın değil.
Mikiver, düşen yaşlının durumunun önce sağlık riski açısından değerlendirilmesi, risk yoksa bölgesel bir hızlı destek ekibinin yönlendirilmesi gerektiğini öneriyor. Tekrarlayan düşmelerin ise yaşlının evinde başka önlemler alınması için bir uyarıcı olması gerektiğini belirtiyor. Yazar, devletin yaşlıların düşme durumunda yardım alabilecekleri bir sistem kurma yükümlülüğü olduğunu vurguluyor.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Tallinli lise öğrencisi Klaara Kollist: Yetişkinlerin yapması gereken en önemli şey anlamak
Tallinli lise öğrencisi Klaara Kollist, gençlerin ruh sağlığını korumak için yetişkinlerin onları dinlemesi ve okul baskısını azaltması gerektiğini savunuyor.

ERR'in yeni televizyon binasına Estonya geleneğiyle kiremit şenliği yapıldı
Estonya Ulusal Yayın Kurumu ERR'in Tallinn'de inşa edilen yeni televizyon binası, geleneksel 'sarikapidu' töreniyle tamamlanma aşamasına geldi.

Estonya diasporası için yeni büyükelçi göreve başladı
Estonya Dışişleri Bakanlığı'nın diaspora büyükelçisi Marti Mätas, Kanada'nın Toronto kentine yaptığı ilk ziyarette her Estonun değerli olduğunu vurguladı.

ETV'de canlı yayında sağlık sorunu yaşayan konuk tartışıldı
ERR medya etik ombudsmanı Tarmu Tammerk, ETV'de canlı yayında sağlık sorunu yaşayan konuğun durumunun doğru yönetildiğini ve yayının sürdürülmesinin etik ihlal olmadığını belirtti.