Estonya'da demans hastalarının bakımı yakınlarına kalmış durumda
Estonya'da yaklaşık 27 bin demans hastasının bakımı büyük ölçüde yakınlarının omzunda. Yeni araştırma, ülke genelinde tek tip bir destek sistemine ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor.

Estonya'da demans (bunama) hastalarına bakım büyük ölçüde hasta yakınlarının omzunda. Yakınları hem günlük bakımı üstleniyor hem de sıklıkla iş hayatına devam etmek zorunda kalıyor. Yeni bir araştırma, bu ailelerin yeterli desteği alamadığını ve ülke genelinde tek tip bir yardım sisteminin kurulması gerektiğini ortaya koyuyor.
Estonya'da şu anda yaklaşık 27 bin demans hastası yaşıyor. Yaşlanan toplumda bu sayının hızla arttığı belirtiliyor. Demans hastalığı yalnızca kişinin kendisini değil, yakın çevresini de derinden etkiliyor. Demans hastalarına günlük danışmanlık veren Hanna-Stiina Heinmets, hafıza sorunları yaşayan kişilerin yakınlarının en çok kendilerine dinlenme imkânı sağlayacak hizmetlere ihtiyaç duyduğunu söylüyor.
Yakınlar iki işi birden yürütüyor
Heinmets, "Yakınların günlük işi bakım vermek; belki aynı zamanda çalışıyorlar. Neredeyse iki tam zamanlı işleri var ve çoğu kendilerine izin günü bile ayıramıyor. Sadece birinin gelip birkaç gün bakımı devralmasını istiyorlar" dedi. Demans yetkinlik merkezinde danışman olarak çalışan Heinmets, mevcut durumda pek çok yerel yönetimin evde bakım hizmetini yalnızca odun taşıma ve yiyecek getirme olarak anladığını, ancak demans hastasının ilaçlarını alması gibi konularda yardıma ihtiyaç duyduğunu anlattı. Bu durumda hasta yakınlarına genellikle bakım evine başvurmaları öneriliyor, oysa hasta henüz kendi evinde yaşayabilir durumda olabiliyor.
Öte yandan bakım evleri ağır demans hastalarını kabul etmek istemiyor. Araştırmaya göre bazı hastalar beş ya da altı bakım evinden geri çevrilmiş. Yeni araştırmadan çıkan bir başka sonuç ise yardıma erişimin kişinin yaşadığı yere göre büyük farklılıklar göstermesi.
Kırsalda durum daha zor
Politika araştırma merkezi Praxis'in analisti Jane Ester, "Kent merkezlerinde durum genellikle daha iyi. Orada gündüz merkezleri var, hizmetler daha fazla. Daha çok seçenek ve kaynak var. En zor durumda olanlar ise seyrek yerleşimli kırsal bölgeler" dedi. Ester'e göre yapılması gereken ilk iş, hem demans hastası hem de yakını için kapsamlı bir destek sistemi kurmak. Demans hastasının ailesiyle tek bir yetkili ilgilenmeli; bu kişi aileyle kendisi iletişime geçmeli, ailenin ihtiyaçlarını düzenli olarak değerlendirmeli ve aileyi kurumlar arasında yönlendirmeden doğru yardımı bulmasına yardımcı olmalı.
Sosyal Bakanlık, planlanan sağlık ve sosyal alan reformunun bu konudaki eşitsizlikleri gidereceğini belirtiyor. İki yıl içinde Avrupa Birliği fonları desteğiyle, demans hastalarının evde daha uzun süre kalmasını sağlayacak çözümlerin denenmeye başlanması bekleniyor. Sosyal Bakanlıkta engelli hakları politikası direktörü Kadri Mets, "Bu insanların hayatını kolaylaştırmak mümkün. Bugünden itibaren destek olabilecek şeyler düşünülürse, demans yetkinlik merkezinin ve bilgi hattının varlığı bile önemli. İnsanlar bugün yardım almak için buralara başvurabilir" dedi.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Estonya'da sağlık sistemi bütçesi masada: para nereye gidiyor?
Sosyal İşler Bakanı Karmen Joller, sağlık sisteminde paranın sızdığını belirterek önce verimlilik sorununun çözülmesi gerektiğini söyledi.

Estonya'da sağlık finansmanı tartışması: Bütçe açığı rezervlerle kapatılmayacak
Sağlık Bakanı Karmen Joller, Tervisekassa bütçesindeki açığı kapatmak için rezervlerin kullanılmasına karşı çıkarak sistemdeki sızıntılara dikkat çekti.

ETV canlı yayınında sağlık krizi: müdahale nasıl gelişti
ETV'nin güncel programlar genel yayın yönetmeni Peep Kala, canlı yayında sağlık krizi geçiren siyasetçiye nasıl müdahale edildiğini ve olay sonrası yapılan değerlendirmeleri anlattı.

Fizyoterapist Teniste: Eklemler sadece hareket ederek beslenir
Fizyoterapist Priit Teniste, eklemlerin yalnızca hareket sırasında beslendiğini ve sırt ağrılarının çoğunlukla zayıflıktan değil aşırı yükten kaynaklandığını söyledi.