Avrupa'da yıllar önce yasaklanan kimyasallar hâlâ sağlığı tehdit ediyor
Avrupa'da 20 yıl önce yasaklanan alev geciktiriciler (PBDE'ler) hâlâ ev tozu, eski elektronik ve geri dönüştürülmüş plastikte bulunuyor ve insan sağlığını riske atıyor.

Avrupa Birliği'nde onlarca yıl önce yasaklanan alev geciktiricilerin (PBDE'ler) izlerine hâlâ konutlarda, ofislerde ve geri dönüştürülmüş plastikte rastlanıyor. Kapsamlı bir uluslararası araştırma, Avrupalıların bu toksik kimyasallara en çok eski elektronik cihazlar ve iç mekân tozu yoluyla maruz kaldığını ortaya koydu.
İnsanlar hayatlarının büyük bölümünü kapalı mekânlarda geçiriyor. Dış havada ve yüzey sularında geçmiş kirlilik izleri azalırken, bu tehlikeli bileşikler günlük yaşamdan kaybolmuş değil. Eski akıllı telefonlar, koltuklar ve hatta siyah yemek kapları bu kimyasallarla temas için birer kaynak olabilir.
PBDE nedir ve neden tehlikeli?
Polibromlu difenil eterler (PBDE'ler), kalıcı organik kirleticilerdir. 1970-2005 yılları arasında dünya genelinde 1,5 milyon tona kadar üretildi. Üreticiler, malzemelerin kolayca alev almaması için elektronik, tekstil ve plastiğe bu maddeleri yoğun şekilde ekledi. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi'ne göre, bu bileşikler hâlâ tüm yaş grupları için risk oluşturuyor.
PBDE'lerin büyük bölümü Avrupa'da 20 yıl önce yasaklandı. Çünkü bilim insanları bu maddeleri sinir sistemi gelişim bozuklukları ve hormonal hasarla ilişkilendiriyor. Yasak, kimyasalların çevreden kaybolmasını sağlamadı. İç hava ve ev tozu hâlâ önemli kirlilik kaynağı. Örneğin Almanya'da bu organik kirleticilere ev tozuyla maruz kalma miktarı, gıdayla alım miktarına yakın.
Yeni evlerde genellikle ikame maddeler kullanılıyor; ancak eski binalarda cihazlardan hâlâ eski alev geciktiriciler sızıyor. Araştırmaya göre en yüksek kimyasal yük, işyerlerinde ve boş zaman mekânlarında bulunuyor. Yunanistan'daki bilim insanları ofislerde, elektronik mağazalarında ve internet kafelerde aşırı kirlilik seviyeleri tespit etti.
Kirlilik nasıl yayılıyor?
Bölgesel farklılıklar; mekânın kullanım amacına, havalandırmaya ve içerdeki elektronik miktarına göre değişiyor. Kimyasallar cihazlarda sabit kalmıyor; yavaşça buharlaşıp toz parçacıklarına yapışıyor. Böylece insanlar her gün kirli tozu soluyor.
Hafif bileşikler odada gaz olarak yayılırken, BDE-209 gibi ağır ve yüksek bromürlü moleküller katı parçacıklara sıkıca bağlanıyor. Bugün iç mekânlardaki zehirli kirliliğin büyük kısmını BDE-209 oluşturuyor.
Çöplüklere atılan eski elektronik ve mobilyalar durumu daha da kötüleştiriyor. Bu malzemelerin büyük kısmı döngüsel ekonomi etiketiyle tekrar kullanıma sokuluyor. Araştırmalar, yıllar önce yasaklanan PBDE'lerin gıda temaslı plastiklerde bile bulunduğunu gösteriyor. Tüketiciler, bilmeden eski zehirleri yeni formlarla sofralarına geri getiriyor.
En büyük risk, atık sektörü çalışanlarında. Elektronik sökümü ve geri dönüşüm yapan işçiler aşırı miktarda kimyasal soluyor. Finlandiya, Norveç ve İspanya'daki atık merkezleri ile geri dönüşüm tesislerinin havasında bolca alev geciktirici parçacığı bulunuyor. Araştırmacılar, metal ve araç söküm tesislerini yerel kirlilik kaynakları olarak işaret ediyor.
Zehirli toz, atık su arıtma tesislerine de ulaşıyor. Cihaz ve tekstilden ayrışan parçacıklar zeminlerden yıkanıp kanalizasyona karışıyor. Arıtma tesisleri suyu bu ağır bileşiklerden tamamen arındıramıyor. PBDE'lerin bir kısmı çamurda birikiyor ve gübre olarak tarlalara ya da nehir yataklarına karışıyor.
Çalışma, 181 önceki araştırmayı derlemesine rağmen verilerin eksik olduğunu belirtiyor. Ülkeler farklı yıllarda, farklı analiz yöntemleriyle örnek toplamış. Ülke içinde bile uzun vadeli karşılaştırılabilir ölçümler yapılmamış. Ortak bir veri tabanı olmadığından, Avrupa genelinde kirlilik değişimini gösteren kesin bir harita çizmek mümkün değil.
Bazı çalışmalarda örneklem büyüklüğü veya laboratuvar yöntemleri açıklanmamış; bu da sonuçları çarpıtıyor. Düşük kirlilik olan bölgelerde cihazlar bazı zehirleri tespit edemeyebiliyor.
Yine de yasa koyucular bu miras kirleticileri ortadan kaldırmaya çalışıyor. Avrupa Komisyonu, geri dönüştürülmüş malzemelerde PBDE sınır değerlerini düşüren yeni kurallar getirdi. Ancak döngüsel ekonomi hedefleri ile tehlikeli maddelerden kaçınma çabası çelişiyor. Eski plastiğin geri dönüşümü, yetkililerden zorlu tavizler gerektiriyor.
Araştırma ekibi, Avrupa'nın bu sorunu çözmek için daha kapsamlı ve sistematik bir yaklaşıma ihtiyacı olduğunu vurguluyor. Gelecek izleme programları; iç hava, ev tozu, atık su ve geri dönüştürülmüş malzemeleri içermeli. Çalışma Environmental Research dergisinde yayımlandı.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Estonya'da sağlık sistemi bütçesi masada: para nereye gidiyor?
Sosyal İşler Bakanı Karmen Joller, sağlık sisteminde paranın sızdığını belirterek önce verimlilik sorununun çözülmesi gerektiğini söyledi.

Estonya'da sağlık finansmanı tartışması: Bütçe açığı rezervlerle kapatılmayacak
Sağlık Bakanı Karmen Joller, Tervisekassa bütçesindeki açığı kapatmak için rezervlerin kullanılmasına karşı çıkarak sistemdeki sızıntılara dikkat çekti.

ETV canlı yayınında sağlık krizi: müdahale nasıl gelişti
ETV'nin güncel programlar genel yayın yönetmeni Peep Kala, canlı yayında sağlık krizi geçiren siyasetçiye nasıl müdahale edildiğini ve olay sonrası yapılan değerlendirmeleri anlattı.

Fizyoterapist Teniste: Eklemler sadece hareket ederek beslenir
Fizyoterapist Priit Teniste, eklemlerin yalnızca hareket sırasında beslendiğini ve sırt ağrılarının çoğunlukla zayıflıktan değil aşırı yükten kaynaklandığını söyledi.