teknoloji

Japonya'nın MMX sondası Mars'ın uydusu Phobos'a gidiyor

Japonya uzay ajansı JAXA'nın MMX sondası, Mars'ın uydusu Phobos'tan örnek getirerek uyduların kökenini aydınlatmayı hedefliyor.

20 Ekim 2026 23:25·3 dk okuma·Estonya HaberX'te paylaşWhatsAppFacebook
Japonya'nın MMX uzay sondası Mars'ın uydusu Phobos'a doğru yol alıyor

Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) tarafından fırlatılan MMX uzay sondası, salı günü erken saatlerde H3 roketinden ayrılarak Mars'a doğru yolculuğuna başladı. Görevin amacı, Mars'ın uydusu Phobos'tan Dünya'ya en az 10 gram toprak örneği getirerek Kızıl Gezegen'in uydularının nasıl oluştuğunu anlamak. Projenin başarılı olması halinde bilim insanları, örnekleri Dünya'daki laboratuvarlarda inceleyerek uydunun bileşimini çok daha yüksek hassasiyetle analiz edebilecek.

Mars'ın uydularının kökeni hâlâ gizemini koruyor

Mars'ın yörüngesinde Phobos ve Deimos adlı iki küçük uydu bulunuyor. Astronom Tõnis Eenmäe'ye göre bu uyduların boyutları ve ortalama yoğunlukları biliniyor, yüzeylerinin görüntüleri de mevcut; ancak bu tür gök cisimlerinin Mars çevresinde nasıl oluştuğu tam olarak açıklanamıyor. Bilim insanlarının öne sürdüğü birkaç hipotez var. Bir görüşe göre uydular Mars ile birlikte, gezegenden artakalan malzemeden oluştu. İkinci olasılıkta, Mars'a büyük bir gök cisminin çarpması sonucu yörüngeye savrulan yeterli miktarda madde uyduları meydana getirdi. Üçüncü hipotez ise Phobos ve Deimos'un Mars'ın yerçekimi tarafından yakalanan asteroitler olduğunu savunuyor. Bu durumda uydular Güneş Sistemi'nin daha uzak bölgelerinden gelmiş olabilir ve bileşimleri oralardaki gök cisimleri hakkında da bilgi verebilir.

MMX görevinin temel hedeflerinden biri, Phobos'tan alınacak örnekleri Dünya'ya getirmek. Örnekler, Phobos'un hangi maddelerden oluştuğunu ve bu materyalin Mars'ın kendi kayalarına mı yoksa asteroitlerin bileşimine mi daha çok benzediğini ortaya koyabilir. Bu da bilim insanlarının hangi oluşum hipotezinin daha olası olduğunu değerlendirmesine yardımcı olacak. Eenmäe, 10 gramın az göründüğünü ancak modern yöntemler için oldukça iyi bir miktar olduğunu belirtiyor; zira günümüzde kaya parçaları neredeyse atom atom incelenebiliyor.

Örneğin değeri yalnızca miktarıyla sınırlı değil. Phobos, Mars'a oldukça yakın konumda ve gezegene düşen asteroitler çarpışma sırasında uzaya kaya parçaları savurabiliyor. Bu materyalin bir kısmı zamanla Phobos'un yüzeyine ulaşabiliyor. Eenmäe'ye göre Phobos'un yüzey malzemesinin yaklaşık yüzde birinin Mars'tan geldiği tahmin ediliyor. Eğer bu tahmin doğruysa ve örnekte gerçekten Mars materyali bulunursa, görev bilim insanlarına doğal çarpışmalar sonucu uyduya ulaşmış Mars kayalarını inceleme fırsatı da sunacak.

Neden Mars'ın kendisi değil de uyduları?

Mars hakkında son yıllarda çok sayıda veri toplandı. Gezegende hâlâ geziciler ve yörüngeden görüntü alan birkaç uydu çalışıyor. Ancak yalnızca gezegeni incelemek, bilim insanlarının tüm sorularını yanıtlamaya yetmiyor. Phobos'un bileşiminin netleşmesi, Mars'ın kendisi ve Güneş Sistemi'nin erken tarihi hakkında farklı bir açıdan bilgi sağlayabilir. Bu sorulardan biri suyun kökeniyle ilgili. Bilim insanları suyun Güneş Sistemi'nin iç kısmındaki gezegenlere nasıl ulaştığını ve neden farklı gök cisimlerinde bu kadar değişken miktarlarda bulunduğunu anlamaya çalışıyor. Merkür ve Venüs görece kuru, Dünya ise su bakımından zengin. Mars'ta su hem toprakta hem de kutup bölgelerinde buz olarak bulunuyor. Eenmäe'ye göre suyun oluşumu için gerekli hafif elementler, özellikle hidrojen, genç Güneş'ten uzak bölgelerde yer almış olabilir. Dolayısıyla Phobos'un bileşimi, uydunun Mars yakınındaki malzemeden mi yoksa Güneş Sistemi'nin başka bir yerinden mi geldiğine dair ipuçları verebilir.

MMX'in başarısı birkaç zorlu aşamaya bağlı. Eenmäe, ilk zorluğun Dünya'dan ayrılmak olduğunu ve bunun başarıyla tamamlandığını söylüyor. Sıradaki önemli adım, sondanın Mars'a ulaşıp gezegenin yörüngesine yerleşmesi. Geçmişteki bazı görevler bu aşamayı da tamamlayamamıştı. Ardından sonda, Phobos'un yörüngesine girmek için manevra yapacak; mühendislerin hem Mars'ın hem de küçük uydunun yerçekimi etkisine göre yörüngeyi ayarlaması gerekiyor. Son olarak Phobos yüzeyine bir gezici indirilecek. Gezici, uyduyu inceleyerek ana uzay aracının örnek alma işlemlerine hazırlanmasına yardımcı olacak. JAXA, daha önce Ay, Mars, kuyruklu yıldızlar ve asteroitlere geziciler göndermiş olsa da Phobos yüzeyine inmek özel bir zorluk olarak öne çıkıyor.

Eenmäe'ye göre görev Phobos çevresinde yaklaşık üç yıl sürecek. Planlara göre sonda gelecek yıl eylülde Phobos'un yörüngesine ulaşacak ve örnek 2031'de Dünya'ya getirilecek. Görev sırasında astronomlar Mars'ın diğer uydusu Deimos'u da gözlemleyecek, ancak oraya iniş planlanmıyor. İki uydunun karşılaştırılması, kökenlerinin benzer mi yoksa farklı süreçlerle mi oluştuğuna dair ipuçları verebilir.

#Japonya#JAXA#Mars#Phobos#uzay sondası#MMX

Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.

İlgili Haberler

Estonya devlet televizyonu ETV'de bir stüdyo programı
teknoloji

Taavet Hinrikus ETV'nin "Esimene stuudio" programına konuk oluyor

Wise'ın ortak kurucusu ve Skype'ın ilk çalışanı Taavet Hinrikus, bu akşam ETV'de yayınlanacak "Esimene stuudio" programında girişimcilik ve yatırım üzerine konuşacak.

22 dakika önce
Uzayda yörüngede hareket eden bir uydu
teknoloji

Uzman: Rusya'nın uydu manevrası gözdağı kampanyası

Tartu Üniversitesi profesörü Mart Noorma, Rus uydusunun ABD uydusuna yaklaşmasını teknik bir gösteri olarak nitelendirerek bunun bir gözdağı kampanyası olduğunu söyledi.

1 saat önce
Yapay zeka teknolojilerini simgeleyen soyut bir görsel
teknoloji

Taavet Hinrikus: Yapay zeka her sektöre girecek

Estonyalı yatırımcı ve girişimci Taavet Hinrikus, yapay zekanın her iş alanına gireceğini belirterek Estonya sanayisinin verimliliğinin bu teknolojiyle artırılabileceğini söyledi.

1 saat önce
Restore edilen bir bataklık alanında seyrek bitki örtüsü ve su birikintileri
teknoloji

Bataklık restorasyonunda su seviyesi tek başına yetmiyor

Tartu Üniversitesi'nin yeni araştırmasına göre, kurutulmuş bataklıklarda su seviyesini yükseltmek bitki örtüsünün geri gelmesi için yeterli olmuyor.

8 saat önce