Estonya'nın bağımsızlık gününde yazar Bachmann'dan eleştirel bakış
Yazar Karin Bachmann, Estonya'nın bağımsızlık gününde vatanseverlik ve yoldaşlık kavramlarını ele alarak eğitimdeki tarih anlatısını ve savunma isteğini tartışıyor.

Estonyalı gazeteci ve yazar Karin Bachmann, ülkenin bağımsızlığının yeniden kazanılmasının yıl dönümü vesilesiyle kaleme aldığı köşe yazısında, vatanseverliğin ve yoldaşlığın (kamraadlus) önemine dikkat çekti. ERR'nin yayımladığı yazı, tarih eğitiminden ulusal savunmaya, gençlerin doğayla bağından kentsel yaşam alanlarına kadar geniş bir yelpazede eleştirel gözlemler içeriyor.
Bachmann, vatanseverliğin sadece bir duygu ve tutum olarak kalabileceğini, ancak yoldaşlığın aktif bir ilişki ve eylem gerektirdiğini vurguluyor. Yoldaş, ortak bir amaç için birlikte hareket edilen, gerektiğinde kişisel fedakârlık yapılan ve hatta ölümün göze alındığı kişidir. Yazara göre, gençlerde savunma isteği (kaitsetahe) oluşturmak için soyut vatanseverliğin pratik yoldaşlıkla birleştirilmesi gerekiyor.
Eğitimdeki tarih anlatısı sorgulanıyor
Bachmann, okullarda hâlâ zorunlu okuma olarak okutulan Enn Kippel'in 1941 tarihli 'Meelis' adlı öyküsünü sert şekilde eleştiriyor. Hikâyenin, 13. yüzyılda Estonya topraklarında Alman işgalcilere karşı savaşan Estonlar ve Ruslar arasındaki dostluğu ve fedakârlığı anlattığını, ancak bunun Sovyet döneminin ideolojisini yansıtan etik dışı bir masal olduğunu belirtiyor. Yazara göre, bu tür metinler tarihi çarpıtarak gençlerde yanlış bir bilinç oluşturuyor.
Bunun yerine, Bachmann, gerçek savaş deneyimlerini aktaran Eldor Traks'ın 'Sõjakeerises ja vangilaagris' (1992) ve 'Valu värv on punane' (1995) adlı eserlerini öneriyor. Traks, savaşın başında 17 yaşındaydı ve bu kitaplarında kendi kuşağının acı dolu hikâyesini anlatıyor. Bachmann, bu tür gerçek anlatıların gençlerin tarihle duygusal bağ kurmasını sağladığını savunuyor.
Savunma ve toplumsal sorumluluk
Yazar, büyük askeri tatbikatlar sonrası sosyal medyada yapılan şikâyetlere de değiniyor. Poligonlarda bırakılan çöplerin vahşi hayvanlar tarafından dağıtıldığı görüntülerin paylaşıldığını ancak bunların normal bir süreç olduğunu belirtiyor. Bachmann, 'onlar' diye nitelenen askerlerin, ülkeyi savunmak için eğitim yaptığını hatırlatarak, vatandaşların bu tür durumlarda yapıcı olması gerektiğini ifade ediyor.
Ukrayna'daki savaştan çıkarılan derslere de değinen Bachmann, kentlerdeki yarı kamusal alanların kriz anlarında işlevsel olması gerektiğini savunuyor. Açık ateş, odun saunası ve ortak çalışma alanları gibi imkânların hem normal zamanlarda topluluk duygusunu güçlendireceğini hem de acil durumlarda hayati önem taşıyacağını vurguluyor.
Bachmann, çocukların doğayla iç içe büyümesinin önemine de değiniyor. Aşırı korumacılık ve biyofobi (doğa korkusu) yayan korku hikâyelerinin çocukları doğadan uzaklaştırdığını, bu durumun da gelecekte savunma isteğini ve toplumsal dayanıklılığı zayıflattığını belirtiyor. Ona göre, gerçek cesaret ve yoldaşlık duygusu doğayla ve toplumla iç içe olmaktan doğuyor.
Bachmann, 'Kamraadlus on patriotism, mida praktiseeritakse' (Yoldaşlık, uygulanan vatanseverliktir) diyerek, ülkesini seven herkesi aktif sorumluluk almaya ve 'zihinsel mühimmat' (mentaalne moona) olarak nitelediği değerlere sahip çıkmaya çağırıyor.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Beslenme uzmanı: Etkili kahvaltı çocuğun ders odağını artırıyor
Estonyalı beslenme uzmanı Külli Holsting, lif ve protein içeren bir kahvaltının okul çağındaki çocukların ders başarısını ve dikkat süresini olumlu etkilediğini söyledi.

Saaremaa'dan Ukrayna'ya gönderilen eski balık ağları drone savunmasında kullanılıyor
Estonya'nın Saaremaa adasından yıllardır Ukrayna'ya gönderilen eski balık ağları, artık drone saldırılarına karşı koruma amaçlı kullanılıyor.

Hindre: Kuuse'nin görevden alınması iyi görünmüyor
Gazeteci Madis Hindre, Martin Herem'in savunma bakanı olması ve Kaimo Kuuse'nin görevden alınmasının tartışmalı olduğunu söylüyor.

Estonya'da 25 yıldır çözülemeyen üçlü cinayet dosyasında yeni iz
Estonya'da 2001'de Tartu'da işlenen ve 25 yıldır aydınlatılamayan üçlü cinayete ilişkin DNA ile umut verici bir iz bulundu, ancak soruşturma şaşırtıcı bir nedenle kapatıldı.