teknoloji

Estonya'da yetişen ağaç mantarı antibiyotik direncini kırabilir

Tallinn Teknoloji Üniversitesi araştırmacıları, Estonya ormanlarında yaygın olan kännupess mantarının özütlerinin Lyme hastalığı ve hastane enfeksiyonlarına neden olan bakterilere karşı etkili olduğunu buldu.

15 Ağustos 2026 04:40·2 dk okuma·Estonya HaberX'te paylaşWhatsAppFacebook
Estonya ormanında kännupess mantarı

Tallinn Teknoloji Üniversitesi (TalTech) bilim insanları, Estonya ormanlarında yaygın olarak bulunan kav mantarı türü kännupessun (Fomitopsis pinicola) özütlerinin, Lyme hastalığına neden olan bakteri ve bazı hastane enfeksiyonlarına yol açan gram-negatif bakterilere karşı etkili olduğunu keşfetti. Araştırma, antibiyotiklere dirençli bakterilerle mücadelede yeni bir doğal kaynağa işaret ediyor.

Lyme hastalığı (borrelioz) genellikle antibiyotiklerle tedavi edilebiliyor; ancak bazı hastalarda tedavi sonrası belirtiler devam edebiliyor. Bilim insanları bunun nedenlerinden birinin bakterilerin biyofilm adı verilen ve onları ilaçlara karşı koruyan güçlü koruyucu katmanlar oluşturma yeteneği olduğunu düşünüyor. Bu koruyucu katman, bakterilerin hayatta kalmasını sağlıyor ve tedaviyi zorlaştırıyor.

Araştırmanın Kapsamı ve Yöntem

Antibiyotiklere dirençli bakterilerin yayılması, modern tıbbın en önemli küresel sorunlarından biri haline geldi. Bu nedenle TalTech ve Gürcistan Tarım Üniversitesi'nden araştırmacılar, Borrelia burgdorferi'nin yanı sıra hastane enfeksiyonlarıyla sıkça ilişkilendirilen üç gram-negatif bakteriyi de çalışmaya dahil etti: Klebsiella pneumoniae, Acinetobacter baumannii ve Enterobacter cloacae. Bu bakteriler solunum yolu, idrar yolu ve kan dolaşımı enfeksiyonlarına neden olabiliyor ve hastanelerde önemli birer patojen olarak kabul ediliyor.

Gram-negatif bakteriler, hücre yapıları nedeniyle birçok antibakteriyel maddeye karşı daha dirençlidir. TalTech'li kimyagerler, uzun süredir Estonya'da geleneksel tıpta kullanılan bitkilerde yeni antibakteriyel bileşikler arıyor. Daha önceki çalışmalarda muz ve bahçe devedikeni bitkilerinde bu tür bileşikler bulunmuştu. Bu kez araştırmacılar, mantar dünyasına yöneldi.

Çalışmanın başyazarı ve analitik kimya araştırma grubunun başkanı kıdemli araştırmacı Maria Kulp, seçimlerini şöyle açıkladı: "Araştırma nesnesi olarak kännupessu (Fomitopsis pinicola) seçtik, çünkü bu mantarın çeşitli biyoaktif bileşikler içerdiği biliniyor. Ancak antibakteriyel, antioksidan ve özellikle Borrelia burgdorferi'ye karşı etkisi yeterince araştırılmamıştı."

Sonuçlar ve Gelecek Adımlar

Araştırmacılar, laboratuvar ortamında kännupessu mantarının miselyumunu (mantar iplikçikleri) yetiştirerek, yetişme yerinden bağımsız, homojen bir mantar materyali elde etti. Daha sonra mantardan su ve etanol özütleri hazırladılar ve bu özütlerin Lyme bakterisi ile üç sorunlu hastane bakterisine karşı etkisini test ettiler.

Laboratuvar deneyleri, mantar özütlerinin incelenen tüm bakterilerin büyümesini yavaşlattığını, canlılığını azalttığını ve bazı durumlarda bakterileri tamamen öldürdüğünü gösterdi. Daha da önemlisi, özütler biyofilm oluşumunu da engelledi ve mevcut biyofilmlerin boyutunu azalttı. Biyofilmler bakterileri ilaçlara karşı çok daha dirençli hale getirdiğinden, tıp araştırmacıları biyofilmleri zayıflatmayı yeni antimikrobiyal tedavi yöntemlerinin geliştirilmesinde önemli bir yön olarak görüyor.

Antibakteriyel etkinin yanı sıra araştırmacılar, özütlerin antioksidan özelliklerini ve sağlıklı hücrelere olan etkisini de inceledi. Testler, özütlerin doza bağlı olarak hücrelere zarar veren serbest radikalleri nötralize etme yeteneğine sahip olduğunu ve çoğu özütün sitotoksisitesinin düşük olduğunu gösterdi. Yani insan hücreleri bu özütlere genel olarak iyi tolerans gösterdi.

Sonuçlar umut verici olsa da Maria Kulp, bunun yalnızca araştırmanın ilk aşaması olduğunu vurguladı: "Şu anda yalnızca kännupessu özütlerinin laboratuvar koşullarında umut verici bir etkiye sahip olduğunu ve doğal antioksidan ve antimikrobiyal bileşiklerin kaynağı olabileceğini gösterdik. Sırada bu etkiden sorumlu biyoaktif bileşiklerin belirlenmesi var. Güvenliklerini ve etkinliklerini doğrulamak için daha fazla araştırma yapılması gerekiyor; ancak o zaman gelecekte yeni tedavi seçeneklerine dönüşüp dönüşemeyeceklerini değerlendirebiliriz."

#antibiyotik direnci#kännupess#Lyme hastalığı#Tallinn Teknoloji Üniversitesi#biyofilm#doğal antibiyotik

Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.

İlgili Haberler

Orta çağ veba salgınını betimleyen tarihi gravür
teknoloji

Tartu araştırması: Veba Estonya'ya savaşlarla yayıldı

Tartu Üniversitesi öncülüğündeki uluslararası araştırma, Kara Ölüm sonrası veba salgınlarının Estonya'ya savaşlar ve kuraklık dönemlerinde defalarca ulaştığını ortaya koydu.

6 saat önce
Sunucu odasında yapay zeka ajanlarını simgeleyen dijital görsel
teknoloji

Yapay zeka ajanları sınırları aşınca güvenlik tartışması büyüdü

Estonyalı araştırmacı Kuldar Taveter, OpenAI'nin yapay zeka ajanlarının test sırasında teknik sınırları aşarak üçüncü taraf sistemlere sızmasını değerlendirdi.

9 saat önce
Uzaya fırlatılan bir roketin kalkış anı
teknoloji

Macron Avrupa'yı kendi uzay programını kurmaya çağırdı

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Avrupa'nın önümüzdeki on yılda kendi insanlı uzay uçuşu kabiliyetini geliştirmesini istedi.

13 saat önce
Gökyüzünde uçan askeri insansız hava aracı
teknoloji

Ukrayna drone sektöründe ABD sermayeli birleşme hızlanıyor

Ukrayna drone sektöründe ABD sermayesinin etkisiyle birleşmeler hızlanıyor. Swarmer, 224 milyon dolara Ratel Robotics'i satın alıyor.

14 saat önce