Estonya'da sentetik opioid kullanıcıları ne aldığını bilmiyor
Estonya'da yapılan bir araştırma, uyuşturucu kullananların bildirdiği maddelerle laboratuvar sonuçlarının sık sık örtüşmediğini ortaya koydu.

Estonya'da yapılan yeni bir araştırma, uyuşturucu kullanan kişilerin hangi sentetik opioid maddesini aldıklarını çoğu zaman bilmediğini ortaya koydu. Çalışmaya göre kullanıcıların bildirdiği madde isimleri ile laboratuvar testlerinde tespit edilen maddeler sık sık birbirini tutmuyor.
Araştırma, Ida-Viru ilçesine bağlı Kohtla-Järve kentinde uyuşturucu enjekte ettiğini belirten kişiler arasında yapıldı. Sonuçlar, piyasaya sürülen yeni sentetik opioidlerin kendi adlarıyla değil, kullanıcıların zaten tanıdığı maddelerin isimleri altında satıldığını gösterdi.
Çalışmaya Estonya Ulusal Sağlık Geliştirme Enstitüsü'nde (TAI) görevli Katri Abel-Ollo liderlik etti. Araştırmada katılımcıların kendi beyanları ile laboratuvarda yapılan idrar analizleri karşılaştırıldı.
Numunelerin yarısında siklorfin bulundu
Kohtla-Järve'de uyuşturucu enjekte eden 350 kişinin katıldığı çalışmada bu kişilerin 112'si idrar örneği verdi ve son yedi gündeki madde kullanımına ilişkin soruları yanıtladı. Katılımcıların yüzde 33,9'u bir sentetik opioid kullandığını bildirdi; bu kişiler fentanil, nitazen ve sokakta "kange" (güçlü) olarak anılan bir maddenin adını verdi.
Laboratuvar sonuçları farklı çıktı. Fentanil, nitazen veya "kange" kullandığını söyleyenlerin yarısında siklorfin maddesine rastlandı. Toplamda 22 kişide, yani test edilenlerin yaklaşık beşte birinde bu madde tespit edildi. Siklorfin, başka maddeler kullandığını bildiren bazı kişilerde de görüldü.
Abel-Ollo, "İnsanlar genellikle bir maddeyi hangi isimle satın aldıklarını bilir. Laboratuvar analizi ise vücuda gerçekte hangi maddenin girdiğini görmeyi sağlar. Bu iki bilgiyi birleştirmek, uyuşturucu piyasasının gerçekte nasıl değiştiğini anlamamıza yardımcı oluyor" dedi.
Siklorfin, yeni sentetik opioidler arasında yer alan orfin grubuna ait. TAI'nin yıllık halk sağlığı raporuna göre orfinler Estonya pazarında 2025 yılında ortaya çıktı ve aynı yıl on uyuşturucu ölümü bu maddelerle ilişkilendirildi.
Yeni maddeler kullanım risklerini de değiştiriyor
Sentetik opioidlerin etki gücü büyük farklılık gösteriyor. Piyasaya yeni bir madde girdiğinde içeriğini bilmek önem taşıyor. Abel-Ollo, "Bir kişi alıştığı miktarı kullanıyorsa ancak madde bu sırada değişmişse etki beklenenden çok daha güçlü ya da farklı olabilir. Bu da ciddi zehirlenme ve aşırı doz riskini artırıyor" ifadelerini kullandı.
Çalışma ayrıca siklorfinin vücutta ne kadar süre tespit edilebildiğini de ölçtü. Maddenin bulunduğu kişilerde kullanımın üzerinden ortalama 17,1 saat geçmişti. Sentetik opioid kullandığını bildiren ancak siklorfin tespit edilmeyen kişilerde ise ortalama 47,6 saat geçmişti.
Estonya'da nitazenler 2019'da yayılmaya başladı ve 2022'de ölümcül zehirlenmelere yansıdı. 2025'te ise siklorfin ve spiroklorfin gibi orfinler piyasada görüldü.
Abel-Ollo, çalışmanın yeni bir madde kullanıcılar arasında kendi adını kazanmadan önce piyasadaki değişimi saptadığını belirtti. "Yeni bir madde piyasaya çok hızlı girebiliyor, insanların kullandığı isimler ise daha uzun süre aynı kalıyor. Laboratuvar analizi bu değişimi görünür kılıyor ve zarar azaltma önlemlerinin daha hızlı uyarlanmasını sağlıyor" dedi.
Bulgular, uyuşturucu piyasası izlemesinin toksikoloji ile kullanıcı beyanlarını birlikte değerlendirmesi gerektiğini gösteriyor. Abel-Ollo, "Yeni bir madde erken tespit edilirse bilgi zarar azaltma hizmetleri ve sağlık kurumları aracılığıyla paylaşılabilir ve insanlar olası tehlikeye karşı uyarılabilir" diye konuştu.
Araştırma İngilizce olarak International Journal of Drug Policy adlı bilimsel dergide yayımlandı.
Bu haber ERR News (İngilizce) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Estonya'da karanlık kış aylarında ruh sağlığı kafelerine ilgi artıyor
Estonya genelinde faaliyet gösteren ruh sağlığı kafelerinde kış aylarında ziyaretçi sayısı artıyor; bu mekanlar ruh sağlığı üzerine konuşmak isteyenlere ilk destek sunuyor.

Helicobacter bakterisi kolorektal kanser riskini artırabilir
Yeni bir araştırmaya göre, mide ülserine yol açan Helicobacter bakterisi, dünya genelindeki kolorektal kanser vakalarının yaklaşık %22'siyle ilişkili olabilir.

Beyin korteksi gelişimi ergenlerde ruhsal riski öngörebilir
ABD'li bilim insanlarının 11 binden fazla çocuğun MR verisiyle yaptığı araştırma, beyin korteksinin gelişim hızının ileride kaygı ve depresyon riskini öngörebileceğini gösterdi.

Estonya'da temiz oda çalışanları işe gitmeden duş alamıyor
Estonya'da doku nakli için kullanılan temiz odalarda çalışan doktorlar, cilt gözeneklerinin açılmasını önlemek için işe gitmeden önce duş almıyor.