Estonya'da ayı nüfusu artıyor, insana saldırı riski yükseliyor
Estonya'da mahkeme kararları ayı avını kısıtlarken, uzmanlar ayı sayısındaki artışla birlikte doğal dengenin bozulduğunu ve insanlarla tehlikeli karşılaşma olasılığının arttığını belirtiyor.

Estonya'da son dönemde alınan mahkeme kararları ayı avını önemli ölçüde kısıtlarken, uzmanlar ülkedeki ayı nüfusunun daha hızlı artacağını öngörüyor. Bu durumun doğal dengeyi bozabileceği, tarımsal zararları artırabileceği ve insanlarla tehlikeli karşılaşma olasılığını yükseltebileceği belirtiliyor.
Çevre Ajansı (Keskkonnaagentuur) yaban hayatı uzmanı Peep Männil, ERR'in "Vikerhommik" programına yaptığı açıklamada, 2025 sonbaharı itibarıyla Estonya'da yaklaşık 1100 ayı bulunduğunu söyledi. Männil, ayı sayısının nasıl belirlendiğini de anlattı.
Ayı sayımı nasıl yapılıyor?
Männil, sayımın yıl boyunca toplanan verilerin birleştirilmesiyle yapıldığını belirterek, "Ayıların sayısı nispeten fazla ve onları saymak kolay değil çünkü sürekli hareket halindeler" dedi. Ayıların bölgelerinin oldukça geniş olabileceğini ve çok geniş alanlara yayılabildiklerini ifade eden Männil, kullanılan metodolojinin kurtlar, vaşaklar ve çakallar için de geçerli olduğunu söyledi.
Männil, bireysel ayıları saymaya çalışmadıklarını, bunun imkansız olduğunu belirterek, "Bunun yerine aynı yıl yavrusu olan anneleri sayıyoruz. Bu çok daha kolay çünkü özellikle ilkbahara doğru küçük bir alanda hareket ediyorlar" dedi. Yöntemin gözlemlere dayandığını ve geçen yıl Estonya genelinde 7.000'den fazla gözlem yapıldığını ifade eden Männil, bu gözlemlerin büyük kısmını avcıların sağladığını, avcıların da giderek daha fazla orman kamerası kullandığını ve Estonya Avcılar Derneği'nin 'Jahis' adlı bir av bilgi sistemi geliştirdiğini aktardı.
Tüm gözlemlerin uzamsal ve zamansal olarak bir harita üzerinde birleştirildiğini ve aynı yıl yavrusu olan anne ayıların sayısının analiz edildiğini belirten Männil, "Ayılar iki yılda bir doğum yapar" dedi. Orman kameralarının sadece avcılarda değil, doğa meraklıları ve fotoğrafçılarında da olduğunu ve sosyal medyada bu görüntülerin çok paylaşıldığını ifade ederek, bunun ayı sayısının aniden arttığı izlenimi yaratabileceğini vurguladı.
Av kısıtlaması nüfus artışını hızlandıracak
Männil, ayı sayısının son 20 yıldır arttığını, son 10 yılda ise artış hızının yükseldiğini söyledi. Ortalama yıllık artışın yüzde 5 olduğunu belirten Männil, bu artışın düzenli avlanma nedeniyle hızlanmadığını, ancak mahkeme kararlarıyla avın kısıtlanmasının ardından nüfus artış hızının artacağının tahmin edildiğini ifade etti.
Çevre Ajansı'nın av kısıtlamasını olumsuz görmediğini, çünkü bağımsız bir kurum olarak ayı sayısının fazla ya da az olduğu yönünde bir çıkarı olmadığını belirten Männil, farklı çıkar gruplarının (avcılar, çiftçiler) bölgesel olarak ayı sayısının fazla olduğunu düşündüğünü, doğa turizmi işletmecilerinin ise daha fazla ayı görmek istediğini aktardı.
Männil, ayıların geyik yavrularına özellikle ilk haftalarda aktif olarak saldırdığını ve bu nedenle avcıların geyik avının azalabileceğini, ayrıca mısır tarlalarının çiğnenmesi gibi tarımsal zararların artabileceğini belirtti. Uzun vadede av kısıtlamasının olumlu olmadığını, ayı sayısı arttıkça çatışmaların da artacağını söyledi.
Männil, Estonya'da ayıların Orta veya Güney Avrupa'dakilere göre oldukça uysal olduğunu, ancak insana doğrudan saldırı vakalarının yaşandığını hatırlattı. Estonya'da şu ana kadar ölümle sonuçlanan bir ayı saldırısı olmadığını, Finlandiya ve İsveç'te birkaç vaka bulunduğunu, Slovakya ve özellikle Romanya'da ise neredeyse her yıl birden fazla vaka yaşandığını ifade etti. Son 25 yılda Estonya'da ayının insana saldırdığı 7 vaka olduğunu, bunların 4'ünün av sırasında yaralı ayı tarafından yapıldığını, 3'ünde ise insanların yaralandığını ve sonuncusunun 2022'de yaşandığını söyledi. Sayıların az olması nedeniyle bir trend çıkarılamayacağını, ancak ayı sayısı arttıkça saldırı olasılığının da artacağını belirtti.
Männil, ayıların insanlara yemek için değil, kendilerini savunmak için saldırdığını, bu nedenle sayı arttıkça riskin de artacağını vurguladı. Avcılığın amaçlarından birinin tür popülasyonlarında aşırı dalgalanmaları önlemek olduğunu belirten Männil, doğanın dengesinin bozulduğunu ve mahkeme kararlarının avcıların bu dengeyi koruma imkanını azalttığını ekledi.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Beslenme uzmanı: Etkili kahvaltı çocuğun ders odağını artırıyor
Estonyalı beslenme uzmanı Külli Holsting, lif ve protein içeren bir kahvaltının okul çağındaki çocukların ders başarısını ve dikkat süresini olumlu etkilediğini söyledi.

Saaremaa'dan Ukrayna'ya gönderilen eski balık ağları drone savunmasında kullanılıyor
Estonya'nın Saaremaa adasından yıllardır Ukrayna'ya gönderilen eski balık ağları, artık drone saldırılarına karşı koruma amaçlı kullanılıyor.

Hindre: Kuuse'nin görevden alınması iyi görünmüyor
Gazeteci Madis Hindre, Martin Herem'in savunma bakanı olması ve Kaimo Kuuse'nin görevden alınmasının tartışmalı olduğunu söylüyor.

Estonya'da 25 yıldır çözülemeyen üçlü cinayet dosyasında yeni iz
Estonya'da 2001'de Tartu'da işlenen ve 25 yıldır aydınlatılamayan üçlü cinayete ilişkin DNA ile umut verici bir iz bulundu, ancak soruşturma şaşırtıcı bir nedenle kapatıldı.