AB çocukların çevrimiçi güvenliği için yasa teklifi hazırladı
Avrupa Komisyonu, çocukları dijital ortamda korumayı amaçlayan EU Kids Act teklifini sundu. Teklife göre 13 yaş altı çocuklar sosyal medyaya erişemeyecek.

Avrupa Komisyonu, çocukların internet ortamında güvenliğini artırmaya yönelik önerilerini açıkladı. Öneriler arasında bazı çevrimiçi hizmetlere yaş sınırı getirilmesi ve dijital platformların çocuklarda bağımlılık yaratabilecek işlevlerden vazgeçmeye zorlanması yer alıyor. Konu, Estonya'nın ERR Rusça yayınında nöropsikolog Margarita Raçinski'nin katılımıyla değerlendirildi.
Avrupa Komisyonu, çocukların dijital ortamda korunmasını amaçlayan EU Kids Act adlı yasa teklifini Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi'nin görüşüne sundu. Teklifin kabul edilmesi hâlinde 13 yaşından küçük çocuklar sosyal medya platformlarına erişemeyecek. 13-15 yaş arasındaki ergenler için ebeveyn veya vasilerin oluşturup denetlediği "mini hesaplar" öngörülüyor. Tam kapsamlı kişisel sayfalar ise yalnızca 15 yaşından itibaren açılabilecek.
Teklif, 18 yaş altı kullanıcılara erişim sunan tüm çevrimiçi hizmetler için de bir dizi zorunluluk getiriyor. Sosyal medya, video servisleri, çevrimiçi oyunlar ve sohbet botları bu kapsamda yer alıyor. Reşit olmayan kullanıcıların profilleri varsayılan olarak kapalı olacak; konum paylaşımı ile kamera ve mikrofon erişimi devre dışı bırakılacak. Sohbet botlarının çocuklarda duygusal bağımlılık yaratacak şekilde ilişki izlenimi oluşturması yasaklanacak. Çocuklara açık çevrimiçi hizmetlerin ve uygulama mağazalarının kullanıcı yaşını doğrulaması, ancak mahremiyeti de koruması isteniyor. Büyük çevrimiçi platform sağlayıcılarının ise hizmetlerinin güvenli olduğunu daha geliştirme aşamasında kanıtlaması bekleniyor.
Beyin üzerindeki etkiye dair kanıtlar tartışmalı
Nöropsikolog Margarita Raçinski'ye göre, yaygın endişelerin aksine sosyal medya ve akıllı telefonların çocuk beyni üzerindeki olumsuz etkisine dair yüzde yüz kanıtlanmış bilimsel bulgu bulunmuyor. Mevcut araştırmaların sonuçları çoğu zaman başlangıçta kurulan hipotezlere bağlı olarak değişiyor. Araştırmacılar hem zarar hem de fayda yönünde argümanlar bulabiliyor.
Raçinski'ye göre asıl sorun dolaylı sonuçlarda yatıyor. Bunların başında, bilişsel işleyiş ve öğrenme için gerekli olan uyku düzeninin düzenli biçimde bozulması geliyor. Ancak kitaplar veya televizyon da aynı şekilde uykuya ayrılan zamanı çalabiliyor.
Raçinski, konunun dengeli bir yaklaşım gerektirdiğini belirtti. Cihazların melatonin üretimini olumsuz etkilediğini, kitabın ise aynı etkiyi yaratmadığını söyledi. Sosyal medya kullanan çocukların ruh hâline de dikkat çeken uzman, sürekli başkalarıyla kıyaslama nedeniyle öz güvenin düştüğünü ifade etti. İçerik paylaşan çocuklarda beğeni ve onay bağımlılığı oluşabildiğini, olumsuz yorum ve akran zorbalığının ise henüz tam şekillenmemiş öz güveni ciddi biçimde sarstığını ekledi.
Ergenler dijital engelleri aşmanın yolunu buluyor
16 yaş altı çocuk ve ergenlere sosyal medya yasağı getiren ilk ülke Avustralya oldu. Yaklaşık 5 milyon hesabın kapatılmasının ardından reşit olmayan kullanıcılar hızla VPN ve büyüklerinin hesaplarını kullanmaya yöneldi.
Raçinski'ye göre erişimin tümüyle yasaklanması yalnızca sosyal medyayı henüz kullanmayan çok küçük çocukların ebeveynlerini rahatlatabilir. Çevrimiçi hizmetlerle tanışmış ergenler için bu tür yasaklar doğrudan bir meydan okumaya dönüşebilir. Uzman, çocukların sosyal medyada ne aradığının önemli olduğunu vurguladı. Kendi kanallarını yürüten ve hatta bundan gelir elde eden genç bloggerların kısıtlamalarla bu imkândan yoksun kalacağını belirtti. Pasif içerik tüketicileri için de içeriğin ne olduğunun dikkate alınması gerektiğini söyledi; örneğin kahvaltıda krep yapmayı anlatan faydalı eğitim videoları izlenebiliyor. Raçinski, platformların önceden kullanılabildiğini ama artık yasaklandığını çocuklara kimin açıklayacağı sorusunu gündeme getirdi ve bunun büyük olasılıkla ebeveynler ile okula düşeceğini, bunun da yetişkinler üzerinde ciddi bir baskı oluşturacağını sözlerine ekledi.
Bu haber ERR Rusça kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

İspanya'da konut kiracıları için kitlesel protestolar
İspanya'da elli kentte on binlerce kişi kiracı haklarını koruyan acil kararnamelerin parlamentoda reddedilmesinin ardından sokağa çıktı.

ERR programı yalnızlığı tartışıyor: Lüks mü, ihtiyaç mı?
ERR Rusça yayınlanan "Svoja Pravda" programının yeni bölümü, sürekli bağlantıda olduğumuz dünyada yalnız kalmanın neden bir ayrıcalık haline geldiğini ele alıyor.

Estonya'da erkeklerin yaşam süresi kadınlardan hep kısa
Tallinn Üniversitesi araştırmacısı Mark Gortfelder'in çalışması, Estonya'da son 150 yıldır erkeklerin beklenen yaşam süresinin kadınlarınkinden belirgin biçimde düşük olduğunu ortaya koydu.

Güney Estonya'da kafes çiftliğinden 400 tavuk kurtarıldı
Estonya'da hayvan hakları örgütü kafesli bir tavuk çiftliğinden 400 tavuğu kurtardı. Kümes sahibi Lomp, çiftliklerde kalan 700 bin tavuğun kesime gönderileceğini söyledi.