teknoloji

Uzman: Sosyal medya yasağı yerine platformlar değişmeli

Estonya'da eğitim psikoloğu Grete Arro, çocuklara sosyal medya yasağının tek başına çözüm olmadığını, bağımlılık yapan platform özelliklerinin kaldırılması gerektiğini söyledi.

18 Eylül 2026 07:05·3 dk okuma·Estonya HaberX'te paylaşWhatsAppFacebook
Elinde telefonuyla sosyal medyada gezinirken ekrana bakan bir genç

Estonya'da Başbakan Kristen Michal'ın sosyal medyanın gençler üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla topladığı danışma konseyi gündeminde, platformların düzenlenmesi tartışılıyor. Konsey üyesi ve Tallinn Üniversitesi eğitim psikolojisi kıdemli araştırmacısı Grete Arro'ya göre çocukları ve gençleri sosyal medyadan tamamen uzak tutmak, platformların kendi özellikleri aynı kaldığı sürece sorunu çözmüyor.

Arro, düzenlemenin bizzat ürünü hedeflemesi ve platformları bağımlılık yapıcı hale getiren özelliklerin ortadan kaldırılması gerektiğini savunuyor. Ona göre sosyal medyanın olumsuz etkilerine dair kanıtlar oldukça geniş ve sorun yalnızca bağımlılıkla sınırlı değil. Etkiler öğrenme, ilişkiler, ruhsal ve fiziksel sağlık üzerinde görülebiliyor. "Bir şeyler yapmamız gerektiğine dair kanıt yükü çok büyük," diyor.

Arro, politika yapıcıların yalnızca belirli bir yaşın altındaki kullanımı yasaklamakla yetinmemesi gerektiğini belirtiyor. Onun önerisi, manipülatif öneri algoritmaları ve sonsuz kaydırma (scroll) gibi işlevlerin platformlarda yasaklanması veya engellenmesi.

Öte yandan Arro, sorunun tüm sosyal medyada olmadığını vurguluyor. Platformlarda insanlara yararlı olabilecek işlevler de var: kendi topluluğuyla iletişim kurmak, bağları sürdürmek, kimlik oluşturmak, ilgi duyduğu içerikleri üretmek ve arkadaşlarının paylaşımlarını görmek.

Beyin yeni olana tepki veriyor

Arro'ya göre beyin çevresel etkilere tepki veriyor ve sosyal medya söz konusu olduğunda sunduğu yenilik önem taşıyor. Platformlar çok fazla yeni bilgi sunuyor; insan bunu hoş karşılıyor, özellikle de bu bilgiye ulaşmak az çaba gerektiriyorsa. Sorun, bu yenilik deneyiminin çok erken yaşta yerleşmesiyle daha da büyüyebiliyor. Bu durumda ilerleyen yıllarda aynı hazzı başka yerlerde, örneğin öğrenmede bulmak zorlaşabiliyor.

Araştırmacı, bilim insanlarının sosyal medya kullanımı ile ruh sağlığı arasındaki ilişkileri uzun süredir incelediğini anlatıyor. Bulgular, yoğun sosyal medya kullanımının duygudurum bozukluğu belirtilerine yol açabildiğini gösteriyor; yani yalnızca hali hazırda duygusal sorunları olan kişilerin daha fazla sosyal medya kullanması söz konusu değil. Araştırmalar ayrıca sosyal medya kullanımı ile dikkat, dürtüsellik ve odaklanma yeteneği gibi öğrenmeyi etkileyen özellikler arasında bağlantılar bulmuş durumda.

Arro, sosyal medya düzenlemesini diğer ürünlerde güvenliğin sağlanmasına benzetiyor. Zaman içinde bazı ürünlerin özellikleri, insanlara zarar verebileceği ortaya çıktığında değiştirildi. Ona göre aynı ilke sosyal medyaya da uygulanabilir: belirli özellikler zararlıysa bunlara izin verilmemeli. "Çok sayıda ürünün özelliklerini düzenliyor ve 'bunun piyasaya sürülmesine izin yok' diyoruz. Şimdi bunu sosyal medya için yapmanın zamanı geldi," diyor.

Arro'ya göre sosyal medyanın olası zararlı etkileri yalnızca çocukları ve gençleri değil, ebeveynlerini ve diğer yetişkinleri de ilgilendiriyor. Çocukların sosyal medya kullanımını sınırlamanın bir yolu yaş doğrulaması olsa da bu, yetişkinlerin mahremiyeti sorusunu gündeme getiriyor. Platformlar kimlik tespiti isterse bu, yetişkinlerin gizliliğini ihlal edebilir. Arro, sosyal medyayı hayati bir hizmet ya da insan hakkı olarak görmüyor ve bunu etik bir ikilem olarak tanımlıyor: bir yanda yetişkinlerin mahremiyetinin korunması, diğer yanda çocukların esenliği.

Yaşa dayalı yasak mahremiyet nedeniyle işlemezse, Arro'ya göre platformların kendi özelliklerinin değiştirilmesine daha da fazla ağırlık verilmeli. Ona göre sosyal medyayı bağımlılık yapıcı hale getirebilen ya da zorbalığı, hızlı radikalleşmeyi ve aşırı içeriğin yayılmasını kolaylaştırabilen bir dizi özellik biliniyor. "Bunlar tek tek şirketlerin sorunları. İnsanlık bunları bu ürünün içine böyle üretebildiyse, geri de çevirebilir," diyor. Ona göre amaç, zararlı özelliklerine piyasada izin verilmeyen bir ürüne sosyal medyayı dönüştürecek çözümler bulmak.

Haberde ayrıca Facebook ve Instagram'ın ana şirketi Meta'nın, çocukları ve gençleri bağımlı hale getiren hizmetlere ilişkin davada ABD eyaletlerine önümüzdeki on yıl içinde toplam 18 milyar dolar tazminat ödemeyi kabul ettiği belirtiliyor. Anlaşma kapsamında ABD'de gençlerin sosyal medya kullanımı da sınırlandırılıyor.

#sosyal medya#Estonya#gençler#bağımlılık#dijital düzenleme

Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.

İlgili Haberler

Yapay zeka ve sunucu odası temsili görsel
teknoloji

Yapay zeka profesörü: Sohbet robotları uygarlığı yok etmez

Tartu Üniversitesi yapay zeka profesörü Meelis Kull, mevcut yapay zekanın insanlık için varoluşsal bir risk taşımadığını, asıl tehlikenin insanı aşan süper zekada olduğunu belirtti.

5 saat önce
Sosyal medya kullanan bir çocuk
teknoloji

Estonya: AB'nin çocuk koruma tasarısı platformlara sorumluluk yüklüyor

Estonya Adalet ve Dijital Bakanı Liisa Pakosta, AB'nin yeni sosyal medya düzenlemesinin platformlara daha fazla sorumluluk getirdiğini ve Estonya'nın taleplerine uyduğunu söyledi.

8 saat önce
Akıllı telefon ekranına bakan küçük bir çocuk
teknoloji

Avrupa Komisyonu 13 yaş altına sosyal medya yasağı önerdi

Avrupa Komisyonu, internet güvenliği tüzüğü kapsamında 13 yaşından küçük çocukların sosyal medyaya erişimini yasaklamayı ve tüm kullanıcılar için yaş doğrulaması getirmeyi öneriyor.

12 saat önce
Laboratuvarda araştırma için kullanılan bir fare
teknoloji

Hibrit fare beyni araştırmasında çığır açan gelişme

Stanford Üniversitesi araştırmacıları, fare beynine insan dokusu yerleştirerek nörolojik hastalıkların canlı organizmada incelenmesini sağlayan yeni bir model geliştirdi.

19 saat önce