İzlanda AB üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılması için referanduma gidiyor
İzlanda'da yarın yapılacak referandumda halk, AB ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılması konusunda oy kullanacak. Anketler halkın ikiye bölündüğünü gösteriyor.

İzlanda, yarın (Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmayacağı konusunda oldukça çekişmeli bir referandum düzenliyor. Halka doğrudan AB üyeliği isteyip istemedikleri sorulmuyor; bunun yerine, hükümetin, balıkçılık gibi hassas konular da dahil olmak üzere potansiyel bir üyelik anlaşmasının koşullarını müzakere etmeye başlamasını isteyip istemedikleri soruluyor.
Başbakan Kristrún Frostadóttir, AFP'ye yaptığı açıklamada referandumun "riskleri azaltan bir evet cevabına" zemin hazırladığını söyledi ve "Bu bir nihai karar değil, bir fırsat" dedi.
AB üyeliği için zorlu süreç
Seçmenlerden "İzlanda, Avrupa Birliği ile katılım müzakerelerine yeniden başlamalı mı?" sorusuna "evet" ya da "hayır" yanıtı vermeleri isteniyor. Soru, 400.000 nüfuslu ülkenin bağımsız kalmayı mı yoksa AB'ye bağlanmayı mı tercih edeceğiyle ilgili. "Evet" oyu çıkarsa, Brüksel ile müzakere edilecek üyelik anlaşması tekrar halk oylamasına sunulacak. Bu süreç büyük olasılıkla İzlanda anayasasında değişiklik yapılmasını ve AB üyesi ülkelerin onayını gerektirecek.
İzlanda, 2008'deki mali krizin bankalarını ve ekonomisini çökertmesinin ardından 2009'da AB'ye üyelik başvurusunda bulunmuştu. Katılım müzakereleri 2010'da başlamış ancak 2013'te iktidara gelen AB şüphecisi hükümet tarafından durdurulmuştu.
Değişen dünya düzeni
Başbakan Frostadóttir, o zamandan bu yana dünyanın değiştiğine dikkat çekerek, "AB, Hindistan ve Mercosur ile anlaşmalar imzalayarak çevresine bakıyor. Tarifelerin silah olarak kullanıldığı küresel atmosferde değişiklikler görüyoruz" dedi.
İzlanda ekonomisi yeniden iyi durumda olsa da, hane halkları hızlanan enflasyon ve fırlayan faiz oranlarıyla boğuşuyor. Merkez bankası bu yıl faiz oranlarını üç kez artırarak %8'e yükseltti. Bu durum, borçlu hane halkları için euroyu cazip bir seçenek haline getiriyor. Ayrıca, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısıyla savaşın Avrupa'ya geri dönmesi ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ele geçirme tehditleri, İzlandalıların endişelerini artırıyor.
Stratejik bir konumda bulunan ve ordusu olmayan İzlanda, savunmasını NATO ve 1951'de ABD ile yaptığı ikili anlaşmaya dayandırıyor. Bifrost Üniversitesi'nden Profesör Eiríkur Bergmann, "Son dönemde görülen jeopolitik kırılma bu referandumun ana nedeni değil. Ancak bu endişeler tartışmayı açıkça etkiliyor" ifadelerini kullandı.
Anketler, İzlandalıların AB konusunda derin bir bölünmüşlük içinde olduğunu gösteriyor. Müzakerelerin ana konusu şüphesiz balıkçılık olacak. Bu sektör, İzlanda'nın ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçası ve ülkenin mal ihracatının yaklaşık %40'ını oluşturuyor. Britanya ile yaşanan son "morina savaşları"nın üzerinden yarım yüzyıl geçmesine rağmen, birçok İzlandalı, balıkçılık alanları üzerindeki kontrolün bir kısmını bile Brüksel'e devretmeye sıcak bakmıyor.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Ukrayna, Rusya'nın 3 bin kilometre içindeki bölgeyi vurdu
Estonya Savunma Kuvvetleri istihbarat merkezi şefi Albay Ants Kiviselg, Ukrayna'nın Rusya'nın 3 bin kilometre derinliğindeki bir bölgeyi vurmayı başardığını açıkladı.

Kreml'den Litvanya'ya nükleer silah uyarısı
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Litvanya'nın topraklarına nükleer silah yerleştirmesi halinde bu ülkenin de Rus nükleer silahlarının hedefi olacağını söyledi.

İsveç'ten uyarı: Kremlin Avrupa seçimlerini hedef alabilir
İsveç Psikolojik Savunma Kurumu başkanı Magnus Hjort, Rusya'nın Avrupa'nın büyük ülkelerindeki seçimleri etkilemeye çalışabileceğini söyledi.

İsrail, Lübnan'ın güneyinde yer altı altyapısını imha etti
İsrail, Lübnan'ın güneyindeki Ali al-Taheri dağ sırasında Hizbullah'ın yer altı altyapısını imha ettiğini duyurdu; bölgede güçlü patlamalar kaydedildi.