Estonyalı yazar Jüri Kolk: İnsanın süper gücü işbirliği, süper hastalığı ise önemli yaşlı adamları yüceltmek
Estonyalı yazar ve çevirmen Jüri Kolk, yeni kitabı ve toplumsal konulara dair görüşlerini anlattı: İnsanlığın en büyük yeteneği işbirliği, en büyük hastalığı ise önemli kişileri koşulsuz yüceltmek.

Estonyalı yazar, çevirmen ve köşe yazarı Jüri Kolk, kültür dergisi Sirb'e verdiği röportajda insan doğasına dair çarpıcı tespitlerde bulundu. Kolk'a göre insanlığın süper gücü işbirliği yapabilme yeteneği, süper hastalığı ise önemli yaşlı adamları sorgusuz sualsiz yüceltme eğilimi.
2009'da şiirle edebiyata adım atan Kolk, neredeyse her türde eser verdi. 2023'te yayımlanan 'Fuuga' adlı şiir kitabıyla Estonya Kültür Sermayesi'nin yıllık edebiyat ödülünü kazandı. Yeni kitabı 'Täiesti tavalised inimesed' (Tamamen Sıradan İnsanlar) ise yazarın 20. kitabı olarak raflardaki yerini aldı. Kolk aynı zamanda Estonyalı çocukların sevdiği birçok kitabı Estonca'ya kazandırdı; Sally Harris'in 'Topelt-Felix' çevirisiyle 2021'de Paabeli Torn ödülünü aldı.
Yazar, çevirmen ve bira fabrikası çalışanı
Kolk, yalnızca edebiyatçı kimliğiyle değil, uzun yıllar A. Le Coq bira fabrikasında farklı görevlerde çalışması ve kırsaldaki yaşamıyla da tanınıyor. Röportajda günlük yaşam alışkanlıklarını da paylaşan Kolk, kahveyi elle öğüttüğünü, elektrikli tıraş makinesi yerine uzun ömürlü klasik jiletleri tercih ettiğini, telefon görüşmeleri sırasında ise tırpanla çim biçtiğini anlattı. Bilgisayar başında çalışanlara tırpanla çim biçmeyi öneren yazar, 'Bu, omuz ve sırt için çok iyi bir egzersiz. Gereksiz yere her şeyi teknolojiyle değiştirmemeliyiz, bazen eski usuller hâlâ en iyisidir' dedi.
'Herkes sıradan biri olmaya çalışıyor'
'Tamamen Sıradan İnsanlar' kitabındaki öykülerin bir kısmının daha önce dergilerde yayımlandığını belirten Kolk, sıradanlık kavramını şöyle yorumladı: 'Sıradanlıkla ilgili şudur ki, sıra dışı olmaya çalışan insandan daha komik bir şey yoktur. Herkes kendine özgüdür. Yakın bir arkadaşımın büyükannesi köylüydü ama tarla işlerinden kaçıp kitap okur, partilere giderdi; zamansız bir hippi gibiydi. İnsanlar kalıplara uymak için kendilerini zorlamamalı.'
Bir büyükbabasının birasıyla övünen, kelebek koleksiyonu yapan ve şiirler yazan biri olduğunu anlatan Kolk, 'Yakından bakınca çok az insan gerçekten sıradandır' ifadesini kullandı. Kolk, insanlığı tek bir olumsuz örnek üzerinden değerlendirmenin yanlış olduğunu vurgulayarak, 'Birinin kayıp kedi ilanına sahte bir şekilde sahip çıkıp ödül isteyen birini duyduğumuzda toplum olarak insan doğasını buna göre yargılıyoruz. Oysa bu istisnadır, kural değildir' dedi.
Kadına yönelik şiddet ve sistem eleştirisi
Geçtiğimiz günlerde ERR'de yayımlanan 'Kõik mehed' (Bütün Erkekler) başlıklı yazısında kadına yönelik şiddeti ele alan Kolk, yazının tüm erkekleri suçlayan bir metin olarak okunmasını eleştirdi. 'Ben asla tüm erkeklerin şiddet yanlısı olduğunu söylemedim. Diyorum ki, eğer sistematik bir sorun varsa buna sistematik yaklaşılmalı. Burada suç aramıyorum. Şiddetle ilgili tartışmalarda hep kadınlara ne yapması gerektiği söyleniyor; kimse şiddet uygulayan erkeklerle konuşmuyor. Sanki her gün dayak yiyen biri için 'Bu işte böyle oldu' deniyor.'
Toplumdaki alkolizm gibi sorunların da bireysel değil toplumsal çözüm gerektirdiğini savunan Kolk, 'Tıpkı pandemide toplum olarak aşılanmayı konuştuğumuz gibi, yaygın şiddete de toplumsal bir sorun olarak bakmalıyız. Çözüm, kurbanlara kıyafetlerini uzatmalarını söylemek değil, sistemin kendisini değiştirmektir' dedi.
Kolk, işbirliğinin insanlığın en büyük başarılarının temeli olduğunu ancak bunun karanlık tarafının da bulunduğunu söyledi: 'İnsanlar birbirini kopyalayarak ve taklit ederek kötü alışkanlıkları da yaygınlaştırabiliyor. Futboldaki İspanya Milli Takımı bunun güzel bir örneği; turnuvayı kazanmalarının sebebi bireysel yıldızlara değil, takım oyununa dayanmalarıydı.'
Feminizm ve aktivizm
Kendini feminist olarak tanımlamaktan çekinmediğini belirten Kolk, femizmin kadın egemenliği değil, mümkün olduğunca herkes için eşit fırsatlar anlamına geldiğini söyledi. Pek çok kişinin içini doldurmadan kavramları kullandığını ifade eden Kolk, 'Ben ateistim ama Trump'a oy verenlerden daha Hristiyanım' diyerek, bu tür etiketlerin içinin boşaltılmasını eleştirdi.
Miranda July'nin 'Käpuli' romanı, Lucia Berlin'in 'Koduabilise käsiraamat' ve Leonora Carrington'ın 'Kuuldesarv' eserleri gibi feminist edebiyatın önemli örneklerini Estoncaya kazandıran Kolk, çeviride cinsiyetin rolüne de değindi: 'Bu kitapları çevirmek için uygun biri olup olmadığımı düşündüm. Ama edebiyatın anlamı, başka bir dünyaya girebilmektir. Kadın olduğu için daha iyi çevirebilecek birini bulursam geri çekilirim. Eksiklerim varsa bunun sebebi cinsiyetim değil, yorgunluk ya da yeteneksizliktir.'
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Pärnu'da ilk sinema gösteriminin 130. yılı sergiyle anılıyor
Estonya'nın Pärnu kentinde, ilk sinema gösteriminin 130. yıl dönümü dolayısıyla kentin sinema tarihini anlatan bir sergi açıldı.

Tuttelberg'in 'Linnud läinud' filmine Avrupa animasyon ödülü
Anu-Laura Tuttelberg'in yönettiği 'Linnud läinud' (Kuşlar Gitti), Emile Awards'ta en iyi deneysel kısa film ödülünü kazandı.

Estonya Drama Tiyatrosu bilet satışına sınır getirdi
Estonya Drama Tiyatrosu, müşteri tepkileri sonrası tek gösterim için kişi başı bilet sınırını önce ikiye, ardından dörde çekti; grup rezervasyonları ise durduruldu.

Maarjamäe Sarayı'nda Estonya porselen tarihi sergisi açıldı
Estonya Tarih Müzesi, Tallinn'deki Maarjamäe Sarayı'nda ülkenin porselen sanayisinin tarihini anlatan 'Beyaz altın' sergisini ziyarete açtı.