Estonya'da "Tüdrukute saar" sergisi: Kadınların hayalindeki ada
Tallinn'deki EKA galerisinde açılan grup sergisi, bakım ve ütopya temalarını işleyen minyatür heykellerle ziyaretçiyi farklı bir dünyaya davet ediyor.

Estonya Sanat Akademisi (EKA) galerisinde 6 Eylül'e kadar açık olan "Tüdrukute saar" (Kızların Adası) adlı grup sergisi, izleyiciyi bakım ve ütopya kavramları üzerine düşünmeye çağırıyor. Sergi, sanatçıların şiddet, cinsiyetçilik ve iklim krizi gibi sorunlarla örülü dünyaya karşı bir alternatif olarak "bakım"ı merkeze alan bir ada tahayyülü sunuyor.
Sergi, ilk bakışta oldukça sade görünüyor: birkaç büyük pastel kumaş parçası, üzerlerine işlenmiş renkli figürler, insanlar, atlar, kuşlar ve gözyaşları. Salonun ortasında, üzerinde işlemeli mesajlar bulunan bir masa örtüsüyle kaplı bir masa ve fonda hafif bir melodi çalıyor. Ancak zamanla ziyaretçi, etrafındaki onlarca minyatür heykelciği fark etmeye başlıyor: farklı renklerde, farklı formlarda, kadın bedenlerini betimleyen küçük seramik figürler. Bu figürler, izleyiciyi eğilmeye, küçülmeye ve onları keşfetmeye zorluyor.
Bakımın altını çizmek
Serginin ana fikri, toplumda genellikle değersizleştirilen "bakım" pratiğini ön plana çıkarmak. Sergi küratörlerine göre, bakım, empati ve misafirperverlik çoğunlukla feminenlikle ilişkilendirildiği için küçümseniyor; ancak bu sergi, bu kavramların aslında daha yaşanabilir bir dünya için ne kadar kritik olduğunu vurguluyor. Sanatçılar, bu "yumuşak" temaları işleyerek izleyiciyi, insan olmayan varlıkları da kapsayan daha kapsayıcı bir dünya hayal etmeye teşvik ediyor.
Ziyaretçiler, masada duran işlemeli mesajlardan birinde "Bir kuşun ve bir ineğin arkadaşı olmak istiyorum" yazısını okuyor. Tavandan sarkan renkli iplerle bağlı kağıttan kuşlar, minyatür heykellerin üzerinde süzülüyor. Sergi alanı, tıpkı minyatür bir dünya gibi, büyük ve küçük arasında sürekli bir ölçek oyunu oynatıyor. Ziyaretçi, kendi bedeninin oranlarını ve doğadaki varlıklara karşı duyarlılığını sorgulamaya başlıyor.
Savaştan kaçan kadınların hikayesi
Serginin ikinci katında yer alan video, savaşın kadınlar üzerindeki etkisini ele alıyor. "Kadınların Savaşı" adlı video, Ukrayna'dan kaçmak zorunda kalan kadınların deneyimlerine odaklanıyor. Videoda, savaşın cephede kalan erkeklerin kadar kadınların da hayatını nasıl etkilediği anlatılıyor. Kadınların evlerini, işlerini ve güvenli ortamlarını kaybederek Litvanya, Polonya, Estonya, Almanya, Danimarka, İngiltere, Portekiz ve Kanada gibi birçok farklı ülkeye dağılmak zorunda kaldıkları ifade ediliyor.
Video, savaş nedeniyle dünyanın dört bir yanına savrulan kadınların, aslında hepsinin ortak bir sığınak, birbirlerine destek olabilecekleri, birlikte dikiş işleyebilecekleri, çay içip hayal kurabilecekleri güvenli bir 'ada'ya duydukları özlemi gözler önüne seriyor. Sanatçıların, serginin merkezine bir 'ada' fikrini koymasının nedeni de bu. Sergi, adanın sadece bir kaçış değil, aynı zamanda kolektif bir ütopya alanı olabileceğini gösteriyor: Şiddetin gölgesinde kalmış kadınların kendi dünyalarını inşa edebilecekleri, dayanışma içinde yaşayabilecekleri bir yer. Ziyaretçi, bu 'ada' fikrini benimseyerek sergiden ayrılıyor.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Tallinn'de Mats Traat'ın evine anı plaketi yerleştirildi
Estonyalı yazar Mats Traat'ın Tallinn'deki evinin duvarına anı plaketi törenle açıldı; plaket Yaz Edebiyat Sokağı Festivali'nin ön etkinlikleri kapsamında tanıtıldı.

Tallinn'de David Bowie fotoğraf sergisi açılıyor
Japon fotoğrafçı Masayoshi Sukita'nın David Bowie fotoğraflarından oluşan sergi, 9 Ekim'den itibaren Tallinn'deki Poco Sanat Müzesi'nde görülebilecek.

Ulusal Kütüphane 3,4 milyon esyayı taşımayı bitirdi
Estonya Ulusal Kütüphanesi, Tõnismäe binasındaki depolarına 3,4 milyon kitap, nota ve sanat eserini geri taşıma sürecini tamamladı; kütüphane 28 Mayıs 2027'de yeniden açılacak.

August Sai altı yıl aradan sonra Tütar Galerisi'nde sergi açtı
Estonyalı ressam August Sai, altı yıllık aranın ardından Tütar Galerisi'nde "Värvinahas" adlı kişisel sergisini açtı; sergide yağlı deri tekniğiyle yapılmış resimler yer alıyor.