Estonya'da sinema sanatı kolektif hafıza için araç oldu
Estonyalı akademisyen Hanna Aunin, film sanatının kolektif hafızayı şekillendirmedeki rolünü irdeledi.

Estonyalı akademisyen Hanna Aunin, sinema filmlerinin yalnızca anıları yansıtmakla kalmayıp, geçmişin hem bireysel hem de kolektif olarak nasıl hatırlandığını aktif biçimde şekillendirdiğini öne sürdü. Aunin'in Sirb dergisinde yayımlanan makalesinde ele aldığı bu yaklaşım, özellikle Estonya'nın Sovyet dönemine dair hafızasının oluşumunda sinemanın ne denli belirleyici olduğunu gösteriyor.
Makalede ilk olarak 1989'da vizyona giren ve ülkenin ilk toplu sürgün dramalarından biri olan "Äratuss" filmi örnek veriliyor. Yunan yönetmen Jüri Sillart'ın filmi, 1949 Mart ayında Estonya'da yaşanan toplu sürgünlerin bir gününü, sevenlerin gözünden anlatıyordu. Filmin o dönemdeki karşılığı ise çok da olumlu olmamış ve birçok eleştirmen, filmdeki sanatsal ifadenin sürgünlerin yaşadığı acıyı gölgede bıraktığını savunmuştu.
Görgü tanıklarıyla hesaplaşma dönemi
Aunin, filmlere dönemin canlı hafızasının nasıl sızdığını da değerlendiriyor. Örneğin, tarihsel olayları birebir yaşamış tanıkların henüz hayatta olması, filmlerin yalnızca bir sanat yapıtı olmaktan çıkıp, toplumun hafıza mücadelesinin parçası hâline geldiğini gösteriyor. Bu durumu Alman bilim insanı Aleida Assmann'ın tanımıyla "yüzen bir boşluk" olarak adlandıran Aunin, geçmişle ilişkilenen bu kuşaklar arası geçişin, gelecekte filmlerin ve kültürel metinlerin belirleyiciliğini artırdığını söylüyor.
Makalenin devamında Baltık ülkelerinin Sovyet sonrası hafıza politikalarıyla sinema arasındaki ilişki irdeleniyor. Özellikle Estonya, Letonya ve Litvanya'daki yönetmenlerin 2015 yapımı "1944" gibi popüler savaş filmlerinin yanı sıra, sürgün edenler ve işbirlikçilerin de dahil olduğu karmaşık tarihsel süreçleri ele alan yapımlarla karşımıza çıktığı vurgulanıyor.
Aunin, sinemanın yalnızca Estonya içinde değil, ülke sınırlarının ötesinde de Baltık ülkelerinin geçmişini anlatan en etkili araçlardan biri olduğunu savunuyor. Bölge ülkelerinin sinema tarihinde yer edinmiş çok sayıda örneğe değinen akademisyen, geçmişi belleklerde diri tutmanın yanı sıra, tarihsel olaylara farklı bir çerçeveden bakılmasının bu filmler sayesinde olanaklı hâle geldiğini ifade ediyor.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Tallinn'de Mats Traat'ın evine anı plaketi yerleştirildi
Estonyalı yazar Mats Traat'ın Tallinn'deki evinin duvarına anı plaketi törenle açıldı; plaket Yaz Edebiyat Sokağı Festivali'nin ön etkinlikleri kapsamında tanıtıldı.

Tallinn'de David Bowie fotoğraf sergisi açılıyor
Japon fotoğrafçı Masayoshi Sukita'nın David Bowie fotoğraflarından oluşan sergi, 9 Ekim'den itibaren Tallinn'deki Poco Sanat Müzesi'nde görülebilecek.

Ulusal Kütüphane 3,4 milyon esyayı taşımayı bitirdi
Estonya Ulusal Kütüphanesi, Tõnismäe binasındaki depolarına 3,4 milyon kitap, nota ve sanat eserini geri taşıma sürecini tamamladı; kütüphane 28 Mayıs 2027'de yeniden açılacak.

August Sai altı yıl aradan sonra Tütar Galerisi'nde sergi açtı
Estonyalı ressam August Sai, altı yıllık aranın ardından Tütar Galerisi'nde "Värvinahas" adlı kişisel sergisini açtı; sergide yağlı deri tekniğiyle yapılmış resimler yer alıyor.