Estonya: NATO'nun doğu kanadında asıl sorun konvansiyonel güç eksikliği
Estonyalı güvenlik uzmanları, İngiltere'nin nükleer şemsiye açıklamasının siyasi bir sinyal olduğunu, doğu kanadın asıl sorununun ise konvansiyonel kuvvet eksikliği olduğunu belirtiyor.

İngiltere, nükleer caydırıcılığını Estonya ve Ortak Seferi Kuvvetler'e (JEF) üye diğer ülkelere yaymaya hazır olduğunu açıkladı. Estonyalı uzmanlar ise bu adımın bölgeye nükleer silah konuşlandırılması ya da tamamen yeni bir savunma sistemi kurulması anlamına gelmediğini, daha çok Rusya'ya yönelik siyasi bir mesaj olduğunu vurguluyor.
JEF, İngiltere liderliğinde on kuzey Avrupa ülkesinin oluşturduğu bir askeri koalisyon. Yapı, üyelerin NATO'nun daha ağır işleyen prosedürlerini beklemeden kriz anında hızlı hareket etmesini sağlamak amacıyla esnek bir format olarak kuruldu.
Uzmanlar, nükleer caydırıcılığın zaten NATO ülkelerini kapsadığına dikkat çekiyor. Moskova daha önce Batı ittifakını, NATO'nun Kaliningrad bölgesine yönelik bir girişimde bulunması halinde nükleer silaha başvurabileceği konusunda uyarmıştı.
Pevkur: Açıklama öncelikle Rusya'ya yönelik bir sinyal
Estonya eski Savunma Bakanı Hannо Pevkur, İngiltere'nin açıklamasının öncelikle potansiyel bir düşmana verilen siyasi mesaj olarak okunması gerektiğini söylüyor.
"Elbette bu her şeyden önce Rusya'ya müttefiklerimizin yanımızda olduğu yönünde bir sinyaldi, bu konuda bir soru işareti yok" dedi Pevkur. İngiltere'nin kendi ulusal stratejik nükleer kuvvetlerinin kullanımına ilişkin karar alma imkânını elinde tuttuğu belirtiliyor. İngiliz nükleer arsenalini ağırlıklı olarak atom denizaltılarından atılan balistik füzeler oluşturuyor. Bu nedenle NATO'nun beşinci madde kapsamında resmi bir karar almamış olması, Londra'nın kendi nükleer kapasitesini tek başına kullanma imkânından yoksun olduğu anlamına gelmiyor.
Emekli Tümgeneral Neeme Väli ise konvansiyonel ve nükleer caydırıcılık arasındaki farka dikkat çekiyor. "Konvansiyonel silahlardan söz ediyorsak, bunun mantıklı, anlaşılır ve yeterince net çizilmiş olması gerekir. Nükleer caydırıcılıkta durum farklı. Burada bilinçli olarak 'kırmızı çizgiler' çizmekten kaçınılır. Çünkü bu çizgiler kesin olarak belirlenirse düşman, karşı tepkiyi tetiklemeden ne kadar ileri gidebileceğini çok iyi anlar" dedi.
Uzmanlar, ne İngiliz açıklamalarının ne de Fransız girişimlerinin ittifakın doğu kanadının asıl askeri sorununu tek başına çözdüğünü vurguluyor: konvansiyonel silahlı kuvvetlerin yetersizliği.
Güvenlik uzmanı Meelis Oidsalu, kara kuvvetlerinin finansmanının deniz kuvvetlerinde olduğu gibi oldukça zayıf düzeyde kaldığını belirtiyor. İnsansız savaş alanında belirli adımlar atıldığını, ancak burada da olabileceğinden daha azının yapıldığını ekliyor. Oidsalu, bu nedenle İngiltere'nin gelecekte bölgesel askeri liderlik rolünü ne ölçüde gerçekten üstlenebileceğinin eleştirel biçimde sorgulanması gerektiğini söylüyor.
Bu haber ERR Rusça kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Ukrayna'da savunma bütçesi açığı 23 milyar avroya ulaştı
Ukrayna'nın savunma bütçesindeki açık 27 milyar dolara yükseldi. Uzmanlar açığın eski Savunma Bakanı döneminde yanlış planlamadan kaynaklandığını belirtiyor.

İsveç Hava Kuvvetleri yeni konseptini açıkladı: Rusya'ya karşı taarruz
İsveç, Rusya'dan bir saldırı gelmesi halinde artık yalnızca savunmayla yetinmeyecek. Yeni konsepte göre JAS 39 Gripen uçakları 500 kilometre menzillli seyir füzeleriyle Rusya içlerini vurabilecek.

ABD-Rusya görüşmelerinde Lukoil anlaşması da masada
New York Times'a göre Washington ile Moskova arasındaki Ukrayna müzakerelerinde, Lukoil'in yurt dışı varlıklarını kapsayan milyarlarca dolarlık bir petrol anlaşması da ele alınıyor.

İsveç: Rusya saldırırsa derinlere füze atarız
İsveç Hava Kuvvetleri, yeni savaş konsepti kapsamında Rusya'nın saldırısı durumunda yalnızca savunmada kalmayıp Rusya topraklarının derinliklerine de füze saldırısı düzenleyebileceğini açıkladı.