Eston siyasetçi: Cumhurbaşkanının doğrudan seçimi için hiçbir argüman yok
Peeter Espak, cumhurbaşkanının doğrudan seçilmesinin önündeki argümanların geçersiz olduğunu ve halkın seçimi konusundaki korkuların asılsız olduğunu savunuyor.

Estonyalı siyasetçi ve tarihçi Peeter Espak, cumhurbaşkanının doğrudan seçimle belirlenmesine karşı çıkan argümanların geçersiz olduğunu savunuyor. Espak'a göre, halkın doğrudan cumhurbaşkanı seçmesinin popülist veya eğlence amaçlı kişilerin iş başına gelmesine yol açacağı yönündeki yaygın iddia, siyasi partilerin kendi kapasitelerine olan güvensizliğini gösteriyor.
Parlamenter sistem tartışması
Espak, Estonya'nın parlamenter bir ülke olduğu ve bu nedenle cumhurbaşkanının parlamentoda seçilmesi gerektiği argümanının geçerli olmadığını belirtiyor. Dünyadaki demokratik ülkelerin çoğunun melez sistemlere sahip olduğunu vurgulayan Espak, Avrupa Birliği ülkelerinden örnekler veriyor. Avusturya, Bulgaristan, Hırvatistan, İrlanda, Slovakya, Finlandiya, Slovenya ve Çekya'da cumhurbaşkanını halk seçerken, Estonya, İtalya, Yunanistan, Letonya, Malta ve Macaristan'da parlamento seçiyor. Almanya'da ise Federal Konvansiyon olarak bilinen genişletilmiş bir seçim kurulu bu görevi üstleniyor. Litvanya, Polonya, Portekiz, Fransa ve Romanya gibi yarı başkanlık sistemine sahip ülkelerde de cumhurbaşkanını halk seçiyor.
Espak, cumhurbaşkanının doğrudan seçilmesi durumunda yetkilerinin yeniden düzenlenmesi gerektiği iddiasının da gerçeği yansıtmadığını ifade ediyor. İrlanda ve Avusturya'da halkın seçtiği cumhurbaşkanlarının yetkilerinin Estonya'dakinden daha geniş olmadığını belirtiyor. Finlandiya'da ise halkın doğrudan seçimiyle birlikte cumhurbaşkanının yetkileri kısıtlanmıştır.
Anayasanın tarihsel arka planı
Espak, Estonya Anayasası'nın cumhurbaşkanının rolünü belirlerken İkinci Dünya Savaşı'nı kaybeden ülkelerin anayasalarından, özellikle de Almanya'dan esinlenildiğini öne sürüyor. Ancak Estonya'nın işgal altında kalmış bir ülke olarak bu şablonu takip etmek zorunda olmadığını vurguluyor. Anketlere göre Estonya vatandaşlarının dörtte üçü doğrudan seçimi desteklemesine rağmen, siyasi partilerin bu yönde bir değişikliğe yanaşmadığını belirtiyor.
Espak, doğrudan seçime karşı çıkanların genellikle halkın popüler bir ismi seçeceği korkusunu dile getirdiğini, ancak bunun aslında partilerin kendi zayıflıklarını itiraf etmek olduğunu söylüyor. Örnek olarak Ukrayna'da Volodimir Zelenski'nin seçilmesini gösteriyor ve benzer şekilde Estonya'da da bir sanatçının veya sporcunun seçilebileceğini dile getiriyor.
Espak, cumhurbaşkanının mutlaka siyasi bir figür olması gerektiğini, tarafsız bir cumhurbaşkanının var olamayacağını vurguluyor. Eski Yunan'daki 'idiotes' kavramına atıfta bulunarak, siyasi görüşü olmayan bir cumhurbaşkanının toplumu birleştiremeyeceğini belirtiyor. Ona göre, Estonya'nın ihtiyacı olan şey, halkın desteğine sahip, aktif ve cesur bir cumhurbaşkanıdır.
Bu haber ERR Uudised (Estonca) kaynağındaki bilgiler derlenerek Estonya Haber tarafından Türkçe hazırlanmıştır.
İlgili Haberler

Raimond Kaljulaid siyasetten ayrıldığını açıkladı
Riigikogu Ulusal Savunma Komisyonu üyesi Raimond Kaljulaid, yeni seçimlerde aday olmayacağını ve özel sektöre döneceğini duyurdu.

Norstat anketi: Keskerakond ve sosyal demokratlar yükselişte
Norstat'ın son anketine göre Keskerakond ve Sosyal Demokratik Parti desteklerini artırırken EKRE ve Reformierakond oy kaybediyor.

Tartu Üniversitesi uzmanı: Yaşlı politikacılar bir sorun değil
Tartu Üniversitesi'nden Alar Kilp, yaşlı politikacıların bir sorun olmadığını belirterek siyaseti trafiğe benzetti: bazıları 90 yaşında araba sürebilir, bazıları süremez.

Polonya'da 2027 seçimleri öncesi anayasa mahkemesi krizi
Polonya'da Başbakan Tusk hükümeti ile Cumhurbaşkanı Nawrocki arasında anayasa mahkemesi kontrolü üzerinden çıkan güç mücadelesi, 2027 parlamento seçimlerini etkileyebilir.